Türkiye'de sosyal medyaya yaş sınırı geliyor!
⏱ Okuma Süresi 8 dk•Yayınlanma Çarşamba, Aralık 3 2025
Paylaş
X Post
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, belli bir yaşında altındaki kullanıcıların sosyal medyaya girememesi için hazırlıklarının olduğunu ifade etti.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, 15 yaşındaki çocukların sosyal medya kullanımına sınırlama getirmeyi düşündüklerini ifade etti.
"HER GÜN MİLYONLARCA ÇOCUK DİJİTAL MECRALARIN İÇİNDE KAYBOLUYOR"
Komisyona, 'Dijital Ortamda Çocukların Korunması' konulu sunum yapan Bakan Göktaş, "Sosyal medya platformlarının temsilcileri, akademisyenler, sivil toplum kuruluşları ve ilgili kamu kurumlarıyla yaptığınız görüşmeleri, dijital dünyayı tüm yönleriyle ele almak açısından çok kıymetli buluyoruz. Siber zorbalık, dijital bağımlılık, mahremiyet, veri güvenliği ve yapay zeka gibi başlıklarda ortaya konulan tespitler; aile, eğitim ve sosyal hayat açısından stratejik bir öneme sahip. Bakanlık olarak, ortaya konulan tespitleri ve önerileri, çalışmalarımıza yön verecek önemli bir zemin olarak görüyoruz" diye konuştu.
Dijital mecraların hayatın akışını şekillendiren yeni bir yaşam alanı olduğunu söyleyen Bakan Göktaş, "Her gün milyonlarca çocuk, kontrolsüz bir biçimde dijital mecraların içinde kayboluyor ve gittikçe dijital birer bağımlı haline geliyor. Çocuklar bir zaman sonra tehlikeleri göz ardı ediyor ve kişisel sınırlarını hiçe sayıyor" dedi.
"Dijital mecrada çocuklarımız güvenlik problemleri yaşıyor. Araştırmalar, internete erişimi olan her 10 çocuktan 6’sının her gün tanımadığı kişilerle iletişim kurduğunu gösteriyor. Akran zannettikleri ve tanımadıkları bu kişiler, yetişkinler olabiliyor veya farklı amaçlar taşıyabiliyor. Dolayısıyla çocuklar farkında olmadan ciddi risk altında kalabiliyor" diyen Göktaş konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Öte yandan çocukların paylaştıkları kişisel bilgiler, fotoğraf ve videolar toplanıp işlenebiliyor. Bu durum, yaşlarına uygun olmayan içeriklere maruz kalma ve diğer potansiyel istismar risklerini artırıyor."
Macron: Çocukları sosyal medyadan korumalıyızMacron: Çocukları sosyal medyadan korumalıyız
Bakan Göktaş, çocukların dijital mecralar nedeniyle kaygı, depresyon, özdeğer eksikliği yaşadığını kaydederek, "Dünya Sağlık Örgütü'ne göre, sosyal medya kullanımı ergenlerde depresyon riskini yüzde 35 artırıyor. UNICEF'e göre, 14-17 yaş arası gençlerin yüzde 46'sı sosyal medya paylaşımları yüzünden kendini yetersiz hissediyor. Yani 30 çocuğun 13’ü, aynaya bakarken kendini eksik hissediyor. Sosyal medyada filtrelenmiş bedenler, 'Mükemmel hayat' kurguları ve algoritmaların sürekli sosyal karşılaştırmayı tetiklemesi, çocuğun gerçek benlik algısını zayıflatıyor. 12 yaşındaki bir çocuk, sosyal medyada gördüğü filtrelenmiş bedenleri gerçek sanıyor. Türkiye’de yapılan saha araştırmalarında ergenlerin yüzde 60’ından fazlası, ‘Sosyal medyada başkalarının hayatıyla kendimi karşılaştırıyorum’ diyor. Dijital beden normları, çocukların kendi bedenleriyle kurduğu ilişkiyi kırılgan hale getiriyor, ‘Ben neyim, kimim?’ sorusu, ‘Nasıl görünmeliyim?’ sorusuna dönüşüyor. Sosyal medyada günde 3 saati aşan gençlerin yüzde 28’i estetik yaptırmayı düşünüyor" ifadelerini kullandı.
UNICEF'e göre her 3 çocuktan birinin siber zorbalığa maruz kaldığını ve zorbalığın okul bahçelerinin yanı sıra teknolojik cihazlar nedeniyle evlerde de yaşandığını vurgulayan Bakan Göktaş, "Dijital platformların sağladığı anonimlik, saldırgan davranışı artırırken; çocuğun savunmasızlığını derinleştiriyor" diyerek şu değerlendirmeyi yaptı:
