Rus ekonomisinde iki kara delik!: Batının yaptırımları ve hedef olan enerji noktaları

⏱ Okuma Süresi 11 dk•Yayınlanma Pazartesi, Ekim 12 2026
Paylaş
X Post
Rus ekonomisinde iki kara delik!: Batının yaptırımları ve hedef olan enerji noktaları

Rusya ekonomisi, beşinci yılında olan Ukrayna savaşı ortamında tamamen askerî-endüstriyel güdümlü modele, yani savaş ekonomisine dönüştü. Batı'nın sert ambargoları ve Ukrayna'nın petrol rafinerilerine yönelik saldırılarına rağmen ekonomi sarsılsa da çökmedi. Ancak kronik aşırı ısınma ve büyüme sınırına dayandığı sık sık uzmanlar tarafından dile getiriliyor. Savaşın ilk yıllarındaki devlet destekli fonlamalarla kısmi büyüme olsa bile daha sonra, ekonomi daralma sürecine girdi. Rusya Merkez Bankası ve Ekonomi Bakanlığı, 2026 yılı büyüme beklentilerini %0 ile %1 aralığına kadar düşürmüş durumda. Artan askeri harcamalar nedeniyle kamu açığı 2026'nın ilk çeyreğinde 60 milyar dolara ulaşarak yıl sonu hedeflerini aştı. Bunun da etkisiyle, yüksek faiz oranlarına rağmen enflasyon baskısı devam etti. 


Yayınlanan ekonomi verilerine göre Rusya'nın temel sorunu para bulmaktan öte iş gücü, teknoloji ve üretim kapasitesi sınırlarına dayanmış olması. Sadece başkent Moskova’nın iş gücü açığı 500 bin kişi olarak açıklandı. Enflasyon, Merkez Bankası'nın %4'lük hedefinin oldukça üzerinde seyretti ve Federal İstatistik Servisi (Rosstat) verilerine göre yıllık enflasyon son aylarda %6,3 ile %7,1 bandına tırmandı. Eylül ayındaki Duma seçimlerinin hemen ardından ülke genelinde yapılan %9,9'luk konut, elektrik ve gaz zamları, enflasyonist baskıyı daha da körükledi. 


Rusya Merkez Bankası Başkanı, geçmiş dönemdeki %21'lik rekor seviyelerden sonra politika faizini aşamalı olarak %14 seviyesine kadar çekti. Bunun yanında Merkez Bankası, akaryakıt tesislerine yönelik dron saldırılarının arzı düşürmesi ve bütçe harcamalarının sürmesi nedeniyle faiz indirim döngüsünün yavaşlayabileceğini ve gerekirse yeniden artışa gidilebileceğini de dillendirdi. Merkez Bankası ve Çalışma Bakanlığı sürekli, seferberlik, askere alımlar ve yurt dışına çıkan kalifiye iş gücü nedeniyle ülkede ciddi bir istihdam açığı olduğunu verilere yansıtıyor. Bu nedenlerle işsizlik oranı %2,1 ile tarihinin en düşük seviyelerinde düştü. Fabrikalar üretim yapabilmek için işçi bulamaz hâle geldi. Bu durum, üretim artırılamadığı için harcanan her ekstra paranın doğrudan enflasyona dönüşmesine yol açıyor.


Hükümetin sunduğu bütçede açık büyük

Rusya Hükümeti, 2027 yılı ile 2028-2029 planlama dönemine ilişkin federal bütçe tasarısını Devlet Duması'na sundu. Tasarı, Başbakan Mihail Mişustin tarafından imzalandı. Bütçenin temelini, sosyo-ekonomik gelişme tahmininin baz senaryosu oluşturuyor. Bütçe politikası; sosyal yükümlülüklerin yerine getirilmesi, savunma ve güvenlik harcamaları, askeri operasyon katılımcıları ile ailelerine destek ve teknolojinin geliştirilmesine odaklanıyor. Üç yıl için bütçe rakamlarına göre açığının her yıl GSYH'nin yaklaşık yüzde 2'si düzeyinde kalması bekleniyor:


2027 yılında giderlerin 48,8 trilyon ruble, gelirlerin ise 43,3 trilyon ruble;

2028'de giderler 50,9 trilyon, gelirler 45,8 trilyon ruble; 

2029'da ise giderler 53,9 trilyon, gelirler 48,6 trilyon ruble olarak planlanıyor.


Bütçe tasarısı ayrıca bölgelerin bütçe kredilerinden kaynaklanan borçlarının ödeme sürelerinin 2030 yılı sonrasına ertelenmesini içeriyor. Hükümet, bu düzenlemenin bölgelerin yaklaşık 300 milyar ruble tutarında kaynağı ekonomi ve sosyal alanın geliştirilmesine yönlendirmesine imkân tanıyacağını değerlendiriyor. Alınan vergi tedbirlerine rağmen bütçenin her üç yıl için açık verdiği gözüküyor. Bu durum, öngörülen giderlerin gelirleri aşacağını ve vergi matrahının genişletilmesinin aradaki farkı tamamen kapatmadığını gösteriyor.


