Safvet Senih - İki yalnız adam
⏱ Okuma Süresi 3 dk•Yayınlanma Perşembe, Ağustos 22 2024
Paylaş
X Post
Samanyoluhaber.com yazarlarından Safvet Senih bugünkü köşesinde 'İki Yalnız Adam' yazısını kaleme aldı.
Sadettin Başer Ağabeyin hatıralarına devam ediyoruz. Pekin Havaalanına inmiştik. Çinli polis taksi şoförüne bilgi verip bizi ona emanet ettikten sonra, artık Çinli polisten de ayrılmıştık. Yeni bir yalnızlık daha yaşayacaktık. Artık şimdi iki garip adam, hiç bilmediğimiz bir ülkede yapayalnız kalakaldık, yanımızda ne Çin’i polis ne de Hamdi Bey vardı. Böyle durumlarda insanın içine ister istemez bir hüzün çöküyor, bize de öyle oldu. Nihayet bindiğimiz bir arabanın içinde yad yabancı bir ülkede tanımadığımız biriyle sanki bir meçhule doğru yol almaya başladık. Havaalanının şehre uzaklığının yetmiş beş kilometre olduğunu öğrenmiştik. Daha otuzuncu kilometrede şoför bir dağın başında tenha bir yere yolun sağına arabasını çekti, araba arızalandı gitmiyor der gibilerden bir işaret yaparak bizi orada bırakıp gitti. Hay Allah şimdi, bu da ne demek oluyordu. Necati Abiyle lal kesildik biri birimizi teselli etmeye söz bulamıyor, sadece “Allah hakkımızda ne takdir etmişse o olacak” demekle mütevekkil bir hal içinde ormanların arasında kaybolup giden şoförün şimdi acaba yanında kimlerle geleceğini ve sonumuzun ne olacağını düşünmekten kendimizi alamıyor ve merak içinde bekliyorduk. Aradan bir saat kadar zaman geçtikten sonra bizim şoför efendi çıkıp geldi, arabada bir yerleri kurcaladıktan sonra çalıştırarak yolumuza devam etmeye başladık.
Pekin’de bize verilen adresin kapısına vardık, burası üniversitede okuyan, Doğu Türkistan’lı talebelerin kaldığı bir pansiyonmuş. Gece saat iki civarındaydı, kapıdaki nöbet bekleyen Meryem adında bir Uygur kız vardı. Türkçe biliyormuş, kıza Hüseyin Bey’e, “Hamdi Bey’in arkadaşları geldiler sizinle görüşmek istiyorlar” diye haber vermesini söyledim. Hüseyin Bey zaten bizim geleceğimizi bildiği için kapıya haber bırakmış. Kız telefonla adamı aradı ve ahizeyi bana uzattı. Hüseyin Bey, Osman adındaki şoförünü göndereceğini bizim için gündüzden otelde
Pekin’de bize verilen adresin kapısına vardık, burası üniversitede okuyan, Doğu Türkistan’lı talebelerin kaldığı bir pansiyonmuş. Gece saat iki civarındaydı, kapıdaki nöbet bekleyen Meryem adında bir Uygur kız vardı. Türkçe biliyormuş, kıza Hüseyin Bey’e, “Hamdi Bey’in arkadaşları geldiler sizinle görüşmek istiyorlar” diye haber vermesini söyledim. Hüseyin Bey zaten bizim geleceğimizi bildiği için kapıya haber bırakmış. Kız telefonla adamı aradı ve ahizeyi bana uzattı. Hüseyin Bey, Osman adındaki şoförünü göndereceğini bizim için gündüzden otelde
Bu haberler de ilginizi çekebilir
En Çok Okunanlar
1.Yok böyle son: İranlıların sevinçleri kursağında kaldı2.Trafikte böyle hız cezası görülmedi: Yolcu uçağından bile hızlı çıktı3.Belediye kaçak yapıya göz yummuş, yangın raporu alamamasına rağmen ruhsat vermiş4.Siyaset gündemine bomba gibi düşen iddia: CHP'den 86 vekil ile 74 il başkanı bize katılacak5.Afgan göçmenlerden Türkiye iddiası: Sınırda darp edildik, donarak ölenler oldu
6.Beyoğlu’nun göbeğine çivili bilyeli bomba bırakıp kaçtılar7.FBI, BMS Çelik yöneticisini gözaltına aldı8.İngiltere’de başbakan öğüten düzen: 10 yılda 6 lideri koltuğundan eden krizin perde arkası9.Güneş çarpması ile sıcak çarpması arasındaki fark nedir?10.Almanya'da klima neden hâlâ lüks olarak görülüyor?

ERTUĞRUL İNCEKUL

PROF. DR. OSMAN ŞAHİN

CUMA KARAMAN

ABDULLAH AYMAZ

NUMAN YILMAZ YİĞİT
ÇOK OKUNAN HABERLER

Yok böyle son: İranlıların sevinçleri kursağında k...

Trafikte böyle hız cezası görülmedi: Yolcu uçağınd...

Belediye kaçak yapıya göz yummuş, yangın raporu al...

Siyaset gündemine bomba gibi düşen iddia: CHP'den ...

Afgan göçmenlerden Türkiye iddiası: Sınırda darp e...