"Algoritmalar, şiddet ve taciz içeren içeriklere maruz kalmayı kullanım alışkanlıklarına dayanarak artırabiliyor; bu da dijital güvenlik risklerini büyütüyor. Avrupa Komisyonu’na göre, 13-15 yaş arası çocukların yüzde 43’ü internette müstehcen içeriklerle karşılaşıyor. Bu da çocukların gerçeklikten uzaklaşmasına yol açıyor. Ayrıca çocukları olumsuz içeriklerle karşı karşıya bırakıyor. Diğer taraftan çocukların dikkat süresi, dürtüsellik ve öğrenme becerisi de etkileniyor. Bugün çocukların dikkatini darmadağın eden sosyal medya, dürtüselliği artırıp sabırlarını azaltıyor. Bilimsel veriler çok açık. Çocukların ortalama dikkat süresi, son 10 yılda en az yüzde 30 oranında azaldı. Artık bir çocuğun konuya odaklanma süresi 8 saniyeyi geçmiyor."
Çocukları dijital ortamlardaki risklerden koruyabilmek için bazı ülkelerin yasal düzenlemeler hayata geçirdiğini ifade eden Bakan Göktaş, şunları kaydetti:
"Yürüttüğümüz çalışmalar neticesinde, dijital medya ve oyun platformlarına dair yasal bir düzenlemenin yapılmasının elzem olduğunu gördük. Yasal düzenleme ile yasaklayıcı değil, alanı düzenleyici ve denetleyici bir rol üstlenmek gerekiyor. Bu düzenlemeyle sosyal ağ sağlayıcılarına 15 yaşından küçük çocuklara kesin olarak hizmet sunmama ve hesap açmama yükümlülüğü getirilmesini öneriyoruz. Bunu yerine getirirken, 'Sadece beyana dayalı olmayan' yaş doğrulama mekanizmalarını kullanma yükümlülüğü getirmenin önemli olacağını düşünüyoruz. Çocuk, 'Ben 15-16 yaşındayım' deyip girmemeli."
"Bunun kontrolünü dijital platformlar kendileri sağlayabilir. Yeterli nitelikleri ve altyapıya sahip olduklarını biliyoruz. Çocukların çevrim içi güvenliğini artırmak için güçlü ebeveyn denetim araçlarına kolay erişimi temel bir gereklilik olarak görüyoruz. Zararlı içerikler ve çocuklara yönelik reklamlar için etkili filtreleme sistemlerinin kurulmasını tavsiye ediyoruz. Yasa dışı veya çocuklara zararlı içeriklerin, mahkeme kararına gerek kalmadan hızlıca kaldırılmasını öneriyoruz."
"Ayrıca platformların kendi risk analizlerini yaparak bu tür içerikleri tespit edip kaldırmaları için önleyici tedbirler alma yükümlülüğü getirilmesini istiyoruz. Yine veri ihlalleri, yasa dışı veya zararlı içerikler için 7/24 erişilebilir, hızlı işleyen bir şikayet mekanizmasının oluşturulmasını gerekli görüyoruz. İlgili ağ sağlayıcılara periyodik raporlama yükümlülüğü getirilmesini gerekli görüyoruz. Bu raporların Meclis'e de sunulmasını önemli görüyoruz. Bu raporların, sistemlerin etkinliği, şikayet yönetimi, risk analizleri ve güvenlik önlemlerine dair bilgileri kamuoyuna şeffaf biçimde sunulmasını önemli buluyoruz."
TBMM Dijital Mecralar Komisyonu toplantısında konuşan Göktaş, sosyal medya düzenlemesine dair "Bu düzenlemeyle sosyal ağ sağlayıcılarına 15 yaşından küçük çocuklara kesin olarak hizmet sunmama ve hesap açmama yükümlülüğü getirilmesini öneriyoruz. Bunu yerine getirirken, 'Sadece beyana dayalı olmayan' yaş doğrulama mekanizmalarını kullanma yükümlülüğü getirmenin önemli olacağını düşünüyoruz" dedi.
Komisyona, 'Dijital Ortamda Çocukların Korunması' konulu sunum yapan Bakan Göktaş, "Sosyal medya platformlarının temsilcileri, akademisyenler, sivil toplum kuruluşları ve ilgili kamu kurumlarıyla yaptığınız görüşmeleri, dijital dünyayı tüm yönleriyle ele almak açısından çok kıymetli buluyoruz. Siber zorbalık, dijital bağımlılık, mahremiyet, veri güvenliği ve yapay zeka gibi başlıklarda ortaya konulan tespitler; aile, eğitim ve sosyal hayat açısından stratejik bir öneme sahip. Bakanlık olarak, ortaya konulan tespitleri ve önerileri, çalışmalarımıza yön verecek önemli bir zemin olarak görüyoruz" diye konuştu.
