Özgür Özel: Kılıçdaroğlu ve etrafındaki bir avuç muhterisin bu kadar kötü olabileceğini bilsem siyasete girmezdim

Okuma Süresi 3 dkYayınlanma Pazartesi, Ağustos 3 2026
Paylaş
X Post
Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, parti içindeki ayrışmalara rağmen Kemal Kılıçdaroğlu'nun mahkemenin mutlak butlan kararıyla CHP Genel Başkanlığı görevine dönmesini öngöremediğini söyledi.
Özgür Özel: Kılıçdaroğlu ve etrafındaki bir avuç muhterisin bu kadar kötü olabileceğini bilsem siyasete girmezdim

Özel, "Ama yine de şunu söyleyeyim; uzun yıllar görev yaptık ama işin bu yüzünü görebilmiş değildim. Hem kendisinin hem de etrafındaki o bir avuç muhterisin bu hâle gelebileceğini, bu kadarını göze alabileceğini, bu kadar kötü olabileceklerini... Bir şey söyleyeyim mi? Ben bu kadar kötüsüyle karşılaşabileceğimi bilsem siyasete girmezdim" ifadelerini kullandı.

Mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı görevi iptal edilen ve 91 milletvekiliyle CHP'den ayrılarak kurulan Yeni Parti'nin Genel Başkanı olan Özgür Özel, gazeteci Fatih Altaylı'nın sorularını yanıtladı.

Altaylı'nın, uzun yıllar Kemal Kılıçdaroğlu ile partide birlikte çalışmasına değinerek, "Hiç hissetmediniz mi?" diye sorması üzerine Özel şu yanıtı verdi:

"Benim kurultayda da ayrıştığımızda da söylediğim mesele, partinin seçilmişler tarafından yönetilmesi lazımdı. Ben partinin gruptan seçilmiş grup başkanvekiliydim. Ama bu parti, özellikle kritik dönemlerde hep danışmanlarla, dışarıda oluşturulan heyetlerle yönetildi. Biz de buna hep itiraz ettik. Kritik kararlarda ayrışmamızın sebebi buydu.

"İşin bu yüzünü görebilmiş değildim"

Ama yine de şunu söyleyeyim; uzun yıllar görev yaptık ama işin bu yüzünü görebilmiş değildim. Hem kendisinin hem de etrafındaki o bir avuç muhterisin bu hâle gelebileceğini, bu kadarını göze alabileceğini, bu kadar kötü olabileceklerini... Bir şey söyleyeyim mi? Ben bu kadar kötüsüyle karşılaşabileceğimi bilsem siyasete girmezdim.

"İyi ki de şimdi bir seçeneğiz"

Bugün bana ihtiyaç var. Bugün bulunduğum pozisyondan pişman değilim, görevimin, vazifemin farkındayım. Ama adı siyasetse bunun; buralarda var olmuş olmak, zaman geçirmiş olmak olacak iş değil. Sonu buraya varacaktıysa hiç olmasaydı daha iyiydi. Ama bir yandan da iyi ki girip görmüşüz, iyi ki de itiraz etmişiz, iyi ki de şimdi bir seçeneğiz diyorum.

"En azından karpuzu kurtardık"

Ben karpuz ve sapı dedim. İyi ki bu kötülük karpuzun sapı kadar. Ya daha büyük olsaydı? En azından karpuzu kurtardık. Düşürüp kırmazsak, menzile varırsak çok iyi."