Vefatının üzerinden bir yıl geçti: 'Tahliye oldum ama hala babamın mezarına gidemiyorum'

Okuma Süresi 3 dkYayınlanma Pazartesi, Eylül 7 2026
Paylaş
X Post
İzmir Menemen R Tipi Cezaevi'nde ağır sağlık sorunlarına ve "tek başına yaşamını sürdüremez" yönündeki hastane raporlarına rağmen tahliye edilmeyerek hayatını kaybeden Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile ihraç edilen eğitimci İbrahim Güngör'ün vefatının üzerinden bir yıl geçti.
Vefatının üzerinden bir yıl geçti: 'Tahliye oldum ama hala babamın mezarına gidemiyorum'

Gazeteci Sevinç Özarslan’ın TR724’te yer alan haberine göre, cezaevinde hayatını kaybeden Güngör’ün kendisiyle aynı dönemde tutuklanan kızı Sueda Güngör, tahliye edilmesinin üzerinden dokuz ay geçmesine rağmen yaşadığı travma sebebiyle hâlâ babasının mezarını ziyaret edemediğini dile getirdi.

Raporlara Rağmen "Hapiste Kalabilir" Kararı Verildi

KHK ile kapatılan İzmir Gediz Üniversitesi'nde öğrenci işleri müdürü olarak görev yapan 72 yaşındaki İbrahim Güngör; Alzheimer, demans, ağır şeker hastalığı ve beyninde şant bulunmasına rağmen 14 Aralık 2024'te tutuklanarak cezaevine gönderildi. İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile cezaevi tabipliğinin Güngör’ün bakıma muhtaç olduğunu teyit eden resmi raporlarına karşın, Adli Tıp Kurumu "cezaevinde kalabilir" yönünde görüş bildirdi.

Sağlık durumu giderek kötüleşen Güngör, kaldırıldığı İzmir Şehir Hastanesi'nin yoğun bakım servisinde dokuz gün kaldıktan sonra 7 Eylül 2025'te yaşamını yitirdi.

Babasıyla Vedalaşmasına Dahi İzin Verilmedi

İbrahim Güngör yaşam mücadelesi verirken, Dokuz Eylül Üniversitesi Maliye Bölümü öğrencisi olan 24 yaşındaki kızı Sueda Güngör de tutuklanarak Şakran Cezaevi'ne konuldu. Tutuklu bulunduğu süre boyunca babasıyla telefonla görüşmesine izin verilmeyen genç kızın, babasının vefatının ardından cenazeye katılmasına da izin verilmedi ve sadece taziye evine kelepçeli olarak götürüldü.

"İçimde Çok Şey Yıkıldı"

Babasının vefatının birinci yıl dönümünde yaşadıklarını aktaran Sueda Güngör, tahliye olmasının üzerinden aylar geçmesine rağmen babasının mezarına gidemediğini ifade etti:

"Dün evimizin önünde babam için lokma döktürdük, Kur'an'lar okuduk ama ben hâlâ mezarını ziyaret edemiyorum. Gitsem bile yalnız gitmek istiyorum fakat bunu yapabilir miyim bilmiyorum. O kadar büyük bir haksızlık sonucu vefat etti ki bunu hiçbir zaman kabullenmeyeceğim. İçimde çok şey yıkıldı."