Avrupa’da market fiyatları uçurum oluşturdu: İsviçre zirvede, Türkiye’de gıda enflasyonu alarm veriyor

⏱ Okuma Süresi 5 dk•Yayınlanma Cumartesi, Ekim 24 2026
Paylaş
X Post
Avrupa’da market alışverişinin maliyeti ülkeden ülkeye büyük farklılık gösteriyor. İsviçre’de fiyatlar Avrupa Birliği ortalamasının yüzde 89,2 üzerine çıkarken, Moldova en ucuz ülke olarak öne çıkıyor. Türkiye ise AB ortalamasının altında kalmasına rağmen Avrupa’nın en yüksek gıda enflasyonuna sahip ülkesi olarak dikkat çekiyor.
Avrupa’da market fiyatları uçurum oluşturdu: İsviçre zirvede, Türkiye’de gıda enflasyonu alarm veriyor

Avrupa genelinde gıda fiyatları arasındaki fark, tüketicilerin alım gücünü ve hane bütçelerini doğrudan etkiliyor. Aynı ürünlerden oluşan bir alışveriş sepeti, bir ülkede oldukça uygun fiyatlarla doldurulabilirken başka bir ülkede neredeyse iki katından fazlasına mal olabiliyor.

Euronews Türkçe'de Servet Yanatma imzasını taşıyan habere göre, Numbeo’nun 2026 ortası verileri İsviçre’nin Avrupa’nın en pahalı market alışverişi yapılan ülkesi olduğunu gösteriyor. Avrupa Birliği ortalamasının 100 kabul edildiği endekste İsviçre 189,2 puana ulaşırken Moldova 57,2 puanda kaldı.

İsviçre ve İskandinav ülkeleri listenin başında

Market fiyatlarının en yüksek olduğu ülkeler arasında İsviçre’nin ardından İzlanda, Norveç, Lüksemburg ve Danimarka geliyor. Finlandiya ve İsveç de AB ortalamasının üzerinde fiyat seviyelerine sahip.

Avrupa’nın büyük ekonomileri arasında Fransa, AB ortalamasının yüzde 27,5 üzerindeki market fiyatlarıyla öne çıkıyor. Almanya, İtalya ve Birleşik Krallık’ta da fiyatlar ortalamanın üzerinde seyrediyor. İspanya ise bu beş büyük ekonomi arasında AB ortalamasının altında kalan tek ülke.

AB içerisinde market alışverişinin en ucuz olduğu ülke Romanya. Burada fiyatlar AB ortalamasının yüzde 33,3 altında bulunuyor. Kuzey Makedonya, Bosna Hersek ve Sırbistan gibi ülkelerde de market fiyatları görece düşük seviyelerde.

Türkiye’de fiyatlar ortalamanın altında, enflasyon yüksek

Türkiye’nin market fiyatları endeksindeki puanı 82,1 olarak hesaplandı. Bu değer, Türkiye’de fiyatların AB ortalamasının altında olduğunu gösteriyor. Ancak bu durum, gıdanın Türkiye’de vatandaşlar için daha erişilebilir olduğu anlamına gelmiyor.

Gelir düzeyi ve satın alma gücü, market alışverişinin hane bütçesine etkisini belirleyen temel unsurlar arasında yer alıyor. Ürünlerin nominal fiyatları düşük olsa bile gelirler yetersiz kaldığında gıda harcamaları aile bütçesinde daha büyük bir yük oluşturabiliyor.

Romanya bunun dikkat çekici örneklerinden biri. Market fiyatları AB ortalamasının altında olmasına rağmen ülkede hane halkları bütçelerinin yüzde 23,1’ini gıda ve alkolsüz içeceklere ayırıyor.

18 ürünlük sepetin maliyeti 69,84 avro

Haberde yer verilen hesaplamaya göre, 18 farklı market ürününden oluşan alışveriş sepetinin AB genelindeki ortalama maliyeti 69,84 avro.

Aynı sepet İsviçre’de 137,90 avroya yükselirken Moldova’da 41,10 avroya düşüyor. Norveç’te sepetin maliyeti 116,10 avroyu buluyor. Fransa’da 87,40 avro olan sepet, İspanya’da 63 avroya mal oluyor.

Bu karşılaştırmalar, ülkeler arasındaki fiyat farklarının yalnızca birkaç üründen kaynaklanmadığını, temel tüketim harcamalarının genelinde belirginleştiğini ortaya koyuyor.

Enerji, işçilik ve ulaşım maliyetleri fiyatları artırıyor

Gıda fiyatlarındaki farklılıkların arkasında yalnızca tarımsal üretim maliyetleri bulunmuyor. İşçilik giderleri, enerji fiyatları, kira, vergiler, lojistik ve perakende piyasasının yapısı da fiyatların oluşumunda etkili oluyor.

Uzmanlara göre enerji ve özellikle yakıt maliyetleri, tarladan market rafına uzanan tedarik zincirinin tamamını etkiliyor. Traktörlerin çalıştırılmasından ürünlerin işlenmesine ve marketlere taşınmasına kadar birçok aşamada ortaya çıkan maliyetler, tüketici fiyatlarına yansıyor.

Üstelik enflasyonun yavaşlaması, fiyatların düşmesi anlamına gelmiyor. Enflasyon pozitif kaldığı sürece fiyatlar artmaya devam ediyor; yalnızca artışın hızı azalıyor.

Bir ekmeğin fiyatı üç katı aşabiliyor

Ülkeler arasındaki fark, temel gıda ürünlerinde de çarpıcı biçimde görülüyor. Numbeo verilerine göre 500 gramlık taze beyaz ekmek Danimarka’da 3,18 avroya satılırken Bulgaristan’da 1,02 avroya mal oluyor. Böylece aynı miktardaki ekmeğin fiyatı Danimarka’da üç katı aşıyor.

Bu farklarda ücretler, enerji, kira, ulaşım ve vergilerin yanı sıra tarımsal verimlilik ve tüketici tercihleri de rol oynuyor.

Ancak fiyatları karşılaştırırken yalnızca etiketlere bakmak yeterli değil. Asıl belirleyici olan, tüketicilerin kazançlarıyla ne kadar gıda satın alabildiği. Bu nedenle düşük market fiyatları, tek başına ekonomik rahatlık veya yüksek satın alma gücü anlamına gelmiyor.