Yalçınkaya ve Yasak Dosyaları Birleştirildi: Bakanlar Komitesi Türkiye’den Somut Adım Bekliyor

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM) Türkiye’de 15 Temmuz darbe girişiminin ardından açılan on binlerce ceza davasını doğrudan ilgilendiren Yüksel Yalçınkaya ve Şaban Yasak kararlarının uygulanma süreci yeni bir aşamaya giriyor. YASAK DOSYASI İLK KEZ BAKANLAR KOMİTESİNDE YALÇINKAYA KARARI NE DİYORDU? BAKANLAR KOMİTESİ TÜRKİYE’DEN EK BİLGİ İSTEMİŞTİ İKİ KARARIN AYNI DOSYADA ELE ALINMASI NE ANLAMA GELİYOR? AİHM KARARLARINI BAKANLAR KOMİTESİ DENETLİYOR ARALIK GÜNDEMİNDE KAVALA VE DEMİRTAŞ DA VAR
Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin 15-16 Eylül 2026’da Strasbourg’da gerçekleştirdiği 1569’uncu İnsan Hakları toplantısının ardından yayımlanan Aralık gündemi, Yüksel Yalçınkaya/Türkiye ile Şaban Yasak/Türkiye davalarının birlikte ele alınacağını ortaya koydu. Aralık toplantısı 1-3 Aralık 2026 tarihlerinde yapılacak.
Hukukçu Ufuk Yeşil’in X hesabından aktardığına göre; Avrupa Konseyinin 18 Eylül’de yaptığı resmi açıklamaya göre Bakanlar Komitesi, eylül toplantısında 20 ülkeyle ilgili 43 karar aldı. Aynı toplantıda AİHM kararlarının uygulanmasına ilişkin bir sonraki toplantıda ayrıntılı biçimde incelenecek dosyaların gösterildiği liste de kabul edildi.
Listenin dikkat çekici yönlerinden biri, Yasak/Türkiye kararının ilk kez Bakanlar Komitesi tarafından incelenecek olması.
AİHM Büyük Dairesi, Yasak/Türkiye kararını 5 Mayıs 2026’da açıklamıştı. Mahkeme, davada Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin “kanunsuz ceza olmaz” ilkesini düzenleyen 7. maddesinin ihlal edildiğine hükmetmişti. AİHM ayrıca başvurucunun tutulma koşulları nedeniyle insanlık dışı veya aşağılayıcı muamele yasağının da ihlal edildiğini tespit etmişti.
Bakanlar Komitesinin Aralık gündeminde Yalçınkaya ve Yasak dosyaları için kullandığı ortak tanımlama ise özellikle dikkat çekiyor.
Resmî tabloda Yalçınkaya’nın 15669/20, Yasak’ın ise 17389/20 numaralı başvurusu aynı satırda gösteriliyor. Yalçınkaya kararının kesinleşme tarihi 26 Eylül 2023, Yasak kararının tarihi ise 5 Mayıs 2026 olarak kaydediliyor. Yasak dosyasının karşısında ayrıca açık biçimde “First examination” (ilk inceleme) ifadesi bulunuyor.
Yüksel Yalçınkaya kararı, 15 Temmuz sonrası yapılan yargılamalar bakımından AİHM’in verdiği en kapsamlı kararlardan biri olmuştu.
AİHM Büyük Dairesi, 26 Eylül 2023 tarihli kararında Yalçınkaya’nın silahlı terör örgütü üyeliğinden mahkûm edilmesi sürecinde Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesindeki adil yargılanma hakkının, 7. maddesindeki kanunsuz ceza olmaz ilkesinin ve 11. maddesindeki örgütlenme özgürlüğünün ihlal edildiğine hükmetmişti.
Dosyada ByLock kullanımı, Bank Asya hesabı ile sendika ve dernek üyelikleri yargılamanın temel unsurları arasında yer almıştı. Avrupa Konseyinin Türkçe bilgilendirme sayfası da Yalçınkaya kararını, bu unsurların kullanıldığı yargılamada usule ilişkin güvencelerin bulunmaması bağlamında özetliyor.
AİHM kararının uygulanması yalnızca Yalçınkaya’nın bireysel durumuyla sınırlı değil. Mahkeme, Türkiye’nin yerel mahkemelerinin özellikle ByLock kullanımına yaklaşımından kaynaklanan sistemsel sorunu gidermek üzere genel tedbirler alması gerektiğini belirtmişti.
Bu nedenle dosya, Bakanlar Komitesinin denetiminde bireysel bir başvurunun ötesinde Türkiye’deki benzer yargılamaların nasıl ele alındığı sorusunu da kapsıyor.
Yalçınkaya kararı Bakanlar Komitesinin gündemine ilk kez gelmiyor.
Dosyayı 10-12 Haziran 2025 tarihindeki 1531’inci toplantısında ayrıntılı olarak inceleyen ve Türkiye’den hem bireysel hem de genel tedbirler konusunda adım atmasını isteyen Komite, Yalçınkaya hakkındaki yeniden yargılamanın Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi standartlarına uygun biçimde sonuçlandırılmasını ve gelişmeler konusunda kendisine bilgi verilmesini talep etmişti.
