Bilim insanlarından korkutan tahmin: Tarihin en büyük iklim krizi kapıda, geri sayım başladı!

El Nino, İspanyolca 'erkek çocuk' anlamına gelen ve ekvatoral Pasifik'in orta ve doğu kesimlerinde deniz yüzeyi sıcaklıklarının normalin üzerine çıkmasıyla ortaya çıkan bir hava olayıdır.
ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi (NOAA), El Nino koşullarının oluştuğunu belirlemek için Pasifik'in orta ve doğu kesimlerini kapsayan Nino 3.4 bölgesindeki deniz yüzeyi sıcaklıklarının üç aylık ortalamasını esas almaktadır. Bu ortalama sıcaklık, beş ardışık üç aylık dönem boyunca normalin 0,5 derece üzerinde kaldığında El Nino koşulları oluşmuş sayılır.
El Nino olayları genellikle 2 ila 7 yılda bir meydana gelmekte ve yaklaşık bir yıl sürmektedir. NOAA, mevcut El Nino'nun haziran ayında resmen başladığını duyurdu. Pasifik'teki deniz suyu sıcaklıklarının Kasım-Aralık-Ocak döneminde zirveye ulaşması ve ardından düşüşe geçerek, El Nino koşullarının 2027'nin ilkbahar aylarında kademeli olarak zayıflaması beklenmektedir.
Deniz suyu sıcaklığının normalin 2 derece üzerine çıktığı El Nino dönemleri 'Çok Güçlü El Nino' veya 'Süper El Nino' olarak tanımlanır. Bu kategoriye daha önce 1982-1983, 1997-1998 ve 2015-2016 El Nino olayları girmiştir. NOAA'nın tahminlerine göre, mevcut El Nino'nun sonbahar ve kış aylarında yüzde 90'dan fazla ihtimalle 'Çok Güçlü El Nino'ya dönüşeceği öngörülmektedir.
Geçtiğimiz temmuz ayında Pasifik sularının normalden 2 derece daha sıcak olduğu tespit edildi. Bu anomalinin artarak Ekim-Kasım-Aralık döneminde 2,5 derecenin üzerine çıkması beklenmektedir. Bu durum, mevcut El Nino'nun, 'Süper El Nino' olarak kayıtlara geçmesinin yanı sıra, yüzde 69 ihtimalle en güçlü El Nino olayı olma potansiyeli taşıdığını göstermektedir.
Analizler, güçlü bir El Nino'nun küresel ortalama sıcaklığı 0,2 derece artırdığını ortaya koymaktadır. Dünya yüzeyinin yaklaşık üçte birini kaplayan Pasifik Okyanusu, atmosfer için önemli bir enerji ve nem kaynağıdır. El Nino süresince deniz yüzeyi sıcaklıkları arttıkça, buharlaşma da artar ve atmosfere daha fazla ısı ve su buharı taşınır. Bu durum, bazı bölgelerde sıcaklık artışlarına, bazı bölgelerde ise yoğun yağış ve fırtına sistemlerinin oluşmasına yol açar.
El Nino, genellikle Batı Pasifik'te yoğun olan yağış düzenini doğuya doğru kaydırabilir. Bu değişim, atmosferdeki basınç ve rüzgar sistemlerini etkileyerek jet akımları ve büyük ölçekli hava dolaşımında değişikliklere neden olabilir. Bu etkiler, binlerce kilometre uzaktaki bölgelerde dahi hava koşullarını değiştirebilmektedir.
El Nino'nun etkileri en güçlü şekilde tropikal bölgelerde gözlemlenmektedir. Olayın şiddeti değişmekle birlikte, genellikle Peru ve Ekvador'da aşırı yağışlar, sel, heyelan ve kıyı taşkınları; Güney Afrika, Kolombiya, Endonezya ve Avustralya'da kuraklık; Hindistan'da muson yağmurlarında azalma; ABD'nin güneyinde artan yağışlar ve kuzeyinde sıcak koşullar; Brezilya'nın güneyinde sel, kuzeyinde ise kuraklık görülebilir. El Nino dönemlerinde Atlantik'teki kasırga sezonu ise daha sakin seyretme eğilimindedir.