Dijital mecraların hayatın akışını şekillendiren yeni bir yaşam alanı olduğunu söyleyen Bakan Göktaş, "Her gün milyonlarca çocuk, kontrolsüz bir biçimde dijital mecraların içinde kayboluyor ve gittikçe dijital birer bağımlı haline geliyor. Çocuklar bir zaman sonra tehlikeleri göz ardı ediyor ve kişisel sınırlarını hiçe sayıyor" dedi.
"Dijital mecrada çocuklarımız güvenlik problemleri yaşıyor. Araştırmalar, internete erişimi olan her 10 çocuktan 6’sının her gün tanımadığı kişilerle iletişim kurduğunu gösteriyor. Akran zannettikleri ve tanımadıkları bu kişiler, yetişkinler olabiliyor veya farklı amaçlar taşıyabiliyor. Dolayısıyla çocuklar farkında olmadan ciddi risk altında kalabiliyor" diyen Göktaş konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Öte yandan çocukların paylaştıkları kişisel bilgiler, fotoğraf ve videolar toplanıp işlenebiliyor. Bu durum, yaşlarına uygun olmayan içeriklere maruz kalma ve diğer potansiyel istismar risklerini artırıyor."
Macron: Çocukları sosyal medyadan korumalıyızMacron: Çocukları sosyal medyadan korumalıyız
"SOSYAL MEDYADA 3 SAAT GEÇİREN GENÇLER ESTETİK YAPTIRMAYI DÜŞÜNÜYOR"
Bakan Göktaş, çocukların dijital mecralar nedeniyle kaygı, depresyon, özdeğer eksikliği yaşadığını kaydederek, "Dünya Sağlık Örgütü'ne göre, sosyal medya kullanımı ergenlerde depresyon riskini yüzde 35 artırıyor. UNICEF'e göre, 14-17 yaş arası gençlerin yüzde 46'sı sosyal medya paylaşımları yüzünden kendini yetersiz hissediyor. Yani 30 çocuğun 13’ü, aynaya bakarken kendini eksik hissediyor. Sosyal medyada filtrelenmiş bedenler, 'Mükemmel hayat' kurguları ve algoritmaların sürekli sosyal karşılaştırmayı tetiklemesi, çocuğun gerçek benlik algısını zayıflatıyor. 12 yaşındaki bir çocuk, sosyal medyada gördüğü filtrelenmiş bedenleri gerçek sanıyor. Türkiye’de yapılan saha araştırmalarında ergenlerin yüzde 60’ından fazlası, ‘Sosyal medyada başkalarının hayatıyla kendimi karşılaştırıyorum’ diyor. Dijital beden normları, çocukların kendi bedenleriyle kurduğu ilişkiyi kırılgan hale getiriyor, ‘Ben neyim, kimim?’ sorusu, ‘Nasıl görünmeliyim?’ sorusuna dönüşüyor. Sosyal medyada günde 3 saati aşan gençlerin yüzde 28’i estetik yaptırmayı düşünüyor" ifadelerini kullandı.
"ÇOCUKLARIN BİR KONUYA ODAKLANMA SÜRESİ 8 SANİYEYİ GEÇMİYOR"
UNICEF'e göre her 3 çocuktan birinin siber zorbalığa maruz kaldığını ve zorbalığın okul bahçelerinin yanı sıra teknolojik cihazlar nedeniyle evlerde de yaşandığını vurgulayan Bakan Göktaş, "Dijital platformların sağladığı anonimlik, saldırgan davranışı artırırken; çocuğun savunmasızlığını derinleştiriyor" diyerek şu değerlendirmeyi yaptı:
"Algoritmalar, şiddet ve taciz içeren içeriklere maruz kalmayı kullanım alışkanlıklarına dayanarak artırabiliyor; bu da dijital güvenlik risklerini büyütüyor. Avrupa Komisyonu’na göre, 13-15 yaş arası çocukların yüzde 43’ü internette müstehcen içeriklerle karşılaşıyor. Bu da çocukların gerçeklikten uzaklaşmasına yol açıyor. Ayrıca çocukları olumsuz içeriklerle karşı karşıya bırakıyor. Diğer taraftan çocukların dikkat süresi, dürtüsellik ve öğrenme becerisi de etkileniyor. Bugün çocukların dikkatini darmadağın eden sosyal medya, dürtüselliği artırıp sabırlarını azaltıyor. Bilimsel veriler çok açık. Çocukların ortalama dikkat süresi, son 10 yılda en az yüzde 30 oranında azaldı. Artık bir çocuğun konuya odaklanma süresi 8 saniyeyi geçmiyor."