Kararda Türkiye’de devam eden benzer davalara da özel bir bölüm ayrılmıştı.
Komite, ulusal mahkemelerin, özellikle de ilk derece mahkemelerinin silahlı terör örgütüne üyelik suçunun maddi ve manevi unsurlarını belirlerken AİHM’in Yalçınkaya kararında ortaya koyduğu standartları dikkate aldığını gösteren yeni karar örneklerinin sunulmasını istemişti.
Daha önemlisi, Strasbourg’da bekleyen çok sayıdaki benzer başvurunun altı çizilmişti.
Bakanlar Komitesi, Türkiye’den gelecekte çok sayıda benzer ihlal kararı verilmesini önleyebilecek özel tedbirleri değerlendirmesini istemiş ve bu konuda Avrupa Konseyi Sekretaryası ile iş birliğini teşvik etmişti. Türkiye’den istenen ek bilgilerin sunulması için Haziran 2026 sonuna kadar süre verilmişti.
Aralık gündemindeki yeni durum, Yalçınkaya kararının uygulanmasının artık Yasak kararıyla birlikte değerlendirilmesi.
Bakanlar Komitesinin yayımladığı tablo, iki davayı ayrı satırlara yerleştirmek yerine aynı başlık altında topluyor ve ortak sorunu, örgüt üyeliği suçunun maddi ve manevi unsurlarının bireyselleştirilmeden mahkûmiyet kurulması şeklinde tanımlıyor.
Bu, Komitenin Aralık ayında yalnızca Yalçınkaya’nın yeniden yargılanmasındaki gelişmeleri değil, AİHM Büyük Dairesinin daha yeni tarihli Yasak kararının ardından ortaya çıkan durumu da değerlendireceğini gösteriyor.
Bununla birlikte, Aralık toplantısında Bakanlar Komitesinin hangi somut kararları alacağını bugünden söylemek mümkün değil. Yayımlanan belge, “consolidated indicative list”, yani toplantıda ele alınması planlanan davaların birleştirilmiş gösterge niteliğindeki listesi. Ayrıntılı gündem notları ve tarafların sunduğu belgeler, toplantı yaklaştıkça dosyanın kapsamını daha belirgin hâle getirecek.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 46. maddesine göre AİHM’in kesinleşmiş kararları ilgili devletler açısından bağlayıcı.
Kararın uygulanıp uygulanmadığını denetleme görevi ise Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesine ait. Komite, devletlerden gelen eylem planları ve raporların yanı sıra sivil toplum kuruluşları, ulusal insan hakları kurumları ve diğer ilgili taraflardan gelen bilgileri de değerlendiriyor.
Denetim yalnızca başvurucuya tazminat ödenmesiyle sınırlı değil. İhlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için gerekli bireysel tedbirler ile aynı ihlalin yeniden yaşanmasını engellemeye yönelik mevzuat, yargı uygulaması veya idari uygulama değişiklikleri gibi genel tedbirler de denetimin kapsamına giriyor.
Bu nedenle Yalçınkaya dosyasının Aralık ayında yeniden ele alınması, Türkiye’de aynı veya benzer delillerle yürütülen yargılamaların AİHM standartlarına uyarlanıp uyarlanmadığının da Bakanlar Komitesinin önündeki başlıklardan biri olacağı anlamına geliyor.
Komitenin 1-3 Aralık toplantısında ayrıntılı incelemeye almayı planladığı Türkiye dosyaları arasında Osman Kavala, Gurban grubu ve Selahattin Demirtaş (No. 2) grubu da bulunuyor.
Kavala dosyasında Komite, eylül toplantısında da karar aldı. Aralık listesinde Kavala ve Kavala No. 2 birlikte yer alırken, Selahattin Demirtaş No. 2 grubu da Türkiye başlığı altında ayrı bir dosya olarak gösteriliyor.
Dolayısıyla 1-3 Aralık 2026’daki 1577’nci Bakanlar Komitesi İnsan Hakları toplantısı, Türkiye bakımından birden fazla önemli AİHM kararının uygulanmasının aynı anda değerlendirileceği bir toplantı olacak.
Bu haberler de ilginizi çekebilir
En Çok Okunanlar

PROF. DR. OSMAN ŞAHİN

CUMA KARAMAN

SAFVET SENİH

ERTUĞRUL İNCEKUL

ABDULLAH AYMAZ

Kılıçlı Yemin Soruşturmasında Yeni Perde: YDK Üyel...

"Ticari Sır Olamaz": Özgür Özel Küçük Yatırımcının...

Kaşif Kozinoğlu Soruşturmasında Kritik Aşama: Hasa...

Gözaltı Kararı Verildi! HSK Savcı Kürkşad Kunthan ...

Şahsi IBAN’a Para Transferlerinde Vergi Cezası Teh...






