AKP'li Sayan ve eşine kötü haber: 'Cezasızlık için menfaatin 2 katının Hazine'ye ödenmesi gerekiyor'

⏱ Okuma Süresi 4 dk•Yayınlanma Çarşamba, Ekim 7 2026
Paylaş
X Post
Fon soruşturmasında eski bakan Fatma Betül Sayan Kaya ile eşi İlyas Kaya’nın 1 milyar 860 milyon lirayı TMSF bünyesindeki isteğe bağlı iade hesabına yatırdığı belirtilirken, çift şüpheli sıfatıyla ifadeye çağrıldı. Diğer yandan Kaya çifti 'cezasızlık'tan faydalanmak istiyorsa, kanuna göre elde edilen veya elde edilmesine sebep olunan menfaatin iki katını Hazine’ye ödemek zorunda.
AKP'li Sayan ve eşine kötü haber: 'Cezasızlık için menfaatin 2 katının Hazine'ye ödenmesi gerekiyor'

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından sermaye piyasasındaki işlemlere yönelik yürütülen ve kamuoyunda "fon soruşturması" olarak bilinen soruşturma sürüyor. 


BUGÜN İFADE VERECEKLER

Soruşturma kapsamında eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı ve AKP Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya ile eşi İlyas Kaya’nın bugün “şüpheli” sıfatıyla ifade verecekleri öğrenildi.


Çiftin ifadeye çağrılması, haklarında gündeme gelen iade haberlerinin ardından geldi. Kaya çiftinin 1 milyar 860 milyon lirayı TMSF bünyesindeki isteğe bağlı iade hesabına yatırdığı belirtiliyor.


“YALNIZCA KAZANCIN GERİ VERİLMESİ YETERLİ DEĞİL”

Cumhuriyet'te yer alan habere göre vergi Uzmanı Mahmut Aydoğmuş, yaptığı değerlendirmede SPK’nın açtığı “isteğe bağlı iade hesabı” ile Sermaye Piyasası Kanunu’nun 107’nci maddesindeki etkin pişmanlık düzenlemesinin birbirinden ayrılması gerektiğini belirterek şunları söyledi:


“Piyasa dolandırıcılığı suçunda yalnızca elde edilen kazancın geri verilmesi cezasızlık için yeterli değil. Kanun, elde edilen veya elde edilmesine sebep olunan menfaatin iki katının Hazine’ye ödenmesini öngörüyor. Soruşturma başlamadan önce bu şartların yerine getirilmesi halinde cezaya hükmolunmuyor; soruşturma başladıktan sonra ise aşamasına göre cezada indirim gündeme geliyor.”


SPK’nin oluşturduğu iade mekanizmasına da değinen Aydoğmuş şöyle devam etti:


“Tam da bu nedenle SPK’nin oluşturduğu iade mekanizmasının hukuki zemininin çok daha açık ortaya konulması gerekiyor. Bir idari düzenleme veya iade mekanizmasıyla kanunda öngörülmeyen yeni bir cezasızlık alanı yaratılamaz. İadenin inceleme, suç duyurusu ve idari yaptırım süreçlerine nasıl etki edeceğinin açıkça ortaya konulmaması hukuki belirlilik açısından ciddi bir eksikliktir. ‘Parayı iade et, dosyayı kapat’ şeklinde algılanabilecek bir uygulama sermaye piyasalarında çok tehlikeli bir emsal oluşturur.”


“ASIL SORU ‘NEDEN ZAMANINDA TESPİT EDİLEMEDİ?’”

Asıl konunun isimlerden ziyade “Neden zamanında tespit edilemedi?” sorusu olduğunu söyleyen Aydoğmuş şu ifadeleri kullandı:


“Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi üzerinden yürüyen tartışma önemli; ancak mesele iki kişinin yaptığı ya da yapacağı iadeye indirgenemeyecek kadar büyük. Üstelik dosyada kamuoyuna mal olmuş başka isimler de bulunuyor. Asıl sorulması gereken, bugün iadesi konuşulan bu olağanüstü kazançların ve işlemlerin neden zamanında tespit edilemediğidir. Yaşananlar SPK açısından ciddi bir denetim zafiyetini tartışmaya açıyor. Böylesine büyük bir piyasayı düzenleyen ve denetleyen SPK’nın bünyesinde klasik anlamda bir Teftiş Kurulu bulunmaması da sorgulanmalıdır.”


“ASIL TARTIŞMA İADELERDEN SONRA BAŞLAYACAK”

Aydoğmuş, değerlendirmesini şöyle tamamladı:


“Bu dosya, manipülasyon yaptığı ileri sürülen kişilerin kazançlarını iade etmesi ve mağdurlara ödeme yapılmasıyla kapatılamaz. Siyasi bağlantılardan denetim mekanizmasının işleyişine, fonların nasıl bu büyüklüklere ulaştığından işlemlerin neden zamanında tespit edilemediğine kadar cevaplanması gereken çok sayıda soru var. Fon krizi daha çok su kaldırır; asıl tartışma iadeler yapıldıktan sonra başlayacaktır.”