Ümit kanatlarıyla yükselmek

Okuma Süresi 7 dkYayınlanma Çarşamba, Temmuz 8 2026
Paylaş
X Post
Ümit kanatlarıyla yükselmek

Dikkatlerimizi Hocaefendi’ye verelim:

“Ümit, Cenab-ı Hakka bir teveccüh, bir yönelmedir. Metafizik gerilim için çok önemlidir. İnsan ümitle yaşar. Sebepler açısından meseleye dünya zaviyesinden bakınca, ortada bir şey yok gibidir;  ama ümit hiç yitirilmemelidir. Cenab-ı Hak ne yapar hiç bilemeyiz. Ümit içinde olmak, ümitle beklemek Cenab-ı Hakk’a karşı ‘recâ hissi’ni tetikler, DUA  yerine geçer. Cenab-ı Hak, sonunda ne yapar bilemeyiz.

“Küfür ve inkârın genelde âhirette; zulüm cezası da genelde dünyada verilir. Göreceksiniz nasıl rüsvay olacaklar. Bunun dedeleri Rusya’dan Devlet-i Aliye’yi yıkmak için göç ettirilen hain ailelerden gelmişler. Gürcistan’da koyu Hıristiyan olmuşlar. Oradan Karadenize inmişler, koyu Müslüman  olup öyle görünmüşler. Çünkü Pakrodinler (Bukalemun gibi)  bulundukları yerin özellikleriyle  en güzel şekilde kamufle olurlar.

“Allah’ım bizim günahlarımızın yüzünden kardeşlerimize mağduriyet yaşatma diye inlemeliyiz. İlahiyatçılar ağzını düzeltse, millet belki  bu kadar çığırından çıkmazdı. Hutbeler de iyice siyasallaştı. Bugün Türkiye’de bir bakıma on onbeş milyon insan mağdur. İdam vs. olmasını istemelerinin sebebi, beş-on bin insanı idam edip işin kökünü kurutmak istiyorlar ki, herkes pakrodin olsun, herkes. Çar’ın çocuğu olsun istiyorlar.

“Münafık, sadece halkın içindeyken Allah’ı zikreder, geniş, şahsî ve aile hayatında yoktur öyle şeyler.

“Maalesef çok kuvvetli felç etme hedefti bir büyü yapılmış. ama Allah’ın iradesinin  ötesinde de bir şeyler yapamazlar ya…

“Müseylime-i Kezzabın çocuklarına hiç güvenilemez…

“Temkinli olmalı, şartlanmaya, şartlanmaya girmemeli. Bakındıkları yerlerde yararlı olacak işler yapmalı. Günü geldiğinde de Türkiye için istişare edilir kalması gerekenler kalır, gitmesi gerekenler de gider.

“Hâl-i pürmelalimiz Sana âyân Allah’ım canlarımız gırtlakta ve son kelime dudakta. Hak duygusunun gönlümüzde hasıl ettiği heyecan ve hafakandan, batıl duygu ve düşüncesine karşı koyma  cehdi ve gayreti sebebiyle, yeryüzünü bütün genişliğine rağmen daraldıkça daraldı; sadırlarımız ve nefsimiz biz çıktıkça sıkmaya başladı. Ne olursun bizlere tez zamanda fereç ve mahreç nasip buyur. Sensin yegane sığınağımız ve ümit kaynağımız.

“Bizim için önemli olan milletimiz ve onun onurudur. Eğer millet derbeder, kitleler fakr u zaruret içinde inliyor, toplum tefrikaya yenik, yığınlar birbirini yiyor ve haramiliğe prim verilip şekavette alkışlanıyorsa işte o zaman; bize oturup ağlamak düşer, evet kendini millete, milletine adanmış hasbî bir ruh; şahsî veya yakınlarının maruz kaldığı tecavüzler, tahkirler karşısında değil, dinine diyanetine, mukaddes değerlerine dokunulduğu zaman hafakanlara girer bir itfaiyeci edasıyla ‘çare’ der, sağa sola koşar ve gözü başka bir şey görmeyen sevdalılar gibi gerekirse her şeyini fedâ eder. Fedâ eder de katiyen millî ve dinî değerlerine  toz kondurmaz.

“(Mesela Üstad…)  Yürüdüğü yol mazlumların, mağdurların yolu olmuş, ömür boyu hep çile çekmiş ve dünya zevki namına hiçbir şey tatmamış, sürgün yaşamış, zindanlarda çürümeye terk edilmiş, değişik baskılarla sürekli preslenmiş;  her zaman  bir haydut ve şakî muamelesi görmüş, önemsemez. Bunların hiç birisini  önemsemek bir yana hatırda bile tutmak istemez. (Yani bu yola girenler kaderi budur) 

“Saddam, Kaddafi ve benzeri bütün tiranların hiçbiri iflah olmadı. Zalimlikleriyle birer lânetli olarak tarihin çöplüğüne atıldılar…

“Dayandığımız tutunduğumuz sütun Cenab-ı Hak ise, kim ne derse desin, O (c.c.)  bizimle olduktan sonra, ne gam, ne gam…  Âkıbetinden endişe etmeyenler hain ve hainler, fasık ve fâsıklardır. Münafık ve münafıklar; yapa geldikleri zulümlerin altından kalkamayacaklar. Bugün sağlam duranlar, yarın bu duruşlarından dolayı Elhamdülillah diyecekler. Bazıları kendilerini ebedî görüyorlar ama nâfile, savrulup gidecekler. Hazan yaprakları gibi savrulup savrulacaklar. Buna böyle inanın ve toprağın bağrında çürüyüp gidecekler. Sizler de yepyeni bir baharla geleceksiniz inşaallah.

(H. E’nin özel sohbetlerinden notlar)