Avrupa’nın Stratejik Uyanışı ve Anti-Balistik Füze Koalisyonu: Moskova ile gerilim had safhada

Ukrayna’yı destekleyen ve ağırlıklı olarak Avrupa ülkelerinden oluşan ‘Koalisyon’ üyeleri, 13 Temmuz’da Paris’te bir araya gelerek Kiev’e yönelik yeni yardım seçeneklerini ve ortak askeri tatbikat planlamasını ele aldılar. Fakat bu toplantı sadece Kiev’in desteklenmesi olarak kalmadı ve Avrupa’nın stratejik uyanışı olarak değerlendirildi. Gelişmeyi, Avrupa’da güvenlik ve savunmada bağımsızlık, stratejik özerklik arayışının güçlenmesi, savunma bütçelerinin arttırılması, NATO-AB ilişkilerinde daha proaktif bir Avrupa savunma profilinin ortaya çıkması şeklinde özetlemek mümkün.
Ayrıca, Paris’teki zirve kapsamında Ukrayna’nın da aralarında bulunduğu 10 Avrupa ülkesi, balistik füzelere karşı ortak savunma kapasitesi oluşturmak amacıyla "Balistik Füze Savunma Koalisyonu" kurulması konusunda anlaştı. Aslında bu karar da Avrupa’nın stratejik uyanışının bir parçası. Ortak füze savunma mimarisi kurma, sensörler ve savunma kabiliyeti entegrasyonu, ABD/NATO ile koordinasyon ve maliyet paylaşımı çerçevesinde Avrupa içi veya Avrupa-çaplı bir savunma koalisyonu oluşturmayı hedefleniyor. Amaç, balistik füzelere karşı önleyici, ikincil savunma kapasitelerini güçlendirmek. İlk aşamaları ise Ukrayna reelinde ortaya koymak.
Bilindiği üzere Ukrayna savaşı sonrasında Rusya’nın güvenlik ve dış ilişkiler doktrininideki değişiklikler Avrupa’daki güvenlik algısını etkiledi. Bununla birlikte, Orta Doğudaki gelişmeler (İsrail, İran, Suriye, Irak ve Libya), balistik yeni tecrübeler, ve Çin’in küresel aktörlüğüyle ilgili endişeler Avrupa’daki güvenlik algısını başka yönlerden etkileyen hususlar. Bu temel etkilerden dolayı, ABD-AB arasındaki güvenlik işbirliğinin yeniden tanımlanması, Avrupa’nın kendi savunma endüstrisini güçlendirme ve karar alma süreçlerinde daha hızlı hareket etme istekleri ortaya çıktı. Savunma bütçeleri büyüdü ve bu konuda uzun vadeli planlar yapıldı. AB’nin teknoloji ve endüstri tabanını güçlendirme ihtiyacı desteklendi/destekleniyor.
AB ile Birleşik Krallık aynı amaçta birleşti
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un açıklamalarına göre toplantının ana gündem maddeleri arasında, Avrupa’nın sanayi kapasitesinin bu amaçla kullanılması ve ortak askeri tatbikatların planlanması yer aldı. Özetle zirve, Avrupa’nın balistik füze savunmasını güçlendirmeye yönelik yeni bir iş birliği girişiminin önünü açtı. Rusya’nın Ukrayna’ya karşı dört yılı aşkın süredir sürdürdüğü saldırılar sırasında edinilen tecrübelerin Avrupa’nın ortak savunma kapasitesine aktarılmasını amaçlayan girişime çok sayıda AB üyesi ülke destek verdi.
Zirve kapsamında öne çıkan bir diğer önemli bir gelişme ise Birleşik Krallık’ın AB’nin Ukrayna’ya yönelik 90 milyar avroluk destek kredisine katılma kararı oldu. Bu kararla İngiliz savunma şirketlerinin söz konusu fon kapsamında finanse edilen projelerde daha etkin rol üstlenmesinin ve Brexit sonrasında AB ile Birleşik Krallık arasındaki güvenlik iş birliğinin daha da güçlenmesinin önü açıldı. Zirvenin hemen ardından, koalisyon üyeleri 14 Temmuz’da ‘Avrupa’nın Stratejik Uyanışı’ sloganıyla düzenlenecek geleneksel askeri geçit törenine katıldılar.
Kıtanın savunma alanındaki en önemli eksiklerinden birini gidermek amacıyla kapasite geliştirilmesine yönelik "Balistik Füze Savunma Koalisyonu" kurulması konusundaki ortak bildiride, sanayi, teknoloji ve askeri alanda daha yakın iş birliği yoluyla Avrupa’nın güvenliğini güçlendirmeyi amaçlayan "tamamen savunma amaçlı" bir çerçeve oluşturacağı ifade edildi. Bildiride, "Avrupa’nın korunmasının, gelecekteki füze tehditlerini caydıracak ve etkisiz hale getirecek entegre bir füze savunma mimarisine yönelik kapsamlı bir çözüm gerektirdiğine inanıyoruz" denildi.