El Nino'nun neden olduğu sıcaklık artışları, ilgili bölgelerde orman yangını riskini de yükseltmektedir. Bu durumun tarımsal üretime önemli etkileri bulunmaktadır; hem kuraklık hem de aşırı yağışlar, tarımı ve küresel gıda stoklarını olumsuz etkileyebilir.
Mevcut El Nino'nun etkileri henüz tam olarak hissedilmese de, geçmişteki El Nino olaylarının küresel ekonomide trilyonlarca dolarlık kayıplara yol açtığı belirtilmektedir. Dartmouth College araştırmacılarının 2023 yılında Science dergisinde yayımladığı bir çalışma, 1997-98 El Nino'sunun takip eden beş yıl içinde küresel gelirde yaklaşık 5,7 trilyon dolarlık kayba neden olduğunu ortaya koymuştur.
Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), haziran ayında yaptığı uyarıda, Güney ve Güneydoğu Asya, Orta Amerika, Karayipler, Sahel bölgesi ve Güney Afrika'nın geniş kesimlerinde bazı tarım ve mera alanlarında kuraklık olasılığının yüzde 50'nin üzerine çıktığını bildirmiştir. Dünya Gıda Programı (WFP) ise, güçlenen El Nino olayının 2027 sonuna kadar en az 49 milyon kişiyi daha akut gıda güvensizliği durumuna sürükleyebileceği konusunda uyarıda bulunmuştur.
Türkiye, El Nino'nun doğrudan ve en belirgin etkilerinin görüldüğü bölgeler arasında yer almamaktadır. Ancak El Nino'nun Türkiye ve Akdeniz havzasındaki hava koşullarına etkisi, atmosferik dolaşım üzerinden ve daha dolaylı biçimde ortaya çıkabilmektedir. Akdeniz havzası, El Nino'nun etkili olduğu yıllarda genellikle daha sıcak ve kurak bir sonbahar-kış mevsimi eğilimi gösterir. Uzmanlar, bu durumun Türkiye'de sıcaklık anomalilerinin devam etmesine ve uzayan bir yangın sezonu nedeniyle orman yangını riskinde artışa yol açabileceği konusunda uyarıda bulunmaktadır.
El Nino'nun zıt fazı olan La Nina, ekvatoral Pasifik'teki deniz yüzeyi sıcaklıklarının normalin altına inmesiyle meydana gelir ve küresel ortalama sıcaklıkları düşürme eğilimindedir. El Nino döneminin ardından her zaman La Nina koşulları oluşmayabilir; bu iki hava olayı arasındaki geçişte nötr hava koşulları da görülebilir.
İklim değişikliği ile daha güçlü El Nino olayları arasındaki ilişki konusunda bilim dünyasında kesin bir görüş birliği henüz sağlanamamıştır. Ancak son dönemde yapılan çalışmalar, küresel ısınmanın daha güçlü El Nino olaylarına yol açabileceğine dair bulgular sunmaktadır. Örneğin, İngiltere'deki Imperial College London araştırmacılarının bir çalışmasına göre, El Nino'nun yol açtığı deniz yüzeyi sıcaklıklarındaki aşırı değerler, 1960 öncesi seviyeleriyle karşılaştırıldığında yaklaşık yüzde 10 oranında güçlenmiştir.
Bu haberler de ilginizi çekebilir
En Çok Okunanlar

SAFVET SENİH

ERTUĞRUL İNCEKUL

ABDULLAH AYMAZ

ARİF ASALIOĞLU

KADİR GÜRCAN

MetroPOLL Araştırması: Siyasi Gelişmeler Seçmende ...

Akaryakıtta ÖTV indirimi trafik cezalarıyla telafi...

Roberto Carlos dünya evine girerken müslüman oldu

Melih Meriç'e Bıçaklı Saldırı: Bıçaklanan Vekil Am...

Antalya Belediye Başkanı Böcek'ten Ekrem İmamoğlu ...






