Hükümet kredi musluklarını açmaya mı hazırlanıyor?

Okuma Süresi 4 dkYayınlanma Pazartesi, Ağustos 17 2026
Paylaş
X Post
Ekonomi yönetimi, uygulanan sıkı para politikasını üç ana alanda esnetmeye hazırlanıyor. Reel sektör ve bankacılık kaynaklarından edinilen bilgilere göre; gecelik fonlama faizinin politika faizine yakınlaştırılması, döviz ve KOBİ kredilerindeki büyüme sınırlarının esnetilmesi ve döviz kurunun enflasyon paralelinde bir seyir izlemesi beklenen adımlar arasında yer alıyor.
Hükümet kredi musluklarını açmaya mı hazırlanıyor?



Enflasyonla mücadele programı kapsamında uygulanan sıkı para politikasında, finansal istikrarı koruyarak reel sektörün üretim ve ihracat faaliyetlerini destekleyecek düzenlemeler öngörülüyor.

Ekonomim gazetesinden Merve Yiğitcan'ın haberine göre, ekonomi yönetimi, para politikası aktarım mekanizmasını ve piyasa likiditesini etkileyen üç ana alanda esneklik sağlamaya hazırlanıyor.

Piyasanın fonlama maliyetini ve likidite dengesini etkileyen fonlama yapısında değişiklikler bekleniyor. Halihazırda yüzde 37 olan politika faizi ile yüzde 40 seviyesindeki gecelik fonlama faizleri arasındaki farkın kapatılması hedefleniyor.

Kaynaklar, gecelik faizlerin önümüzdeki haftalarda yüzde 37 olan politika faizi seviyesine kademeli olarak yaklaştırılacağını belirtiyor. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan da yılın 3. Enflasyon Raporu toplantısında fonlama koşullarında esneklik sinyali vermişti. Karahan, “Temel fonlama aracımız olan bir hafta vadeli repoya dönüş gündemimizde, bunu değerlendirebiliriz” ifadelerini kullanmıştı.

Finansman erişiminde beklenen önemli adımlardan biri de kredi büyüme sınırlarında sağlanacak esneklik olarak öne çıkıyor.

Bakanlık kaynaklarından edinilen bilgilere göre, döviz kredilerindeki aylık yüzde 0,5'lik büyüme sınırının esnetilmesi ve KOBİ'lerin genel Türk Lirası (TL) işletme kredilerine erişimini zorlaştıran büyüme kısıtlarının yumuşatılması bekleniyor. Bu adımlarla imalatçı ve ihracatçı şirketlerin sermaye ihtiyaçlarını karşılaması için olanak sağlanması hedefleniyor.

TL ticari kredilerinde, KOBİ kredileri için aylık büyüme sınırı yüzde 2-2,5 bandına kadar düşürülmüştü. Bankalara bu limitlerin aşılması durumunda zorunlu karşılık yükümlülükleri getirilmişti.

Yatırım, ihracat, tarım veya KOSGEB kaynaklı krediler büyüme sınırlarından istisna tutulsa da, bankaların risk iştahının azalması ve sermaye kısıtları nedeniyle bu muafiyetler piyasanın likidite sorununu çözmekte yetersiz kaldı.

Sıkılaştırma döneminde TL kredi olanaklarının daralması ve maliyetlerin yükselmesi üzerine ihracatçı ve sanayici firmalar, borçlanma ihtiyaçlarını yabancı para (YP) kredilere yönlendirmişti.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, döviz kredilerindeki hızlı artışı durdurmak amacıyla bu kredilerin aylık büyüme sınırını kademeli olarak yüzde 0,5 seviyesine çekmişti.

Döviz kuru politikasına ilişkin de değişiklik sinyalleri bulunuyor. Sıkılaşma sürecinin başlangıcından bu yana Türk Lirası'nın reel olarak değer kazanması temel referans noktası olarak kullanıldı. Yeni dönemde ise döviz kurunun enflasyon oranına daha paralel bir seyir izleyeceği belirtiliyor.

Ekonomi yönetiminin, ihracatçıların “Kur enflasyonun altında kalıyor, dış pazarlarda rekabet gücümüzü kaybediyoruz” eleştirilerini göz önünde bulundurduğu belirtiliyor. Kurda spekülatif veya ani sıçramalara izin vermeden, enflasyon patikasına paralel, kontrollü bir artışa olanak tanınacağı iddia ediliyor.