Silivri duruşmalarından cezaevi manzaraları: Biri elimde öldü, yaşlılara biz duş aldırıyoruz, eşyalarımız çöp poşetinde, dolandırıcılar ailelerimizin peşinde

Okuma Süresi 2 dkYayınlanma Salı, Nisan 14 2026
Paylaş
X Post
Gazeteci Candan Yıldız, Silivri (Marmara) Cezaevi’ndeki güncel duruma ve mahpusların yaşadığı hak ihlallerine dair çarpıcı bir yazı kaleme aldı. Yazı, sadece hukuki süreçleri değil, cezaevindeki insani koşulları ve mahpusların günlük yaşamda karşılaştıkları zorlukları mercek altına alıyor.
Silivri duruşmalarından cezaevi manzaraları: Biri elimde öldü, yaşlılara biz duş aldırıyoruz, eşyalarımız çöp poşetinde, dolandırıcılar ailelerimizin peşinde

İşte öne çıkan başlıklar ve raporda yer alan çarpıcı detaylar:

Cezaevindeki İnsani Koşullar ve Yaşlı Mahpuslar

Yazıda, cezaevindeki fiziksel yetersizliklerin ve sağlık hizmetlerine erişimin zorluğunun mahpuslar üzerindeki etkisi detaylandırılıyor. Özellikle yaşlı ve hasta mahpusların durumu dikkat çekiyor:

Yaşlıların Bakımı: Koğuşlardaki yaşlı mahpusların öz bakım ihtiyaçlarının (duş aldırma, giyinme vb.) diğer mahpuslar tarafından karşılandığı ifade ediliyor.

Sağlık ve İhmal İddiaları: Yazıda, bir mahpusun kollarında vefat ettiğini anlatan tanıklıklar, revir ve hastane sevk süreçlerindeki aksaklıkların hayati risk oluşturduğunu vurguluyor.

Eşya ve Düzen: Mahpusların kişisel eşyalarını dolap eksikliği gibi nedenlerle çöp poşetlerinde saklamak zorunda kaldığı, bu durumun hem hijyen hem de insan onuru açısından sorun yarattığı aktarılıyor.

"Dolandırıcılar Ailelerin Peşinde"

Yazının en dikkat çekici kısımlarından biri de mahpus yakınlarına yönelik dolandırıcılık faaliyetleri. Cezaevindeki kişilerin dosyalarını kapatma veya tahliye sözü veren dolandırıcıların, çaresiz aileleri hedef aldığı belirtiliyor. Bu durumun, mahpus aileleri üzerinde hem ekonomik hem de psikolojik büyük bir baskı oluşturduğu vurgulanıyor.

Hukuki Süreçler ve Silivri Duruşmaları

Candan Yıldız, Silivri’deki duruşma salonlarının atmosferini "adaletin mekanikleştiği" bir yer olarak tanımlıyor. Savunma hakkının kısıtlandığına dair gözlemler ve yargılama sürecindeki usul hataları yazının ana eksenini oluşturuyor.