Üstadın üç Sinan'ı

Necmeddin Şahiner Ağabey, “Son Şahitler” kitabında Sinan Omur’un hatıralarından bahsederken diyor ki: “Bediüzzaman, ‘Benim üç Sinan’ım var. Mimar Sinan, Ümmî Sinan ve Omur Sinan’ diyordu.”
Sinan Omur’un “Sinan Omur Matbaası” ve Hür Adam isimli bir gazetesi vardı. Sinan Omur, 1898’de Bolu’da dünyaya gelmiş ve 1974 Mart ayında vefat etmişti. Sinan Omur, Üstad’ı şöyle anlatıyordu: “Üstad’ı ilk olarak 1332’de Sübhan Dağı’nda görmüştüm. O zaman ben muallim mektebi talebesiydim. 1332’nin 24 Temmuz’unda idi. Ben 18 yaşındaydım, beni askere almışlardı. O zaman Şark’ta Üstad’ı görmüştüm.
“Enver Paşa, milis kuvvetlerinin hazırlanmasını söylediği zaman, Bediüzzaman da, ‘Milis kuvveti bizden, erzak da sizden’ diye cevap vermişti. Milis teşkilatı dört beş bin kişiydi. Said Nursî Miralay idi. Yani rütbesi, Albaylıktan bir derece daha yüksek kaymakamlığa denk geliyordu. Kuvvetlerin Başkumandanlığını yapıyordu. Bediüzzaman’ın milis kuvvetlerine ‘Keçe Külahlılar’ derlerdi. Ruslar, ‘Keçe külahlılar geliyor!’ diye duydukları zamanlar nereye kaçacaklarını şaşırır ve bilemezlerdi. Düşmanlar, keçe külahlılarla karşılaştıklarında neye uğradıklarını anlamazlardı. O zamanlar bizim elimizdeki kılıçlar âdeta dürtmek içindi. Halbuki Keçe Külahlılar at üzerinde silah kullanırlardı. Attıklarını mutlaka vururlardı. Üzerlerinde beyaz bir pelerin bulunurdu. Bunun ile fedailer araziye uyarlar, hele kış günlerindeki karda hiç fark edilmezlerdi. Keçe Külahlılar bir fedaî, atının dizginlerini bir koluna bağlar veya kolunu atar, ayaklarını atın karnına sıkı sıkı sarar, tamamen serbest ve rahat bir şekilde, süratli yol alırken, seri olarak ateş ederlerdi. Çok keskin nişancılardı, boş ateş etmezlerdi. Aslında benim bu sizlere anlattığım, devletin arşivlerinde de vardır. Bunları yakın tarihçilerimizden Feridun Kandemir de iyi bilmektedir. Ayrıca Bediüzzaman’ın Nikola Nikolaviç’in Rus Orduları, Başkumandan, olmasına rağmen ayağa kalkmaması olayını, bana tafsilatıyla Fahri Kırkalı anlatmış ve ‘Biz böyle bir kahraman görmemiştik’ diye çok hayran bir şekilde anlatmıştı.
“İyi niyetli bazılarını ülkeye sahip çıkmak çeşitli ırkî teşkilatlar kurmuşlardı. Bunlara Milis Albay da diyor ki: ‘Madem ki, böyle bir kuvvetimiz var, öyle ise, Osmanlı Devletinin yıkılmış olan durumunu kurtaralım. Kurtaralım devletimizi. Çünkü Osmanlı Devleti, İslamiyet'e en büyük hizmeti yapmıştır. Bizlere de çok büyük iyilik ve hizmetler etmiştir. gelin bu büyük devletimizi kurtaralım. Bizler parça parça olursak bir şey yapamayız.”
“Enver Paşa, Bediüzzaman’ın elini öperdi ve dediğini yapardı. (…) Said Nursi’nin ve Milis teşkilatının yaptığı hizmetler Erkan-ı Harbiye arşivinde bulunur.
“Cumhuriyetin ilk yıllarında Mecliste, ne kadar ilim adamı varsa, hepsini harcadılar. Hele o şapka kanunu… Ona itiraz eden bir tek kişi çıkmamıştır. İzmir Fatihi Nureddin Paşa vardı. Ondan başka itiraz eden olmadı. Kâmil Miraslar, Hasan Basri Çantaylar bir şey yapamadılar. Hasan Basri Çantay anlatmıştı: Mecliste Reisicumhur seçilirken Üstad da orada hazır bulunuyor. Reisicumhuru kast ederek ‘Gideyim şuna bir şeyler anlatayım’ diyor. Bunun üzerine başta Hasan Basri Çantay olarak oradakiler korkuyorlar. ‘Şimdi gider, bir şeyler söyler, bizi de tehlikeye atar’ diye Bediüzzaman’a mâni olmaya, onu zorla durdurmaya çalışıyorlar. Ama Üstad dinlemiyor, gidiyor. Paşa, ‘Buyurun bir emriniz mi var?’ diyor. ‘Estağfurullah, emrim filan yok sana söylüyorum. Halîmol, selim ol, refik ol, şefik ol. İşte sana söyleyeceğim bunlar.’ Paşa ‘Teşekkür ederim’ diyor, kendisini kapıya kadar uğurluyor.”
Daha sonra Paşa’nın Şark vilayetleri müfettişliği, mebusluk, Diyanet işleri Başkanlığı gibi tekliflerini de kabul etmedi. Bunun Kendisini susturmak ve sonra harcamak için yapılmış teklif olduğunun farkındaydı…
Bu haberler de ilginizi çekebilir
En Çok Okunanlar

ERTUĞRUL İNCEKUL

SAFVET SENİH

ABDULLAH AYMAZ

ŞERİF ALİ TEKALAN

KADİR GÜRCAN

Cemil Tugay yeni kararını açıkladı: 'Bir süre bağı...

Ahbap soruşturmasında yeni gelişme: Ece Üner, Gökh...

Müslim Sarı’dan yeni parti çıkışına sert tepki: “B...

Mehmet Saraçoğlu'na Washington'da Uluslararası Din...

Özgür Özel: Yeni partinin siyasi kuruluşunu ağusto...







