Soruşturma sonrası açıklama geldi: 'Aksine, beni Cumhurbaşkanı'nı övdüm diye eleştirdiler'

Okuma Süresi 5 dkYayınlanma Pazartesi, Ağustos 3 2026
Paylaş
X Post
"Cumhurbaşkanına hakaret" suçlamasıyla hakkında soruşturma başlatılan gazeteci Ertuğrul Özkök, "Bayreuth Wagner Müzik Festivali'ndeyim. Salı akşamı da zaten biletim var, döneceğim. Programın tamamını izleyenler, aksine beni Cumhurbaşkanı'nı övdüm diye eleştirdi" ifadelerini kullandı.
Soruşturma sonrası açıklama geldi: 'Aksine, beni Cumhurbaşkanı'nı övdüm diye eleştirdiler'

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, gazeteci Ertuğrul Özkök hakkında, katıldığı bir programdaki ifadeleri nedeniyle "Cumhurbaşkanına hakaret" suçlamasıyla soruşturma başlattı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan yapılan yazılı açıklamada, "Cumhuriyet Başsavcılığımızca katılmış olduğu bir programdaki söylemleri nedeniyle Ertuğrul Özkök hakkında Cumhurbaşkanı’na hakaret suçundan re’sen soruşturma başlatılmıştır" denildi.

"SALI AKŞAMI ZATEN BİLETİM VAR, DÖNECEĞİM"

Soruşturma kararının ardından gazeteci Bahar Feyzan'a konuşan Ertuğrul Özkök, "10 yıldır gittiğim Bayreuth Wagner Müzik Festivali'ndeyim. Hatta pazartesi çıkacak yazım da bu konu üzerine. Çok önemli bir festival, 150'nci yılı. Salı akşamı da zaten biletim var, döneceğim" dedi.

"AKSİNE BENİ CUMHURBAŞKANI'NI ÖVDÜM DİYE ELEŞTİRDİLER"

"Memleketimden başka nereye gideceğim" diyen Özkök, "Ayrıca programın tamamını izleyenler, aksine beni Cumhurbaşkanı'nı övdüm diye eleştirdi" ifadelerini kullandı.

Saray, Ertuğrul Özkök için hükmünü açıkladı: “Elitist faşist”

Erdoğan’ın İspanyol diktatör Franco ile kıyaslanmasına bir tepki de Saray’dan geldi. Erdoğan'ın hukuk danışmanlarından Mehmet Uçum, gazeteci Ertuğrul Özkök’e sert ifadelerle yüklendi.

‘ELİTİST FAŞİSTLER SÖZ SÖYLEYEMEZ’

Mehmet Uçum’un sosyal medya hesabında yaptığı paylaşım şöyle:

Nerede olursa olsun elitist faşistler demokrat olamaz. Dertleri demokrasiyi savunmak değil kendilerine avantajlı pozisyon sağlamak için demokrasiyi kullanmaktır.

Türkiye’de bu elitist faşistlerin, iktidar nezdinde yerlerinin olduğu ve kendilerini üstün konumda gördükleri dönemde demokrasi umurlarında değildi. Demokrasiyi savunmak akıllarına gelmezdi. Hatta “Çobanla benim oyum eşit olur mu” diyen görgüsüz magazin figürlerinin, “Oy hakkı eğitime göre sınıflandırılsın ve cumhurbaşkanını yüksek okul mezunları seçsin” diyen zihniyet faşistlerinin beyanlarını baş tacı yaparlar, manşetten verirlerdi. Başörtüsü özgürlüğü konusunda Meclis iradesinin tecelli etmesini kaos diye görürlerdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’a geçmişte şiir okuduğu için verilen haksız bir cezaya bağlı siyaset yasağını “muhtar bile olamaz” diye sevinçle karşılayan demokrasi ve özgürlük düşmanı bir zihniyetten söz ediyoruz.

Bu elitist faşistler aynı zamanda batıcılıkla zihinleri asimle edilmiş, batı fetişisti hatta zihnen batıcılığın kölesi olan tiplerdir. Dolayısıyla batının örtük ama giderek açığa çıkan polis devletlerini demokrasi diye yere göğe sığdıramazlar. Gösteriş düşkünü oldukları için batıdaki parıltılı demokrasi makyajlarına hayran olurlar. Dökülmeye başlamış o makyajın altındaki çirkinliği (İslam ve yabancı düşmanlığını, ırkçılığı, sosyal devletin yok olmaya gittiğini, geleneksel aileyi ve insan doğasını tehdit eden saldırıları…) görmezler, görmezden gelirler.

Şimdi bunlardan biri İspanya diktatörü Franko’nun döneminin sona ermesinden bahisle Cumhurbaşkanı Erdoğan için mesaj vermeye kalkıyor.

Her konuda yavan bilgi çöpüyle, taklite dayalı batıcı şekilcilikle kendilerini güya entellektüel zanneden bu tipler Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinin özelliklerini, demokratlığını ve hukuka bağlığını asla anlayabilecek bir çapa sahip değildir.

Bunlar yabancı eğlence platformlarındaki ideolojik manipülasyona dayanan kimi siyasi dizileri ve filmleri en büyük siyasi öğreti (!) ve devlet tecrübesi (!) olarak gören sığ tiplerdir. Bu seviyesizliğin Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik anlamlı bir değerlendirme yapması mümkün değildir. Nefretlerini, üstünü örtmeye çalışarak ifade etmekten başka bir beceriye sahip olmadıkları bellidir. Bayağılıkları ortadadır.

Halkımız Cumhurbaşkanı Erdoğan’a nasıl kıymet verilmesi gerektiğini çeyrek asırdır gösteriyor.

Gözüken o ki Anayasal bir imkan olan üçüncü kez yani son kez cumhurbaşkanlığı adaylığının yolu TBMM’nin seçimlerin yenilenmesi kararıyla açılacaktır. Eminim ki Cumhurbaşkanımız Erdoğan 2028 Nisan ayında (muhtemelen 16 Nisan’da) yapılacağı tahmin edilen genel seçimlerde bir kez daha Cumhurbaşkanı seçilecektir.

Halkın iradesinin ne olduğunun ve demokrasinin işleyişindeki rolünün farkında olmayanların demokrasi konusunda söyledikleri sözün bir kıymeti olmaz. Halkımız, zamanında ancak kısa süre öne alınmış bir tarihte yapılacak önümüzdeki genel seçimlerde bir kez daha elitist faşistlere haddini bildirecek ve dersini verecektir.