Bahçeli’den ‘fon soygunu’ çıkışı: Organize şekilde harama el uzatıldığı anlaşılıyor

⏱ Okuma Süresi 5 dk•Yayınlanma Salı, Ekim 20 2026
Paylaş
X Post
Fon soygunu hakkında konuşan Devlet Bahçeli, "Türkiye ekonomisinin istikrarını hedef alan bir kanunsuzlukla, piyasa bozucu işlem, manipülasyon, dolandırıcılık ve güveni kötüye kullanmak suretiyle organize bir şekilde harama el uzatıldığı anlaşılmaktadır" dedi.
Bahçeli’den ‘fon soygunu’ çıkışı: Organize şekilde harama el uzatıldığı anlaşılıyor

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunuyor.

Konuşmasına, geçtiğimiz hafta İstanbul’da yaşanan sel felaketine değinerek başlayan Bahçeli, altyapı ve imar sorunlarına değindi. “Yaşananlar önleyici tedbirlerle afetlere hazırlıklı olmanın ne denli önemli olduğunu bir kez daha açığa çıkarmıştır” diyen Bahçeli, gerekli tedbirlerin alınacağına inandığını söyledi.

FON SKANDALI: HUKUK ZEMİNİNDE EN GÜÇLÜ YAPTIRIMLAR UYGULANACAK

Devamla fon skandalı soruşturmalarına değinen Bahçeli, “Türkiye ekonomisinin istikrarını hedef alan bir kanunsuzlukla, piyasa bozucu işlem, manipülasyon, dolandırıcılık ve güveni kötüye kullanmak suretiyle organize bir şekilde harama el uzatıldığı anlaşılmaktadır. Milletimizin helal tasarrufuna göz dikenlere hukuk zemininde en güçlü yaptırımlar kuşkusuz uygulanacaktır. Bunlar aklanma, arınma fırsatı olarak değerlendirilmelidir” dedi.

Bahçeli, “bazı sorunlar olsa da” Türkiye ekonomisinin sağlam temeller üzerinde olduğunu savundu.

‘MAHKEMELER SİYASİ GÖSTERİ YERİ DEĞİLDİR’

Silivri’de devam eden İBB davasına değinen Bahçeli, “Mahkemeler siyasi gösterilerin değil, savunma hakkının esas alındığı yerlerdir. Milletimiz gelişmeleri yakından takip etmekte ve adaletin bir an evvel tecellisini beklemektedir” şeklinde konuştu.

Bahçeli, şöyle devam etti:

“Özgür basının demokratik toplumların vazgeçilmez unsurlarından biri olduğuna, medyanın kamuoyunu bilgilendirme görevini özgürce yerine getirmesi gerektiğine inanıyoruz. Bununla beraber özgürlük kadar sorumluluğun, reyting kadar da hukukun kıymetli olduğunu düşünüyoruz. Basın özgürlüğü suç işleme özgürlüğü değildir, olmamalıdır. Nitekim medya kuruluşları da diğer bütün kurumlar gibi hukuk karşısında sorumluluk taşımaktadır. Asıl olan basın özgürlüğünü savunurken hukuka aykırı eylemlere göz yuman bir hukuksuzluğa düşmemektir. Çünkü basın özgürlüğü demokrasinin güvencesi ise, hukuka bağlılık ve etik sorumluluk da bu özgürlüğün temel dayanaklarıdır.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden başlayarak birçok belediyeye uzanan ihale, imar, ruhsat, taşınmaz, iştirak, personel ve kamu harcamaları gibi alanlarda oluşan her türlü çıkar ilişkisi, ceza hukukunu ilgilendiren bir problem olmanın yanında bir ahlak yoksulluğudur. Yargılama süreçleri devam ederken siyasi polemiklerle kişisel gündem oluşturmak yerine, yöneltilen iddialara hukuki zeminde cevap vermek ilgililerin hayrına olacaktır. Mahkemeler, siyasi gösterilerin değil, savunma hakkının esas alındığı yerlerdir. Milletimiz gelişmeleri yakından takip etmekte ve adaletin bir an evvel tecellisini beklemektedir.”

‘HUZUR VE GÜVEN İKLİMİNİ SABOTE ETME GİRİŞİMİ KABUL EDİLEMEZ’

Konuşmasının devamında PKK’nin fesih süreci ve “Terörsüz Türkiye” hedeflerine yönelik değerlendirmelerde bulunan Bahçeli, süreci sabote etmeye yönelik hiçbir girişimin kabul edilemeyeceğini söyledi

Bahçeli, “Türkiye’nin ekonomik, siyasi ve diplomatik başarılarla öne çıktığı, Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedeflerinin kuvveden fiile dönüştüğü, kanunsuzlukların üzerine gidildiği bir ortamda huzur ve güven iklimini sabote etmeye yönelik hiçbir girişim kabul edilemezdir. Sosyal medya üzerinden oluşturulmaya çalışılan algıya, FETÖ hesaplarından yapılan (paylaşımlara) itibar edilmemeli, resmi açıklamalar doğrultusunda hareket edilmelidir. Türkiye’nin güvensizlik temelinde yönlendirilmiş toplumsal tepkilerle karşı karşıya bırakılması girişimlerinin mutlaka önüne geçilmelidir” diye konuştu.

‘GENÇLERİMİZ KARANLIK SENARYOLARA HEVES ETMEMELİ’

Başta Fransa olmak üzere Avrupa ülkelerinde hayat pahalılığı, konut krizi, eğitim sistemindeki sorunlara karşı başlayan protestolara değinen Bahçeli, “Gençlerimizi karanlık hesaplarına alet etmeyi planlayanların oyunlarını bozmalıyız. Gençlerimiz, ne Fransa’da başlayan ve neredeyse tüm Avrupa’ya yayılan kaos ve kargaşa üretmeye dönük eylemlere ne de özbenliğinden uzaklaştırılmaya çalışılan karanlık senaryolara heves etmemeli, tahriklere kapılmamalıdır” dedi.