Yargıtay ne yapmaya çalışıyor? Hidayet Karaca ve polisler hakkında yeni gelişme!

Okuma Süresi 3 dkYayınlanma Pazartesi, Nisan 13 2026
Paylaş
X Post
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, ‘Tahşiye’ davasında Samanyolu TV’nin eski Yayın Grubu Başkanı Hidayet Karaca ve bazı eski emniyet müdürleri hakkında verilen mahkûmiyet kararlarını bozdu. Bozma gerekçesi, sanıkların suçsuz bulunması değil; yargılama sırasında savunma hakkının usulüne uygun kullandırılmaması oldu. Oda TV’nin haberine göre kararda, savcıdan esas hakkındaki görüşün usulüne uygun alınmadığı, sanıklara son savunma ve son söz hakkının tam olarak verilmediği belirtildi. Dosya şimdi yeniden yerel mahkemeye dönecek. Bu karar, sanıkların beraat ettiği ya da davanın kapandığı anlamına gelmiyor. Yargıtay, “Yargılama eksik yapıldı, aynı dosya usule uygun biçimde yeniden görülsün.” diyor. Yerel mahkeme yeniden duruşma açacak, savcı esas hakkındaki görüşünü sunacak, sanıklar son savunmalarını yapacak ve ardından yeni bir hüküm kurulacak. Karaca, söz konusu davada 31 yıl hapis cezasına mahkum edilmişti.
Yargıtay ne yapmaya çalışıyor? Hidayet Karaca ve polisler hakkında yeni gelişme!

Tahşiyecilere kumpas kurulduğu iddiasıyla açılan davada verilen mahkûmiyet kararları, Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından bozuldu. Dosyada Samanyolu TV’nin eski Genel Müdürü Hidayet Karaca ile bazı eski emniyet müdürleri hakkında daha önce verilen hükümler vardı. Ancak yüksek mahkeme, yerel mahkemenin yargılamayı ceza usulüne tam uygun biçimde tamamlamadığını tespit etti. Bu nedenle kararın esası değil, veriliş biçimi tartışma konusu oldu.

Bozma kararının merkezinde savunma hakkı var. Yargıtay’a göre yerel mahkeme, 7 Temmuz 2021 tarihli oturumda savcıdan esas hakkında usulüne uygun mütalaa almadan hüküm kurdu. Bununla bağlantılı olarak sanıklar ile avukatlarına esas hakkında savunma yapma imkânı da gerektiği biçimde tanınmadı. Ayrıca sanıklara son sözleri sorulmadan karar verilmesi de bozma gerekçeleri arasında gösterildi.

Yani yüksek mahkeme, “Bu kişiler hakkında verilen hüküm maddi olarak yanlıştır!” demiyor. Söylenen şey şu: Ceza yargılamasında izlenmesi gereken yol eksik bırakıldı. Mahkeme, savcının esas hakkındaki görüşünü almalı, sanıklara buna karşı son savunma hakkı vermeli ve hükümden önce son sözlerini sormalıydı. Bunlar yapılmadan verilen karar hukuken sakat bulundu.

Bu nedenle dosya şimdi yeniden yerel mahkemeye gidecek. Mahkeme yeni duruşma açacak ve eksik bırakıldığı belirtilen usul adımlarını tamamlayacak. Savcı yeniden esas hakkındaki görüşünü sunacak, sanık tarafı buna cevap verecek ve ardından mahkeme yeniden karar kuracak. Yani süreç sıfırdan değil ama kritik aşamaları tekrar edilerek devam edecek. Bu yeni aşamada yerel mahkeme yine benzer bir mahkûmiyet kararı verebilir, farklı bir hüküm kurabilir ya da dosyada başka bir değerlendirme yapabilir. Ardından tarafların yeniden istinaf ve temyiz yollarına başvurma hakkı da doğacak. Kısacası Yargıtay’ın bozma kararı, dosyanın içeriğini silmedi; yalnızca yargılamanın eksik yürütüldüğünü söyleyerek davayı yeniden görülmek üzere geri gönderdi.