Çocukları dijital ortamlardaki risklerden koruyabilmek için bazı ülkelerin yasal düzenlemeler hayata geçirdiğini ifade eden Bakan Göktaş, şunları kaydetti:
"Yürüttüğümüz çalışmalar neticesinde, dijital medya ve oyun platformlarına dair yasal bir düzenlemenin yapılmasının elzem olduğunu gördük. Yasal düzenleme ile yasaklayıcı değil, alanı düzenleyici ve denetleyici bir rol üstlenmek gerekiyor. Bu düzenlemeyle sosyal ağ sağlayıcılarına 15 yaşından küçük çocuklara kesin olarak hizmet sunmama ve hesap açmama yükümlülüğü getirilmesini öneriyoruz. Bunu yerine getirirken, 'Sadece beyana dayalı olmayan' yaş doğrulama mekanizmalarını kullanma yükümlülüğü getirmenin önemli olacağını düşünüyoruz. Çocuk, 'Ben 15-16 yaşındayım' deyip girmemeli."
"Bunun kontrolünü dijital platformlar kendileri sağlayabilir. Yeterli nitelikleri ve altyapıya sahip olduklarını biliyoruz. Çocukların çevrim içi güvenliğini artırmak için güçlü ebeveyn denetim araçlarına kolay erişimi temel bir gereklilik olarak görüyoruz. Zararlı içerikler ve çocuklara yönelik reklamlar için etkili filtreleme sistemlerinin kurulmasını tavsiye ediyoruz. Yasa dışı veya çocuklara zararlı içeriklerin, mahkeme kararına gerek kalmadan hızlıca kaldırılmasını öneriyoruz."
"Ayrıca platformların kendi risk analizlerini yaparak bu tür içerikleri tespit edip kaldırmaları için önleyici tedbirler alma yükümlülüğü getirilmesini istiyoruz. Yine veri ihlalleri, yasa dışı veya zararlı içerikler için 7/24 erişilebilir, hızlı işleyen bir şikayet mekanizmasının oluşturulmasını gerekli görüyoruz. İlgili ağ sağlayıcılara periyodik raporlama yükümlülüğü getirilmesini gerekli görüyoruz. Bu raporların Meclis'e de sunulmasını önemli görüyoruz. Bu raporların, sistemlerin etkinliği, şikayet yönetimi, risk analizleri ve güvenlik önlemlerine dair bilgileri kamuoyuna şeffaf biçimde sunulmasını önemli buluyoruz."
Bu haberler de ilginizi çekebilir
En Çok Okunanlar
1.Muhafazakâr Mahallede Akit Paniği: Safa Vakfı Bayrak Açma Manşetinden Sonra Bildirisini Sildi2.Fon Vurgununu Yazan Gazeteci Bahadır Özgür Serbest: Yurt Dışı Yasağı Ve Haftalık İmza Şartı Getirildi3.Ekonomi Yönetimin Korku Dağları Sardı! MSCI Kararı Sonrası Açıklamalar Sıralandı!4.AKP'de Bakü Çatlağı Derinleşiyor: Oktay Saral Eleştirdi, Binali Yıldırım Azerbaycan’ı Savundu5.Fon Vurgununda Siyasi Söylem Ve Piyasa Gerçeği: Erdoğan "Çözüyoruz" Dedi, Gözler Şüpheli Çıkışlarda
6."450 Bin Mağdur Varken Koruduğunuz 400 Kişi Kim?": SPK'nın Kamu İstisnası Meclis Gündeminde7.Cumhur İttifakı Kulislerinde "Yasama" Çatlağı: Bahçeli’nin Söylemi AKP’lileri Rahatsız Etti8.Özgür Özel’den İktidara Sel Tepkisi: “Dere Yataklarını İmara Açan Siyasetin Adı AKP’dir, Bütün Sorumluluk Kurum’dadır”9.Erdoğan Fon Soygununu Konuşanları 'Sabotajcı' İlan etti!10.Gergerlioğlu’ndan anneleri tutuklu kardeşler için AYM’ye çağrı: 'Yol gözlüyorlar, dosyayı öncelikli inceleyin'

PROF. DR. ŞERİF ALİ TEKALAN

PROF. DR. OSMAN ŞAHİN

CUMA KARAMAN

SAFVET SENİH

ERTUĞRUL İNCEKUL

ÇOK OKUNAN HABERLER

Muhafazakâr Mahallede Akit Paniği: Safa Vakfı Bayr...

Fon Vurgununu Yazan Gazeteci Bahadır Özgür Serbest...

Ekonomi Yönetimin Korku Dağları Sardı! MSCI Kararı...

AKP'de Bakü Çatlağı Derinleşiyor: Oktay Saral Eleş...

Fon Vurgununda Siyasi Söylem Ve Piyasa Gerçeği: Er...






