Silivri'de Gece Yarısı Duruşma İsyanı: "50 Kişiye Tek Tuvalet, Gece 02.00'de Dönüş"

Okuma Süresi 4 dkYayınlanma Cuma, Ağustos 21 2026
Paylaş
X Post
İBB davasında sanık Arif Gürkan Alpay’ın avukatı Kumkumoğlu, duruşmaların gece yarısına kadar sürmesine itiraz etti. Kumkumoğlu; duruşmanın kesintisizliği ilkesinin, oturumların kişilerin fiziksel dayanıklılığını sınayan bir sürece dönüşmesine gerekçe olamayacağına dikkat çekti.
Silivri'de Gece Yarısı Duruşma İsyanı: "50 Kişiye Tek Tuvalet, Gece 02.00'de Dönüş"

İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam eden İBB davasında, duruşmaların sabah başlayıp gece yarısına kadar sürmesi mahkemeye taşındı.

Sanık Arif Gürkan Alpay’ın avukatı Ahmet Kemal Kumkumoğlu, 20 Ağustos tarihli dilekçesinde duruşma düzenine ilişkin itirazlarının karara bağlanmasını istedi.

Dilekçede, 20 Ağustos saat 00.30 sıralarında sözlü olarak yapılan itirazlar hakkında ara karar kurulmadığı belirtilerek taleplerin ayrı ayrı ve gerekçeli biçimde karara bağlanması talep edildi.

OTURUM 13 SAATİ AŞTI

Dilekçeye göre 18 Ağustos’taki duruşma saat 10.28’de başladı, 23.36’da sona erdi. Böylece oturum aralar dahil 13 saati aştı. 19 Ağustos’taki duruşmanın da gece yarısından sonraya uzadığı belirtildi.

Mahkeme başkanının günde yaklaşık 20 sanığın sorgusunun yapılmasını ve sanık savunmalarının eylül ayı sonuna kadar tamamlanmasını planladığı aktarıldı. Avukat Kumkumoğlu, bu çalışma düzeninin yaklaşık altı hafta boyunca devam edebileceğine dikkat çekti.

SİLİVRİ’DEKİ KOŞULLARA İTİRAZ EDİLDİ

Duruşmalar, Silivri’deki ceza infaz kurumları kampüsünde bulunan 2 bin 295 kişi kapasiteli salonda yapılıyor.

Dilekçede, tutuklu sanıkların bekletildiği bölümde yaklaşık 50 kişiye bir tuvalet düştüğü, sanıkların uzun süre sandalyelerde beklediği ve temel ihtiyaçlara erişimde sorun yaşadığı öne sürüldü.

Avukatlar, gazeteciler ve sanık yakınlarının da duruşmaların geç saatlere uzaması nedeniyle kantin ve kafeteryadan yararlanamadığı, savunma avukatlarına ayrılmış bir baro odasının bulunmadığı belirtildi.

Duruşmaların gece yarısında veya daha sonra sona ermesi halinde katılımcıların İstanbul’daki evlerine saat 02.00 civarında ulaşabildiği, aynı sabah saat 10.00’da yeniden duruşmaya katılmak zorunda kaldıkları ifade edildi.

‘FİZİKSEL DAYANIKLILIK SINAVINA DÖNÜŞEMEZ’

Dilekçede duruşmaların ne zaman biteceğinin önceden bilinmemesi de adil yargılanma hakkı açısından eleştirildi.

Kumkumoğlu, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 190’ıncı maddesinde düzenlenen duruşmanın kesintisizliği ilkesinin, oturumların kişilerin fiziksel dayanıklılığını sınayan bir sürece dönüşmesine gerekçe olamayacağını söyledi.

Gece yarısına kadar devam eden duruşmaların hâkim, savcı, avukat ve sanıkların dosyadaki delilleri sağlıklı biçimde değerlendirme kapasitelerini etkileyebileceği belirtildi.

GECE ALINAN İFADELER İÇİN ‘YORMA YASAĞI’ İTİRAZI

Dilekçede CMK’nin 148’inci maddesinde ifade alma ve sorgu sırasında yasaklanan yöntemlerden biri olan “yorma” hükmüne de dikkat çekildi.

Sabah erken saatlerde cezaevinden çıkarılan, gün boyunca yeterli dinlenme ve yemek olanağı bulamayan bir sanığın gece yarısına doğru savunma yapmasının veya diğer sanık ve tanıklara soru yöneltmesinin kişinin özgür iradesi açısından sorun yaratabileceği savunuldu.