Babacan’dan fon soygunu tepkisi: Erdoğan’ın önündeki liste neden açıklanmıyor?

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, bir YouTube kanalında yaptığı değerlendirmede, fon skandalının önlenebilir olduğunu söyledi. Yaşanan krizin 2001 ekonomik kriziyle kıyaslanamayacak ölçüde küçük olduğunu belirten Babacan, gerekli adımlar atılmadığı takdirde sorunun büyüyebileceği uyarısında bulundu.
İlk uyarıların çok daha önce yapıldığına dikkat çeken Babacan, Adalet Bakanı’nın 19 ay önce, Mehmet Şimşek’in ise 10 ay önce konuya ilişkin açıklamalarda bulunduğunu hatırlattı. İstanbul Başsavcılığı döneminde de konunun gündeme geldiğini belirten Babacan, devlet mekanizması içerisinde sorundan haberdar olan yetkililerin bulunduğunu ifade etti.
“Erdoğan’ın haberi var mıydı?”
Babacan, yaşanan gelişmelerin AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a bildirilip bildirilmediğinin açıklığa kavuşturulmasını istedi.
Krizin ortaya çıkmasının üzerinden bir ay geçtiğini belirten Babacan, “Bu üç kişi Cumhurbaşkanı’na bilgi verdi mi, vermedi mi?” diye sordu. Söz konusu kişilerin Cumhurbaşkanı’yla düzenli olarak bir araya gelen, parti yönetiminde veya kabinede görev yapan isimler olduğunu söyledi.
Babacan, Erdoğan’ın durumdan haberdar olması hâlinde gerekli adımların atılmamasının, haberdar olmaması hâlinde ise kendisine bilgi verilmemesinin ciddi bir sorun olduğunu dile getirdi.
“Fonla ilgili tek bir görevden alma yok”
Babacan, krizin ardından iki önemli adım atılması gerektiğini savundu. İlk olarak Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ve Borsa İstanbul başta olmak üzere ilgili kurumlarda denetimden sorumlu yöneticilerin görevden alınması gerektiğini belirtti.
Kurumlarda çeşitli görevden almalar yapıldığını ancak fon skandalıyla bağlantılı herhangi bir görevden alma gerçekleşmediğini söyleyen Babacan, denetim mekanizmalarının tüm yönleriyle incelenmesini istedi.
İkinci olarak ise finans piyasalarını bilen uzmanlardan oluşan bağımsız bir görev gücü kurulması çağrısında bulundu. Babacan, farklı kurumlardan seçilecek 5-7 kişilik bir ekibin, bürokratik engellerden uzak biçimde yalnızca bu sorun üzerinde çalışması gerektiğini ifade etti.
“Liste neden açıklanmıyor?”
Fon skandalıyla ilgili listelerin kamuoyuyla paylaşılmamasını eleştiren Babacan, açıklanan isim sayısının 141’de kaldığını, listenin geri kalanının ise belirsiz olduğunu söyledi.
Yetkililerin “Ucu kime dokunursa dokunsun” açıklamalarına rağmen listenin yayımlanmamasının soru işaretleri doğurduğunu belirten Babacan, Cumhurbaşkanı’nın önünde olduğu söylenen listenin açıklanmasını istedi.
Babacan, “Herkes, ‘Cumhurbaşkanının önünde’ diyor. Peki niye açıklamıyorlar? Acaba ucu birilerine dokunuyor da mı açıklanmıyor?” ifadelerini kullandı.
AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın gerçekten kimseye ayrıcalık tanınmayacağı konusunda kararlı olması hâlinde Meclis’te araştırma komisyonu kurulması talimatı vermesi gerektiğini de sözlerine ekledi.
“Parayı iade etmek suçu ortadan kaldırır mı?”
