AİHM’den Türkiye'le 15 Temmuz'a yönelik önemli sorular!

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), 13 Mayıs 2026 tarihinde hükumete önemli bir başvuru bildirdi. Başvuruya konu olay, 15 Temmuz gecesi Kars’taki olaylara katıldıkları iddia edilen TSK mensubu bir grup askerin yargılanması ve cezalandırılmasıyla ilgili. Olay tarihinde Kars 14. Mekanize Piyade Tabur Komutanlığı’na bağlı 1. Tank Taburu’nda çeşitli rütbelerde görev yapan başvurucular hakkında, ilk derece mahkemesi önce beraat veya ceza verilmesine yer olmadığına karar verdi. Ancak bu kararlar temyizde bozulurken, yeniden yapılan yargılamada başvurucular TCK’nın 309/1 ve 39. maddeleri uyarınca “anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım etme” suçundan mahkum edilerek 12 yıl 6 ay ile 13 yıl 4 ay arasında değişen hapis cezalarına çarptırıldı. Başvurucuların Anayasa Mahkemesi’ne yaptıkları bireysel başvurular ise mahkeme tarafından kabul edilemez bulundu.
Başvurucular, adil yargılanma hakkı ile kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesinin ihlal edildiğini iddia edip konuyu AİHM’e taşıdı. Başvurucular, AİHS’in 6/1. maddesi kapsamında, ulusal mahkemelerin gerekçeli karar hakkına uymadığını ve mahkumiyet hükümlerinde yeterli gerekçe sunmadığını ileri sürüp AİHS’in 7. maddesi kapsamında, ulusal mahkemelerin TCK’nın 309 § 1 ve 39. maddelerindeki suçun maddi ve manevi unsurlarını hukuka uygun şekilde tespit edemediğini, dolayısıyla mahkumiyetlerinin kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesiyle bağdaşmadığını belirtti. Ek olarak iki başvurucu, AYM’nin AİHS’in 7. maddesi kapsamındaki şikayetlerini mahkum edildikleri ceza hükümleri çerçevesinde incelemediğini belirterek mahkemeye erişim haklarının ihlal edildiğini iddia etti.
AİHM, başvuruyu Hükümete bildirmiş ve şu soruları yöneltti:
-Başvurucular, kendilerine yöneltilen suçlamalarla ilgili olarak AİHS’in 6/1 maddesine uygun şekilde adil bir yargılanmaya tabi tutulmuşlar mıdır? Özellikle ulusal mahkemeler, başvurucuları TCK’nın 309 § 1 ve 39. maddeleri uyarınca anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım etmekten mahkum ederken kararlarında yeterli gerekçe sunmuş mudur?
-Başvurucuların anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım etme suçundan aldıkları mahkumiyetler AİHS’in 7. maddesinin gereklilikleriyle uyumlu mudur? Bu kapsamda, TCK’nın 309 § 1 maddesinde düzenlenen anayasal düzeni ihlal suçu ile TCK’nın 39. maddesinde düzenlenen yardım etme eyleminin unsurları nelerdir ve bu unsurlar başvurucuların somut olaylarında gerçekleşmiş midir? Özellikle ulusal mahkemeler, Yargıtay içtihatlarında da ortaya konulduğu üzere, ilgili suçun manevi unsurunun (suç kastının) başvurucuların davasında gerçekleşip gerçekleşmediğini AİHS’in 7. maddesinin gerektirdiği şekilde usulünce tespit etmiş midir?
-İki başvurucu açısından; AYM’nin başvurucuların AİHS’in 7. maddesi kapsamındaki şikayetlerine yönelik yaptığı hatalı olduğu iddia edilen değerlendirme, başvurucuların AİHS’in 6/1. maddesi kapsamındaki mahkemeye erişim hakkını ihlal etmiş midir?
- https://hudoc.echr.coe.int/#{“itemid”:[“001-250594”]}
Konuyla ilgili paylaşım yapan hukukçu Ufuk Yeşil, şu ifadeleri kullandı: “Daha öncede belirttiğimiz üzere, Yasak/Türkiye başvurusu TCK’nın 314. maddesi kapsamında yapılan yargılamaları artık boşa düşürdüğü gibi, AİHM’in suçun unsurları ve özellikle de manevi unsura ilişkin tespitleri 15 Temmuz olaylarıyla ilgili tüm yargılamalar için de geçerlidir. Zira örgüt üyeliği suçunun manevi unsuru ile TCK 309 ve ya 312. maddede düzenlenen suçların manevi unsuru aynıdır ve darbe teşebbüsünü bilmek ve gerçekleşmesini istemektir.
Şayet adil bir yargılama yapılsa, bu dosyalarında neredeyse tamamında beraat çıkar. Çünkü bu zamana kadar, kendi itirafı dışında bu dosyalarda da darbe teşebbüsünü bildiği ve gerçekleşmesi istediği ispat edilen kimse yoktur. Askeri personel, ”terör tatbikatı ya da saldırısı var” denilerek birlik ve kışlalarından çıkarılmış, meydana gelen olayla hiç bir ilgileri olmadığını ve gerçek durumu delilleriyle ispatlamalarına rağmen TCK’daki en ağır cezalarla cezalandırılmışlar ve suçsuz yere 10 yıldır cezaevinde tutulmaktadırlar. Dolayısıyla, bu ve benzeri başvurulardan çıkacak hak ihlali kararlarının, süregelen bu hukuksuz döngüye bir son vermesi beklenmektedir.”
Bu haberler de ilginizi çekebilir
En Çok Okunanlar

ERTUĞRUL İNCEKUL

CUMA KARAMAN

ABDULLAH AYMAZ

ARİF ASALIOĞLU









