Sır perdesini aralayacak rapor: Damadı başvurdu, Orgeneral Eşref Bitlis dosyası yeniden açıldı

Okuma Süresi 6 dkYayınlanma Pazar, Mayıs 31 2026
Paylaş
X Post
1993 yılında şüpheli bir uçak kazasında hayatını kaybeden Orgeneral Eşref Bitlis dosyası, damadının başvurusu üzerine yeniden açıldı. Dosyada 4 kritik soruya yanıt aranıyor, 'sabotaj' ihtimali üzerine duruluyor. Eşref Bitlis'in ölümü, aynı dönemde suikasta uğrayan aydınlar ve gazetecilerle birlikte Türkiye tarihinin en çok tartışılan faili meçhul olaylarından biri.
Sır perdesini aralayacak rapor: Damadı başvurdu, Orgeneral Eşref Bitlis dosyası yeniden açıldı

Türkiye’nin ‘karanlık’ dönemi olarak adlandırılan 90’lı yılların en önemli şüpheli ölümlerinden biri olan eski Jandarma Genel Komutanı Eşref Bitlis’in öldüğü kazayla ilgili dava yeniden açıldı.

Kısa Dalga yazarı Mehmet Çetingüleç, bugünkü kaleme aldığı yazısında Türk siyasi tarihinin en karanlık dönemlerinden biri olan 1993 yılındaki Orgeneral Eşref Bitlis’in ölümünü inceledi.

Bitlis’in damadı, geçen ay olayın aydınlatılmasını isteyince dosya yeniden açılmıştı. Dönemin yetkilileriyle yaptığı görüşmeleri aktaran Çetingüleç, olayın bir kazadan ziyade planlı bir cinayet ve sabotaj olma ihtimalini güçlendiren detayları paylaştı.

EŞREF BİTLİSN’İN UÇAĞI NASIL DÜŞTÜ?

Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Eşref Bitlis’i Diyarbakır’a götürmek üzere 17 Şubat 1993 günü saat 12.30’da Ankara Güvercinlik Askeri Havaalanı’ndan havalanan uçak, kalkıştan kısa bir süre sonra düştü. Olayda Orgeneral Bitlis’in yanı sıra Binbaşı Yaşar Ertan ve Yüzbaşı Tuğrul Sezginler de şehit oldu.

Dönemin Genelkurmay Başkanı Doğan Güreş, uçağın motorundaki “buzlanma” nedeniyle düştüğünü açıklayarak olayı kaza olarak nitelendirdi. Ancak İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) öğretim üyeleri tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda, uçağın düşüş nedeninin buzlanma olmayabileceği ifade edilerek örtülü bir biçimde “sabotaj” ihtimaline dikkat çekildi.

METEOROLOJİ RAPORU

Gazeteci Mehmet Çetingüleç, kazadan bir gün sonra dönemin Meteoroloji Genel Müdürü Mehmet Örmeci ile yaptığı gizli telefon görüşmesini yazısında ilk kez detaylandırdı. Örmeci’nin aktardığı bilgilere göre, uçağın kalkışından tam 2,5 saat önce (saat 10.00’da) Güvercinlik Üs Komutanlığına 037 seri numaralı resmi meteoroloji raporu iletildi.

Raporda, uçuş saatindeki hava muhalefeti, rüzgar durumu ve buzlanma tehlikesi dahil olmak üzere birçok hayati parametreye dair askeri yetkililer açıkça uyarıldı. Örmeci, o dönem yapılan görüşmede şu ifadeleri kullandı: “Raporumuz ilgililere bildirilmiştir. Zaten öyle bir şey bildirmemiş olsaydık o zaman anamızı ağlatırlardı. Bizim Silahlı Kuvvetlerle olan ilişkimizin yüzde 99’u gizlilik dereceli ilişkilerdir. Ben onların yetkisinde olan bir şeyi size ifşa edemem, kanunen suçlu olurum. Olayın arkasında koskoca bir orgeneralin kaybı söz konusu.”

YANIT BEKLEYEN 4 KRİTİK SORU

Çetingüleç, askeri kurumlar arasındaki gizlilik protokolü nedeniyle kamuoyundan saklanan bu raporun, Eşref Bitlis’in ölümündeki sis perdesini aralayacak en önemli delil olduğunu belirterek şu soruları sıraladı:

Meteoroloji raporunda net bir “buzlanma” uyarısı yapıldıysa, uçak neden bile bile havalandırıldı?

Uçağın bu riskli hava şartlarında kalkış yapmasına kim ya da kimler izin verdi?

Ölümcül riskler içeren bu hava raporu uçuş ekibine ve pilotlara gösterilmedi mi? (Hiçbir pilot kendini ölüme götürecek bir uçuşa çıkmaz.)

Eğer raporda “buzlanma” tehlikesine dair bir ibare yer almıyorsa, uçak neden düştü?

1993 YILININ KARANLIK SİLSİLESİ

Kürt sorununun çözümü için yoğun çaba sarf eden Orgeneral Eşref Bitlis’in hayatını kaybetmesi, Türkiye’nin peş peşe sarsıldığı 1993 yılının halkalarından biriydi. Aynı yıl Cumhurbaşkanı Turgut Özal, Adnan Kahveci ve gazeteci Uğur Mumcu gibi kritik isimlerin de hayatını kaybetmesi, olayın arkasında Türkiye’yi kaosa sürüklemek isteyen dış güçler ile içerideki iş birlikçilerinin sabotaj ihtimalini kuvvetlendiriyor.

Adalet Bakanlığının kararıyla Güvercinlik Üs Komutanlığı kayıtlarında bekleyen bu gizli raporun açığa çıkarılması, ihmal ya da kastı olan faillerin tespiti için tarihi bir fırsat olarak görülüyor.

EŞREF BİTLİS KİMDİR?

Eşref Bitlis 1933 yılında Malatya’da doğdu, 17 Şubat 1993’te Ankara’da öldü. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin 32. Jandarma Genel Komutanı’dır. Türkiye’nin sınır güvenliği, terörle mücadele politikaları ve Kuzey Irak meselelerinde kritik adımlar atmış; 17 Şubat 1993’te uçağının düşmesi sonucu hayatını kaybetmiştir.

Eşref Bitlis, 1952 yılında Kara Harp Okulu’ndan, 1954 yılında Polatlı Topçu Okulu’ndan mezun oldu. 1966’da Kara Harp Akademisi’ni, 1973’te Almanya Harp Akademisi’ni bitirdi. 1990 yılında Orgeneral rütbesine terfi etti. 1990-1993 yılları arasında Jandarma Genel Komutanı olarak görev yaptı.

Eşref Bitlis’le ilgili anlatılan ve ölümünde ‘kuşku’ uyandıran en önemli gelişme; Bitlis’in, ABD’nin Çekiç Güç kuvvetlerinin Kuzey Irak’ta bir Kürt devleti kurulmasına hizmet ettiğini ve bölgede PKK’ya destek sağladığını savunarak buna karşı çıkan stratejiler geliştirmesidir.

Açıklamalarından kısa bir süre sonra, 17 Şubat 1993’te Ankara’dan Diyarbakır’a gitmek üzere kalkan uçağının düşmesiyle maiyetindeki subaylarla birlikte hayatını kaybetti.

Uçağın düşüş nedeni tam olarak aydınlatılamadı ve kamuoyunda bir suikast olarak değerlendirildi. Ölümü, aynı dönemde suikasta uğrayan aydınlar ve gazetecilerle birlikte Türkiye tarihinin en çok tartışılan faili meçhul olaylarından biri oldu.