AİHM’den Türkiye hakkında 893 yeni ihlal kararı: ByLock kararı çöktü

Okuma Süresi 5 dkYayınlanma Salı, Haziran 23 2026
Paylaş
X Post
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Türkiye’den yapılan başvurular üzerine bugün açıkladığı üç ayrı komite kararında, yüzlerce kişinin haklarının ihlal edildiğine hükmetti. Mahkeme; Kılıçarslan ve Diğerleri, Çalı ve Diğerleri ile Dönmez ve Diğerleri davalarında, ulusal mahkemelerin ByLock kullanımını tek başına mahkumiyet için yeterli delil saymasını hukuka aykırı buldu.
AİHM’den Türkiye hakkında 893 yeni ihlal kararı: ByLock kararı çöktü

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Kılıçarslan ve Diğerleri/Türkiye kararında 595 kişi hakkında hak ihlali kararı verdi. Mahkeme, başvurucuların adil yargılanma hakkı ile kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesinin ihlal edildiğine hükmetti.

Karar, özellikle ByLock kullanımının tek başına mahkumiyet için yeterli delil sayılması üzerinden dikkat çekti. AİHM, ulusal mahkemelerin bu yaklaşımının başvuruculara fiilen objektif sorumluluk yüklediği sonucuna vardı.

Kararların detayları şöyle:

Kılıçarslan ve Diğerleri Davası: 595 Kişi Hakkında Çifte İhlal

Mahkeme, Kılıçarslan ve Diğerleri/Türkiye kararında, 595 başvurucunun Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 6. maddesinde düzenlenen "adil yargılanma hakkı" ile 7. maddesinde yer alan "kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesinin" ihlal edildiğine karar verdi.

Kararın gerekçesinde, daha önce Büyük Daire tarafından verilen Yüksel Yalçınkaya/Türkiye kararındaki ilkelerin geçerliliğini koruduğu hatırlatıldı. Ulusal mahkemelerin ByLock kullanımını terör örgütü üyeliği için tek başına kesin delil kabul etmesinin, kişilere fiilen "objektif sorumluluk" yüklediği ve bu durumun kanunilik ilkesiyle bağdaşmadığı vurgulandı.

Çalı ve Diğerleri Davası: 264 Başvurucuya Adil Yargılanma İhlali

AİHM, Çalı ve Diğerleri/Türkiye davasında ise 264 başvurucu hakkında adil yargılanma hakkının (Madde 6/1) ihlal edildiğine hükmetti.

Gerekçede, ulusal yargının ByLock deliline yönelik tek tip ve genel yaklaşımının tüm ceza yargılamalarının usul çerçevesini sakatladığı ifade edildi. Başvurucuların dijital verilere etkili biçimde itiraz edebilmesi için gerekli güvencelerin sağlanmadığı ve mahkeme kararlarının yeterli gerekçeden yoksun olduğu saptandı.

Dönmez ve Diğerleri Davası: 34 Kişiye 7. Madde İhlali

Günün açıklanan bir diğer kararı olan Dönmez ve Diğerleri/Türkiye davasında, 34 kişi hakkında kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesinin (Madde 7) ihlal edildiği belirtildi. AİHM, temel yapısal sorunun Madde 7 kapsamında ele alınmış olması nedeniyle, bazı başvurucuların adil yargılanma şikayetlerini ayrıca incelemeye gerek görmedi.

"Ek Deliller Sonucu Değiştirmiyor"

AİHM, üç kararda da dosyalarda ByLock dışında Bank Asya hesap hareketleri, dernek/sendika üyeliği, tanık beyanları veya sosyal medya paylaşımları gibi ek unsurların yer alabileceğini göz ardı etmediğini not düştü. Ancak Yargıtay içtihatlarında aranan "faaliyetlerin sürekliliği, çeşitliliği ve yoğunluğu" ile "örgüt hiyerarşisine bağlılık" kriterlerinin bu ek delillerle kanıtlanması gerektiği hatırlatılarak, ByLock'un tek başına bağımsız ve belirleyici bir mahkumiyet nedeni sayılmasının ihlal sonucunu değiştirmediği vurgulandı.  

Mahkeme, 15 Temmuz sonrasındaki olağanüstü koşulları bağlamsal bir faktör olarak kabul etmekle birlikte, haklara getirilen kısıtlamaların AİHS'nin 15. maddesi kapsamında "durumun zorunlu kıldığı ölçüde" olmadığını ve sınırların aşıldığını karara bağladı.

Tazminat Yok, Yeniden Yargılama Yolu Açık

Komite tarafından verilen ve Büyük Daire'ye başvuru yolu kapalı olan kesin kararlarda, başvurucular lehine herhangi bir maddi veya manevi tazminata ya da yargılama giderine hükmedilmedi. AİHM, ihlal tespitinin başvurucuların uğradığı manevi zarar için tek başına yeterli bir adil tazminat oluşturduğunu beyan etti.

Bununla birlikte mahkeme, tespit edilen ihlallerin başvuruculara iç hukukta (CMK'nın 311/1-f maddesi uyarınca) "yeniden yargılama" talep etme imkanı sağladığını ve mevcut durumda en uygun giderim yolunun bu olacağını önemle belirtti.