ABD Yüksek Mahkemesi’nden Trump’a fren: Doğumla vatandaşlık uygulaması devam edecek

Okuma Süresi 2 dkYayınlanma Çarşamba, Temmuz 1 2026
Paylaş
X Post
ABD Yüksek Mahkemesi, Trump’ın doğumla vatandaşlığı sınırlandıran başkanlık kararnamesini 6’ya karşı 3 oyla iptal etti. Karar, Anayasa’nın 14. Değişikliği’ndeki vatandaşlık güvencesinin ABD’de doğan tüm çocukları kapsadığını teyit etti. Kararla birlikte Başkan’ın yürütme emriyle anayasal bir hakkı değiştiremeyeceği net biçimde ortaya kondu.
ABD Yüksek Mahkemesi’nden Trump’a fren: Doğumla vatandaşlık uygulaması devam edecek

ABD Yüksek Mahkemesi, 30 Haziran 2026 Salı günü açıkladığı kararla, Başkan Donald Trump’ın doğumla vatandaşlığı sınırlandırmayı amaçlayan başkanlık kararnamesini 6’ya karşı 3 oyla Anayasa’ya aykırı bularak iptal etti. Karar, Trump yönetiminin göç politikalarına yönelik en önemli hukuki yenilgilerden biri olarak değerlendiriliyor.


Mahkeme, ABD’de doğan çocukların, anne ve babalarının ülkede kaçak ya da geçici statüde bulunmasının vatandaşlık haklarını ortadan kaldırmayacağına hükmetti. Kararda, Anayasa’nın 14. Değişikliği’nde yer alan vatandaşlık güvencesinin, ABD topraklarında doğan ve ülkenin yargı yetkisine tabi olan çocukları kapsadığı vurgulandı.


Trump, 20 Ocak 2025’te, göreve başladığı gün imzaladığı başkanlık kararnamesiyle, ABD’de doğan ancak ebeveynleri Amerikan vatandaşı veya daimi oturma izni sahibi olmayan çocuklara otomatik vatandaşlık verilmesini engellemeye çalışmıştı. Kararname federal mahkemeler tarafından durdurulmuş, dosya 1 Nisan 2026’da Yüksek Mahkeme’de görüşülmüş ve nihai karar 30 Haziran 2026’da açıklanmıştı.


Başyargıç John Roberts tarafından kaleme alınan çoğunluk görüşünde, 14. Değişiklik ile 1898 tarihli United States v. Wong Kim Ark emsal kararının doğumla vatandaşlık ilkesini açık biçimde güvence altına aldığı belirtildi. Mahkeme, Trump yönetiminin “kaçak veya geçici statüde bulunan ebeveynlerin çocuklarının doğumla vatandaş olamayacağı” yönündeki yorumunu reddetti.


Kararla birlikte ABD’de doğan çocukların vatandaşlık hakkı bir kez daha teyit edilirken, Başkan’ın yalnızca bir yürütme emriyle Anayasa’da güvence altına alınmış bu hakkı değiştiremeyeceği de net biçimde ortaya konmuş oldu.