Ekonomiye ağır iki darbe: Ukrayna’nın enerji noktalarını vurması ve yaptırımlar

Ukrayna’nın Rusya içlerindeki enerji noktalarına ve petrol rafinerilerine düzenlediği yoğun dron saldırıları, Rusya ekonomisinin "can damarı" olarak görülen enerji pazarında ciddi bir iç krize sebep oldu. Ülkeyi çift taraflı bir ekonomik baskı altına soktu. Rus yetkililer hasarı resmi olarak tam açıklamasalar da Devlet Başkanı Vladimir Putin, bu saldırıların Rusya’ya, GSYİH’sinin yaklaşık %1’ine mal olduğunu belirtti. Bu bile rakamsal olarak büyük olduğunu gösteriyor. Yapılan uzun menzilli operasyonlar sonucunda Rusya'nın toplam petrol rafineri kapasitesinin %30 oranında geçici (ve belki kalıcı) olarak devre dışı kalmış durumda. Sürekli tekrarlanan saldırılar nedeniyle Rusya'nın ham petrol işleme hacmi günlük 3,6 - 3,8 milyon varile kadar gerileyerek son 20 yılı aşkın sürenin en düşük seviyesini gördü. Başkent Moskova Rafinerisi, ülkenin en büyüğü olan Sibirya'daki Omsk Rafinerisi, Perm, Ryazan ve Yaroslavl şehirlerindeki gibi dev tesisler peş peşe isabet alarak üretimi durdurmak veya ciddi kesintilere gitmek zorunda kaldılar. 


Rusya'nın benzin ve dizel üretimi, geçen yılın aynı dönemlerine kıyasla yaklaşık üçte bir oranında (%30 civarı) düşüş gösterdi. Bu durum iç tüketimin, bütün üretimi aşması riskini doğurdu. Dünyanın en büyük petrol üreticilerinden biri olan Rusya, iç pazarını koruyabilmek ve ordunun yakıt tedarikini güvenceye almak adına benzin ve dizel ihracatına yönelik katı kısıtlamalar ve yasaklar getirmek zorunda kaldı. İç piyasadaki açığı kapatmak için Rusya, komşuları Belarus ve Kazakistan gibi ülkelerden yakıt tedarik etme arayışına gitti. Taşradaki bazı bölgelerde akaryakıt kuyrukları oluştu ve istasyonlarda satış kotaları uygulandı.


Şubat 2022'den bu yana yüzlerce kuruma ve binlerce özel kişiye yaptırım hayata geçirilmiş, Rusya Merkez Bankası'na ait yaklaşık 350 milyar dolarlık döviz rezervi dondurulmuştur. Ruble, süreçte sert dalgalanmalar ve değer kayıpları yaşamıştır. Yüzlerce uluslararası Batılı şirket ülkeden çekilmiş, teknoloji, otomotiv ve elektronik ekipman tedarikinde sıkıntılar yaşanmış, temel ürünlerin fiyatlarında artış görülmüştür. Rusya, ham petrol ve doğal gaz ihracatını Avrupa'dan Çin ve Hindistan gibi ülkelere kaydırarak ekonomik gelir sağlamaya devam etmiştir. Batı’nın Ukrayna’daki savaş nedeniyle Rusya’ya uyguladığı yaptırımlar, ülke ekonomisinde yapısal dönüşümlere ve dönemsel daralmalara yol açsa da Rusya ekonomisi Çin, Hindistan ve alternatif pazarlara yönelerek ve yüksek faiz/sübvansiyon politikalarıyla tamamen çökmemiştir.


Sadece 2026’nın ilk yedi ayında zarar eden sektör ve iş kollarının sayısı geçen yılki 3’ten 11’e çıktı. Devlet İstatistik Kurumu Rosstat verilerine göre, bu artış, Rus iş dünyası için olumsuz bir tablo ortaya koyuyor. Metalurji, ağaç işleme, otomotiv ile finans ve sigortacılık da zarar eden alanlara katıldı. Yaklaşık 70 bin büyük ve orta ölçekli kuruluşu kapsayan verilere göre şirketlerin yüzde 33,4’ü zarar açıkladı. Toplam net kâr ise yıllık bazda yüzde 16 azalarak 13 trilyon rubleye geriledi. Uzmanlara göre şirketleri en fazla zorlayan unsurlar pahalı krediler, artan maliyetler ve zayıf talep. Yılın ilk yarısında sabit sermaye yatırımları da yüzde 10 geriledi. Sektörler bazında en büyük zarar 269 milyar rubleyle metalurjide kaydedildi. Finans ve sigortacılıkta zarar 247 milyar, kömür madenciliğinde ise 178 milyar ruble oldu.


Sonuç olarak, Rusya ekonomisi, petrol ve gaz gelirlerinin Çin/Hindistan gibi pazarlarla devam etmesi sayesinde ayakta kalıyor. Ancak sivil sektörlerden askerî sektöre kaynak aktarılması, teknolojiye erişim engelleri ve iş gücü kıtlığı, ekonomiyi düşük büyüme, kronik yüksek enflasyon sarmalına (stagflasyona benzer bir yapıya) hapsediyor. 2027 savunma bütçesinin %27 oranında artırılarak 17,1 trilyon rubleye çıkarılması bütçe açığını büyütürken eğitim, sağlık ve sosyal harcamaların kısılmasına neden oluyor. Savaşın başında GSYH'nin %6,5'ine denk gelen Rusya Ulusal Servet Fonu'nun likit varlıkları, bütçe açıklarını kapatmak için harcandığından %1,8 seviyelerine kadar geriledi. Batı yaptırımları Rusya'nın petrol satmasını zorlaştırırken, Ukrayna'nın fiziki saldırıları Rusya'nın bu petrolü ülke içinde işlemesini ve dağıtmasını vurarak iç pazar dengelerini sarstı ve Rus savaş ekonomisini derinden yaraladı. Artan lojistik maliyetleri tüketici ürünlerine zam olarak yansımakta, bu da zaten yüksek faiz oranlarıyla boğuşan Rusya Merkez Bankası'nın enflasyonu dizginleme çabalarını zorlaştırmaktadır.