ABD Dışişleri Bakanlığı, Türkiye'nin F35 programına dönüşüne karşı: Hamas finansmanı endişe kaynağı

Okuma Süresi 6 dkYayınlanma Perşembe, Temmuz 23 2026
Paylaş
X Post
Washington’ın Kongre’ye gönderdiği 22 Temmuz tarihli mektupta, Türkiye’nin S-400 nedeniyle F-35 programına dönüş için gerekli yasal koşulları henüz yerine getirmediği ve sürecin mevcut haliyle olumsuz ilerlediği bildirildi. Mektupta ayrıca Hamas’ın Türkiye’deki kayıt dışı finans ağları ve ruhsatsız döviz büroları üzerinden fonlara eriştiği iddiası yinelenerek bu akışların kesileceği mesajı verildi.
ABD Dışişleri Bakanlığı, Türkiye'nin F35 programına dönüşüne karşı: Hamas finansmanı endişe kaynağı

ABD Dışişleri Bakanlığının Türkiye’nin F-35 programına dönüşü, S-400 sorunu ve Hamas’la ilişkilerine yönelik değerlendirmeleri içeren mektup yazdığı ortaya çıktı. Yunanistan gazetesi Kathimerini’nin ulaştığı belgeye göre mektup, Beyaz Saray’ın talebi üzerine ABD Başkanı Donald Trump adına Demokrat Kongre Üyesi Wesley Bell’e gönderildi. Dışişleri Bakanlığı Yasama İşleri Bürosu tarafından hazırlanan cevapta, Türkiye’nin F-35 programına yeniden katılması için Amerikan yasalarında öngörülen koşulları henüz karşılamadığı belirtildi.


HAMAS’IN TÜRKİYE’DEKİ FİNANS AĞINA AÇIK UYARI

Karar'da yer alan habere göre Mektubun en dikkat çekici bölümlerinden birini Hamas’ın Türkiye’deki mali faaliyetlerine ilişkin değerlendirme oluşturdu.


ABD Dışişleri Bakanlığı, Hamas bağlantılı yapılar ve örgütün askerî kanadına para aktardığı ileri sürülen sözde yardım kuruluşlarına yönelik yaptırımların sürdürüleceğini bildirdi.


Mektupta şu ifadeye yer verildi:

“Hamas’ın fonlara erişmek için Türkiye’deki kayıt dışı finans ağlarını ve ruhsatsız döviz bürolarını kullanması endişe kaynağı olmaya devam etmektedir. Bu yasa dışı finansman akışlarını kesmeye kararlıyız.”


Washington böylece, Türkiye’deki bazı gayriresmî para transfer sistemleri ile lisanssız döviz bürolarının Hamas’ın mali kaynaklarına erişiminde kullanılabileceğine yönelik iddiasını doğrudan Kongre kayıtlarına taşımış oldu.


ABD DAHA ÖNCE TÜRKİYE MERKEZLİ KURULUŞLARA YAPTIRIM UYGULADI

ABD’nin Hamas’ın Türkiye’deki finansman ağlarına yönelik suçlamaları ilk kez dile getirilmiyor.


ABD Hazine Bakanlığı, 2026’nın ilk aylarında yaptığı açıklamada Türkiye merkezli bazı derneklerin Hamas’ın uluslararası bağış ağı içinde yer aldığını ve toplanan kaynakların örgütün askerî kanadına ulaşmasına yardımcı olduğunu ileri sürmüştü. Açıklamada Ghazi Destek Derneği, Hayat Yolu ve Palestinian White Hands adlı kuruluşların Türkiye’de faaliyet gösterdiği belirtilmişti.


ABD Dışişleri Bakanlığına bağlı “Rewards for Justice” programı da Hamas’ın yüz milyonlarca dolar değerindeki uluslararası yatırım portföyünde Türkiye’de faaliyet gösteren şirketlerin bulunduğunu savunuyor. Program, Hamas’ın mali mekanizmalarının ortaya çıkarılmasını sağlayacak bilgiler için 10 milyon dolara kadar ödül verileceğini duyurmuş durumda.