Babacan, skandal kapsamında gündeme gelen “İsteğe Bağlı İade Hesapları” mekanizmasını da eleştirdi. Hukuk devletinde haksız kazanç elde eden kişilerin yalnızca parayı geri vermeye davet edilmemesi gerektiğini savunan Babacan, devletin suç işleyenleri tespit ederek gerekli tahsilatı yapması gerektiğini söyledi.
Bir kuyumcunun soyulması örneğini veren Babacan, çalınan paranın geri verilmesinin suçu ortadan kaldırmayacağını belirterek bu tür bir yaklaşımın hırsızlığı teşvik edebileceğini ifade etti.
“Bu, 7 milyon insanın meselesi”
Fon skandalının etkilerinin yalnızca söz konusu fonlara yatırım yapan kişilerle sınırlı olmadığını belirten Babacan, Türkiye’de yaklaşık 3 bin fon bulunduğunu, tartışmaların ise 131 fon etrafında yoğunlaştığını söyledi.
Süreç içerisinde borsanın genelinde de düşüş yaşandığını belirten Babacan, BIST 100 endeksine yatırım yapanların da zarardan etkilendiğini dile getirdi.
Babacan, meselenin yalnızca 450 bin yatırımcıyı değil, aileleriyle birlikte en az 20 milyon kişiyi ilgilendirdiğini savundu.
Fonlardaki paraya ilişkin 18 milyar ila 25 milyar dolar arasında değişen rakamların konuşulduğunu aktaran Babacan, halka açık şirketlerdeki değer kaybının ise yaklaşık 100 milyar dolara ulaştığını ifade etti.
“Bu operasyonu kim yapıyor?”
AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın daha önce kullandığı “cerrah titizliğiyle operasyon” ifadesine değinen Babacan, soruşturmada sorumluların kim olduğunun ve denetim görevini yerine getirmeyenlerin neden hâlâ görevde bulunduğunun açıklanmasını istedi.
Babacan, denetim sorumluluğu bulunan kurumların ve yöneticilerin rolünü sorgulayarak, “Şu anda bu neşterler kimin elinde? Bu operasyonu kim yapıyor? Kim cerrah, kim?” diye sordu.
Plan ve Bütçe Komisyonu’nda yapılan düzenlemelere de değinen Babacan, ilgili bakanın, fon kurulu başkanının ve SPK başkanının komisyonda bulunmamasını eleştirdi. Babacan, yaşananların siyasi sorumluluğunun kimde olduğunun açıklığa kavuşturulması gerektiğini söyledi.
Meclis araştırma komisyonu kurulması çağrısı
Babacan, kamuoyundaki soru işaretlerinin giderilmesi için Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bir araştırma komisyonu kurulmasını istedi. Böyle bir komisyonda hem iktidar hem de muhalefet milletvekillerinin yer alabileceğini belirten Babacan, bu çağrıya rağmen gerekli adımın atılmadığını söyledi.
Krizin üzerinden bir ay geçmesine karşın konunun Meclis gündemine taşınmadığını ifade eden Babacan, bunun kamuoyunda örtbas girişimi olduğu yönünde şüphelere yol açabileceğini dile getirdi.
Babacan, skandalın arkasında çıkar sağlayanlar, siyasi iktidardan destek görenler ve bürokrasiden destek alanlar bulunduğunu savunarak bu yapıyı “şer üçgeni” olarak nitelendirdi.
Bu haberler de ilginizi çekebilir
En Çok Okunanlar

ARİF ASALIOĞLU

ABDULLAH AYMAZ

KADİR GÜRCAN

HARUN TOKAK

PROF. DR. ŞERİF ALİ TEKALAN


247 çocuğu zehirleyen kreş işletmecisine müebbet h...

Selde yaşamını yitiren Turgut Dursun’un torunundan...

İran’ın yeni Savunma Bakanı Ahlaki'den ilk açıklam...

Taha Çakmak hem vurgun yapmış hem kamu parası batı...

AKP’li eski vekil açıkladı: Fon vurgunu AKP’den ne...






