Özgür Özel: “Yeni dönem çoktan başladı, otoriterlik Türkiye’nin kaderi değildir”

Okuma Süresi 5 dkYayınlanma Salı, Ağustos 18 2026
Paylaş
X Post
Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, İtalya’nın yüksek tirajlı gazetelerinden Corriere della Sera’da yayımlanan makalesinde Türkiye’deki siyasi atmosferi ve muhalefetin karşı karşıya olduğu baskıları değerlendirdi. İktidarın kurumlar üzerindeki kontrolünü artırdığını ve yargının siyasallaştığını savunan Özel, “Otoriterlik Türkiye’nin kaderi değildir. Yeni dönem çoktan başladı” dedi.
Özgür Özel: “Yeni dönem çoktan başladı, otoriterlik Türkiye’nin kaderi değildir”

“Yeni Parti: Türkiye’de Değişime Açılan Yeni Bir Yol” başlıklı makalesinde Türkiye’de yeni bir siyasi hareketin ortaya çıktığını belirten Özel, Yeni Parti’nin kuruluş gerekçesini demokratik siyasette yeni bir yol açma ihtiyacı olarak açıkladı.

Türkiye’de 2002’den bu yana iktidarda olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan döneminde demokratik gerileme yaşandığını ileri süren Özel, iktidarın zaman içinde kurumlar üzerindeki kontrolünü artırdığını ve muhalefet üzerindeki baskıyı yoğunlaştırdığını savundu.

Özel, iktidarın “demokrasiyi içeriden boşalttığını” öne sürerek, kurumların ele geçirildiğini, bağımsız medyanın zayıflatıldığını, yargının siyasallaştırıldığını ve muhaliflerin sindirilmeye çalışıldığını iddia etti.

“Muhalefet üzerindeki baskı sürüyor”

Mart 2025’ten itibaren siyasi atmosferin daha da ağırlaştığını savunan Özel, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun genişleyen soruşturmalar kapsamında tutuklandığını belirtti.

İmamoğlu’nu Erdoğan’ın karşısındaki en güçlü siyasi rakip olarak tanımlayan Özel, aynı süreçte 30’dan fazla belediye başkanının görevden uzaklaştırıldığını veya tutuklandığını ileri sürdü.

CHP’nin siyasi varlığının ve yönetiminin meşruiyetinin de davalar yoluyla tartışmaya açılmaya çalışıldığını savunan Özel, yaşananların yalnızca seçim sonuçları üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etti.

“Çizilmek istenen sınırları kabul etmiyoruz”

Yeni Parti’nin kuruluşunu demokratik muhalefete yönelik baskılara karşı bir itiraz olarak tanımlayan Özel, CHP’den ayrılırken partinin cumhuriyetçi, demokratik ve sosyal demokrat mirasını reddetmediklerini vurguladı.

Özel, yeni siyasi hareketin gücünü değişim umudunu kaybetmeyen milyonlardan aldığını belirterek gençler, emekçiler, çiftçiler, emekliler, kadınlar, girişimciler ve demokratik haklarını savunan yurttaşlara dikkat çekti.

“Biz demokratik muhalefete çizilmek istenen bu sınırları kabul etmedik” diyen Özel, Yeni Parti’nin bu itirazdan doğduğunu ifade etti.

“Toplumsal birliktelik hedefliyoruz”

Yeni Parti’nin köklerinin sosyal demokraside olduğunu belirten Özel, demokrasi ve hukuk mücadelesinin artık tek bir siyasi geleneğin sorumluluğu olarak görülemeyeceğini savundu.

Farklı siyasi görüşlerden demokratları ve kendisini herhangi bir siyasi etiketle tanımlamak istemeyen yurttaşları aynı zeminde buluşturmayı hedeflediklerini söyleyen Özel, temel ilkelerinin yargı bağımsızlığı, adil seçimler, siyasi iktidarın hesap verebilirliği ve yurttaşların eşitliği olduğunu belirtti.

Yeni Parti’nin geleneksel anlamda bir ittifak projesi olmadığını ifade eden Özel, “Yukarıda siyasi aktörlerin bir araya geldiği bir ittifak değil, aşağıdan yukarıya kurulan bir toplumsal birliktelik hedefliyoruz” dedi.

“Demokratik Türkiye, Avrupa için güvenilir ortak olur”

Makalesinde İtalya ile Türkiye arasındaki siyasi farklılıklara rağmen iki ülkenin ortak Akdeniz ve Avrupa tarihine sahip olduğuna dikkat çeken Özel, demokrasinin yalnızca siyasi ve ahlaki bir tercih olmadığını, aynı zamanda ekonomik ve stratejik bir güç olduğunu savundu.

Bağımsız kurumların ekonomik güveni artıracağını, hukukun üstünlüğünün yatırımları teşvik edeceğini belirten Özel, öngörülebilir ve kuralları işleyen bir Türkiye’nin uluslararası alanda daha güvenilir bir ortak haline geleceğini ifade etti.

Özel, “Demokratik bir Türkiye daha özgür, ekonomik olarak daha güçlü, Avrupa ve Akdeniz için de daha güvenilir bir ortak olacaktır” değerlendirmesinde bulundu.

“Hiçbir siyasi dönem sonsuza kadar sürmez”

Otoriterlikle mücadelenin yalnızca yeni bir siyasi parti kurmakla mümkün olmayacağını belirten Özel, demokratik katılımın tabandan güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Hedeflerinin yalnızca seçim kazanmak olmadığını vurgulayan Özel, Türkiye’nin demokratik geleceğine ilişkin mesaj verdi.

“Otoriterlik Türkiye’nin kaderi değildir” diyen Özel, Türkiye’nin güçlü bir demokrasi geleneğine, sivil topluma ve genç nüfusa sahip olduğunu savundu.

Türkiye’nin geleceğinin iktidarı kalıcı bir hak gibi gören küçük bir çevrenin değil, yurttaşların iradesiyle şekillenmesi gerektiğini belirten Özel, makalesini şu ifadelerle tamamladı:

“Yirmi yılı aşkın süredir Türkiye’de siyasi dönemin belirleyici ismi Erdoğan oldu. Ama hiçbir siyasi dönem sonsuza kadar sürmez. Yeni dönem çoktan başladı.”