Algılamak bile zor: İktidar, ilk 7 ayda faize dakikada 6 milyon TL ödedi

Temmuz ayında ise faiz giderleri, önceki yılın aynı ayına kıyasla yüzde 142,8 artışla 326,7 milyar TL olarak kaydedilmiştir. Bu durum, bütçenin faiz dışı kalemlerde fazla vermesine rağmen, artan borçlanma maliyetlerinin bütçe açığına yol açtığını ortaya koymaktadır.
Faiz giderlerindeki bu yükseliş, geçmişte uygulanan ve "Faiz sebep, enflasyon sonuç" tezini temel alan düşük faiz politikalarının ardından döviz kuru, enflasyon ve yüksek faiz döngüsü şeklinde kamu maliyesine yansıyan bir maliyet olarak değerlendirilmektedir.
Ödenen 1,8 trilyon TL'lik faiz, aylık ortalama 255 milyar TL'nin üzerinde bir tutara denk gelmektedir. Bu hesaba göre, merkezi bütçeden faize her gün yaklaşık 8,5 milyar TL, saatlik 350 milyon TL ve dakikada yaklaşık 6 milyon TL ödeme yapıldığı belirtilmiştir.
Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın açıkladığı verilere göre, 2026 yılı Temmuz ayında merkezi yönetim bütçe giderleri 1 trilyon 790,5 milyar TL, bütçe gelirleri ise 1 trilyon 412,4 milyar TL olarak gerçekleşti. Bu durum, Temmuz ayında 378,1 milyar TL bütçe açığına yol açmıştır. Aynı ayda faiz giderleri 326 milyar 764 milyon TL'ye yükselirken, bu rakam geçen yılın Temmuz ayındaki 134 milyar 588 milyon TL'ye kıyasla yüzde 142,8'lik bir artışı ifade etmektedir. Geçen yıl Temmuz ayında 110,7 milyar TL fazla veren faiz dışı denge, bu yıl 51,3 milyar TL açık vermiştir. Faiz giderlerindeki artışın etkisiyle, geçen yıl Temmuz ayında 23,9 milyar TL olan bütçe açığı, bu yıl 378,1 milyar TL'ye yükselmiştir.
Ocak-Temmuz 2026 dönemini kapsayan ilk yedi ayda ise merkezi yönetim bütçe giderleri toplam 10 trilyon 520,7 milyar TL, bütçe gelirleri ise 9 trilyon 199,7 milyar TL olarak kaydedildi. Bu dönemde bütçe açığı 1 trilyon 320,9 milyar TL'ye ulaşmıştır. Aynı yedi aylık dönemde faiz dışı giderler 8 trilyon 729,7 milyar TL seviyesinde gerçekleşirken, bütçeden faize ayrılan miktar yaklaşık 1 trilyon 791 milyar TL olmuştur.
Verilere göre, Ocak-Temmuz döneminde faiz dışı denge 470,1 milyar TL fazla vermiştir. Ancak, aynı dönemde yapılan yaklaşık 1,8 trilyon TL'lik faiz ödemeleri nedeniyle, merkezi yönetim bütçesi toplamda 1,32 trilyon TL açık vermiştir. Bu durum, faiz ödemelerinin mevcut seviyede olmaması halinde bütçenin fazla verebileceğini göstermektedir.
Temmuz ayında gerçekleşen 1 trilyon 790,5 milyar TL'lik bütçe harcamasının 326,7 milyar TL'si faiz ödemelerine ayrılmıştır. Bu durum, söz konusu ayda yapılan her 5,5 TL'lik bütçe harcamasının yaklaşık 1 TL'sinin faiz ödemelerine tahsis edildiğini göstermektedir. Faiz giderlerindeki yüzde 142,8'lik artış, aynı ay toplam bütçe giderlerindeki yüzde 59,8'lik artışın üzerinde seyretmiştir.
Faiz yükünün yıllara göre değişimi dikkat çekmektedir. Merkezi yönetim bütçesinden faize 2020 yılında 133,96 milyar TL, 2021 yılında 180,85 milyar TL, 2022 yılında 310,90 milyar TL, 2023 yılında 674,61 milyar TL ve 2024 yılında 1 trilyon 270,45 milyar TL ödenmiştir. 2025 yılında bu rakam 2 trilyon 54,38 milyar TL'ye ulaşmıştır. 2026 yılının ilk yedi ayındaki yaklaşık 1 trilyon 791 milyar TL'lik ödeme de eklendiğinde, 2020 yılından bu yana bütçeden faize yapılan toplam ödeme 6,4 trilyon TL'yi aşmıştır.
Bu karşılaştırma, faiz ödemelerindeki artışın boyutunu gözler önüne sermektedir. 2020 yılında yılın tamamında yapılan faiz ödemesi 134 milyar TL düzeyinde iken, 2026 yılının sadece Temmuz ayındaki faiz gideri 326,7 milyar TL olarak gerçekleşmiştir. Bu durum, tek bir aylık faiz giderinin, 2020 yılının tamamındaki ödemenin yaklaşık 2,4 katına çıktığını göstermektedir. Aynı şekilde, 2026 yılının ilk yedi aylık faiz ödemesi, 2020 yılının tamamındaki faiz giderinin yaklaşık 13 katına ulaşmıştır.
Faiz giderlerindeki bu artışın arka planında, hükümetin son yıllarda izlediği ekonomi politikaları yer almaktadır. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, uzun bir süre "Faiz sebep, enflasyon sonuç" tezini savunarak faizlerin indirilmesi gerektiğini belirtmiştir. Bu politikalar doğrultusunda faiz oranlarında düşüş yaşanmış, ancak enflasyon oranlarında artış kaydedilmiştir. Resmi verilere göre, yıllık tüketici enflasyonu Ekim 2022'de yüzde 85,51 seviyesine kadar yükselmiştir. Bu gelişmelerin ardından ekonomi yönetimi, faiz politikalarında değişikliğe giderek faiz oranlarını kademeli olarak artırma yoluna gitmiştir. Mevcut durumda, faiz oranları yüksek seviyesini korumaktadır; Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Temmuz 2026'da politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit tutmuştur.
Uygulanan ekonomi politikaları neticesinde faiz giderleri, bütçeden doğrudan kamu hizmeti üretmeden çıkan önemli kalemlerden biri haline gelmiştir. Yılın ilk yedi ayında faize yaklaşık 1,8 trilyon TL ödenmesi, kamu maliyesi üzerindeki borçlanma maliyetinin ağırlığını ve etkisini ortaya koymaktadır.
Bu haberler de ilginizi çekebilir
En Çok Okunanlar

ARİF ASALIOĞLU

KADİR GÜRCAN

ABDULLAH AYMAZ

NUMAN YILMAZ YİĞİT

HARUN TOKAK

Pervin Buldan, Üç Cinayetin Araştırılması İçin Ada...

Türker Ertürk Sosyal Medya Paylaşımları Nedeniyle ...

Ankara'da Madencilerden Enerji Bakanlığı Önünde Ey...

Açlık Sınırı 49 Bin 556 Liraya, Yoksulluk Sınırı 1...

MEB'den Yasa Dışı Yabancı Okul Öğrencilerine Denkl...






