12 Eylül kararı için kim ne dedi?

Eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral Kenan Evren ile eski Hava Kuvvetleri Komutanı emekli Orgeneral Tahsin Şahinkaya hakkında müebbet hapis cezası verildi. Gazeteci ve yazarlar, kararı yorumladılar.

12 Eylül kararı için kim ne dedi?

Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 12 Eylül davasında eski Genelkurmay Başkanı Kenan Evren ile eski Hava Kuvvetleri Komutanı Tahsin Şahinkaya'ya müebbet hapis cezası vermesini gazeteci ve yazarlar şöyle değerlendirdi:


Mehmet Altan: 12 Eylül rejiminin anayasası, MGK'sı, YÖK'ü hala duruyor. Bu rejimin izleri hala duruyor. Bir taraftan da bilmem kaç yaşına Kenan Evren'e de bu ceza veriliyor. Kararın anlamı olabilmesi için demokratikleşmenin yapılması gerekiyor. Tam olarak, bu düzeni değiştirmek için adımlar atılmadı. O dönemde yapılan kanunlar duruyor. Meclis 12 Eylül'ün ruhuyla çalışıyor. Bunun simgesel anlamının dışında anlamı olabilmesi için rejimin değişmesi gerekiyor. Bir taraftan 12 Eylül'ü olduğu gibi koruyacaksınız, YÖK'ü, üniversiteleri susturma adına, darbeci bir mantıkla dönüştüreceksiniz, MGK'yı koruyacaksınız, Siyasal Partiler Yasası'nı koruyacaksınız. Bir taraftan da 12 Eylül'ü yapan çok ileri yaştaki kişileri müebbet vereceksiniz. Bir taraftan da tabi, Balyoz, Ergenekon meselelerinde Milli Orduya kumpas kuruldu deyip kendi üstünüzden atacaksınız. Çelişkili, göstermelik, simgesel bir yargılamanın ötesinde bir mantığı yok.


Eser Karakaş: Çok gecikmiş bir karar. Aradan 31 sene geçti. Bu kararın çok daha önce alınmasını dilerdim. Çok olumlu bir karar. Sembolik bir karar. Bu yaştan sonra, hapise girmeyecekler ama, sembolik olması açısından son derece olumludur. "Yetmez ama evet" çizgisinin ne kadar doğru olduğunun bir kanıtıdır. En önemli nokta da şudur: Şu andan itibaren Türkiye Cumhuriyeti meşruiyetini yitirmiştir. Yaptıkları eylem yüzünden müebbet hapis almış iki generalin yaptığı anayasayla yönetiliyor Türkiye, bu kabul edilebilir bir şey değildir. Bu tarihten itibaren, Cumhurbaşkanı kim olacak, Başbakan kim olacak, bu tartışmaları kenara bırakıp, sivil ve yeni bir anayasanın acil olarak yapılması lazım. Çünkü, bu anayasayla ilgili alınan tüm kararların gayrimeşrudur. Bu adamların yaptığı bir anayasayla yönetiliyoruz, başta Meclis olmak üzere, ülke açısından utanç verici bir şeydir.


Nazlı Ilıcak: Çok olumlu ve gecikmiş bir karar. "Yetmez ama evet" diyenlerin haklı olduğunu gösteren bir karar oldu bu. Kaç yıl sonra olursa olsun, bir darbeci komutanın cezaya çarptırılması çok olumlu bir durumdur. Burada AKP hükümetinin de kararlılığı vardı. Darbe yapmak suç. Balyoz ve Ergenekon davasını yapmasaydık ve bu askeri vesayeti kırmasaydık zaten 12 Eylül yargılanmasını yapmak mümkün olmayacaktı. Bunun için, bunların hepsini bir görmek lazım. Türkiye'nin askeri vesayetten kurtulduğunu görmek lazım.


Taha Akyol: Zaman aşımı bulunan 12 Eylül darbesinde sorumluların yargılanmasının yolu 2010 yılındaki anayasa referandumuyla açıldı. Bu karar, sosyolojik olarak bitmiş darbe fiilinin üzerine hukuken kilit vurulmasıdır.  Ben de darbe mağduruyum, 12 Eylül döneminde Mamak Askeri Cezaevi'nde 14 ay hapiste kaldım. Ama olaya bir intikam duygusuyla bakmıyorum.  Kafese koyalım da duruşmaya getirelim' mantığını ise insani bulmuyorum. Ceza  ağırlaştırılmış müebbetten ileri yaş nedeniyle müebbede çevrilmiş olabilir.  Yargıtay'ın cezayı onaması halinde Evren ve Şahinkaya, cezaevine konulması gerekir.


Ali Bayramoğlu: 12 Eylül darbesi, vesayetçi düzenin temeli. Bunun sembolik anlamının büyük olduğunu düşünüyorum. Dünya'da darbeler kanun önünde hesap veriyordu. Türkiye'de de böyle oldu. Bu kararın en büyük tarafı Türkiye'de yıllar sonra da olsa darbeyi yargılamış olmasıdır. Darbeler dönemi bitti diyoruz. Tekrar geri dönülmemesi temennimiz. Demokratikleşmeye ve sivilleşmeye ara vermeden devam edilmesi lazım.
<< Önceki Haber 12 Eylül kararı için kim ne dedi? Sonraki Haber >>

Haber Etiketleri:
ÖNE ÇIKAN HABERLER