ABD Hazine Bakanlığı daha önce de Türkiye ve Gazze merkezli bazı döviz şirketleri ile kişileri, İran’dan Hamas ve Filistin İslami Cihadı’na milyonlarca dolarlık kaynak aktardıkları iddiasıyla yaptırım listesine almıştı.


ANKARA’NIN HAMAS ÜZERİNDEKİ ETKİSİNE ÖVGÜ

Mektupta eleştirilerin yanında Türkiye’nin Gazze diplomasisindeki rolüne ilişkin olumlu değerlendirmelere de yer verildi.


ABD Dışişleri Bakanlığı, Ankara’nın Hamas’ın siyasi liderliği üzerindeki etkisini kullanarak Trump yönetiminin Gazze barış planının kabul edilmesine ve ateşkesin ilk aşamasına geçilmesine katkı sağladığını bildirdi.


Türkiye’nin daha sonra Gazze’de güvenlik, yönetim ve yeniden yapılanma sürecini yürütmek amacıyla oluşturulan Barış Kurulunun kurucu üyeleri arasında yer aldığı da mektupta hatırlatıldı.


Böylece Washington’ın tutumunda iki ayrı yaklaşım ortaya çıktı: Türkiye’nin Hamas’ın siyasi kanadı üzerindeki nüfuzu diplomatik müzakerelerde yararlı görülürken, Türkiye üzerinden yürütüldüğü öne sürülen mali faaliyetler güvenlik tehdidi olarak değerlendirildi.


F-35 İÇİN S-400 ŞARTLARI KARŞILANMADI

Mektupta, Washington’ın Türkiye’nin F-35 programına dönüşüne yönelik politikasının değişmediği belirtildi.


ABD Dışişleri Bakanlığı, Türkiye’ye F-35 transfer edilebilmesi için Ankara’nın Rusya’dan satın aldığı S-400 hava savunma sistemine veya ilgili ekipmanlara artık sahip olmadığının kesinleştirilmesi gerektiğini bildirdi.


Türkiye’nin gelecekte yeniden S-400 veya benzer ekipman edinmeyeceğine ilişkin güvence vermesi ve Amerikan yasalarında öngörülen diğer sertifikasyon koşullarını karşılaması gerektiği kaydedildi.


Mektupta, “Türkiye henüz bu koşulları karşılamadı” ifadesine yer verildi. Washington’ın tutumunun CAATSA ve 2020 Mali Yılı Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası’nın ilgili hükümleriyle uyumlu olduğu vurgulandı.


ANKARA-WASHİNGTON GÖRÜŞMELERİ SÜRÜYOR

ABD Dışişleri Bakanlığı, S-400 anlaşmazlığının çözülmesi amacıyla Türkiye ile temasların sürdüğünü de doğruladı.


Mektupta, yürütülecek sürecin şeffaf, yasal ve ABD’nin ulusal güvenlik çıkarlarıyla uyumlu olması gerektiği belirtildi. Trump ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Ankara’daki NATO Zirvesi sırasında yaptığı görüşmeye işaret edilerek NATO iş birliği güçlendirilirken S-400 sorununa çözüm aranmaya devam edileceği ifade edildi.


Türkiye, Rusya’dan S-400 satın almasının ardından 2019’da F-35 programından çıkarılmış, 2020’de ise CAATSA kapsamında yaptırımlara tabi tutulmuştu. ABD Kongre Araştırma Servisi de Türkiye’nin programa dönüşünün önündeki temel hukuki engelin S-400 sistemine sahip olunması olduğunu belirtiyor.


ABD’DEN TÜRKİYE’NİN BÖLGESEL ROLÜNE OLUMLU MESAJ

Mektupta Türkiye’nin Rusya-Ukrayna ve Azerbaycan-Ermenistan süreçleriyle Gazze diplomasisindeki rolüne olumlu atıfta bulunuldu.


Ankara’nın IŞİD’le mücadele operasyonlarına ve bölgesel terörle mücadele çalışmalarına katkı sağladığı belirtilirken ABD’nin ortak çıkar alanlarında Türkiye ile çalışmayı sürdüreceği bildirildi.


Bununla birlikte Washington’ın, Türkiye’nin eylemlerinin Amerikan çıkarlarına zarar verdiğini düşündüğü durumlarda Ankara’yı sorumlu tutmaya devam edeceği kaydedildi.