Ortak bildiride, "Girişim, katılımcı ülkeler tarafından halihazırda edinilmiş ve gelecekte edinilecek ulusal ve Avrupa füze savunma sistemlerinin yerini almaktan ziyade, onları tamamlayacak nitelikte olacaktır. Savunma sanayi altyapımızı, araştırma kapasitemizi ve operasyonel deneyimimizi bir araya getirerek, Avrupa için ortak bir balistik füze savunma kapasitesi oluşturmayı ve bu amaca katkı sağlayacak faaliyetleri desteklemeyi hedefliyoruz. Bunu herhangi bir halka karşı değil, kendi savunmamız için yapıyoruz" ifadeleri kullanıldı. Bildiride ayrıca Ukrayna’nın Rusya ile mücadele sırasında edindiği operasyonel deneyimin koalisyonun gelecekteki çalışmalarına önemli katkı sağlayacağı ifade edildi.
Washington temkinli, Moskova tepkili!
Ocak ayında yine Paris’te yapılan toplantıda üye ülkeler, çatışma sonrasında Ukrayna’da ‘çok uluslu güç’ konuşlandırılmasına yönelik bir niyet bildirgesine imza attı. Bu belgede, askeri üslerin kurulması, hava ve deniz sahasının korunması ve çok uluslu gücün Ukrayna Silahlı Kuvvetleri ile işbirliği mekanizmaları gibi parametreler yer alıyor. Fransa, Almanya ve İngiltere’nin 7 Haziran’da yaptığı ortak açıklamada, Ukrayna’da ‘adil ve kalıcı bir barış’ için beş şart sıralanırken, ateşkes ve mevcut cephe hattının müzakerelerde başlangıç noktası olarak kullanılması gerektiği belirtildi. Ancak Ukrayna konusundaki diplomatik süreç fiilen durmuş durumda. Bunun en önemli nedeni olarak ABD’nin odağını İran’a kaydırması. ABD-Rusya liderleri arasındaki telefon görüşmelerinin seyrekleştiği, olası Amerikan ziyaretlerinin ise somut müzakerelerden çok görüş alışverişiyle sınırlı kalacağı.
Fransa ve İngiltere öncülüğünde 2024 sonunda temelleri atılan ‘Koalisyon’, 30’dan fazla devletten oluşuyor. Ateşkes sağlanması halinde Ukrayna’ya güvenlik garantileri sunmayı amaçlayan bu yapı, aynı zamanda ateşkes rejimini denetlemek üzere Ukrayna’ya Avrupa askeri birliği gönderilmesi fikrini de ilk kez gündeme getirmişti. Macron, Eylül ayında 26 ülkenin bu misyona asker göndermeye veya mali destek sağlamaya hazır olduğunu da duyurmuştu.
Ancak Rusya bu girişime şiddetle karşı çıkarken, ABD’nin misyona teknik ve lojistik destek vereceğine dair henüz bir açıklama yapmaması, planın uygulanabilirliği konusunda soru işaretleri yaratıyor. Moskova yönetimi, Ukrayna’nın Donbas ve diğer Rus toprakları olarak kabul ettiği bölgelerden askerlerini çekmesi ve fiili durumu tanıması halinde çatışmaların duracağını yineleyerek, ön koşulsuz müzakere çağrılarını reddediyor. Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov, Avrupa ülkelerinin Rusya’yı stratejik olarak yenme arzusunu ‘tarihin en büyük hatası’ olarak nitelendirirken, ABD’nin ikili tutumunu ise takdirle karşıladıklarını ifade etti. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Batı’nın müzakere çağrılarına güvenin kalmadığını belirterek, 2025 bahar ve yazında İstanbul’da kesintiye uğrayan müzakerelere kaldığı yerden devam etmeye hazır olduklarını ancak Ukrayna tarafının bu süreci terk ettiğini vurguladı.
Sonuç olarak bu gelişme, 7-8 Temmuz’da Ankara’da düzenlenen NATO Zirvesi ve Yerivian’daki G7 Zirvesi’nde alınan taahhütlerin devamı niteliğinde. Koalisyonun kurulması, Avrupa’nın kendi savunma kapasitesini artırma ve dışa bağımlılığını azaltma yönündeki kararlılığının en somut göstergelerinden biri olarak değerlendiriliyor. Rusya’nın balistik füze saldırılarını giderek artırdığı bir dönemde, bu ortak savunma girişiminin hem Ukrayna’nın hava sahasını koruma hem de Avrupa kıtasının güvenlik mimarisini güçlendirme açısından stratejik bir dönüm noktası olması bekleniyor. Füzeye karşı savunmanın ötesinde siber, elektronik savaş ve kriz management kapasiteleri de önem kazanıyor. Avrupa’nın stratejik uyanışı, savunma politikasını daha proaktif ve entegrasyon odaklı bir yöne taşıyacağı bir gerçek. Ayrıca, Avrupa ülkeleri için yeni maliyetler ve büyük ölçüde bütçelere yük alınması manasına da geliyor.
Bu haberler de ilginizi çekebilir
En Çok Okunanlar

ARİF ASALIOĞLU

KADİR GÜRCAN

ABDULLAH AYMAZ
ESRA BÜYÜKCOMBAK












