Figen Çalıkuşu, 10 yıldır cezaevindeki kursiyer teğmen Buğra Baldan'ın mektubunu yazdı: "Aleyhime tek bir somut delil yok"

Okuma Süresi 4 dkYayınlanma Cumartesi, Temmuz 4 2026
Paylaş
X Post
Karar Gazetesi yazarı ve avukat Figen Çalıkuşu, 15 Temmuz sonrasında müebbet hapis cezasına çarptırılan kursiyer teğmen Buğra Baldan'ın kendisine gönderdiği mektubu köşesinde yayımladı. Çalıkuşu, Baldan'ın dosyasında mahkûmiyetini destekleyen somut bir delil bulunmadığını, buna rağmen lehine olan delillerin yargılama sürecinde dikkate alınmadığını savundu.
Figen Çalıkuşu, 10 yıldır cezaevindeki kursiyer teğmen Buğra Baldan'ın mektubunu yazdı: "Aleyhime tek bir somut delil yok"

Çalıkuşu, yazısında son dönemde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) verdiği ihlal kararlarının ardından bazı yerel mahkemelerin yeniden yargılama yaparak beraat ve tahliye kararları verdiğini hatırlattı. Ancak buna rağmen çok sayıda AİHM kararının hâlâ uygulanmadığını belirterek, özellikle 15 Temmuz sonrasında açılan davalarda "kanunsuz suç ve ceza olmaz" ilkesi ile adil yargılanma hakkının ihlal edildiğinin AİHM kararlarıyla ortaya konulduğunu ifade etti.

Bu değerlendirmelerin ardından Buğra Baldan'ın mektubuna yer veren Çalıkuşu, dosyanın "somut delil" tartışmalarının en çarpıcı örneklerinden biri olduğunu söyledi.

Mektubunda yaşam öyküsünü anlatan Baldan, Kuleli Askerî Lisesi ve Hava Harp Okulu'nu dereceyle bitirdiğini, diplomasını dönemin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün elinden aldığını belirtti. ABD'deki uçuş eğitimini üç ödülle birincilikle tamamlayan Baldan'ın başarısı, dönemin basınında "Amerika'yı fetheden teğmen" başlığıyla haber olmuştu. Baldan, Amerikan vatandaşlığı ve F-22 savaş uçağı pilotluğu teklifini kabul etmeyerek Türkiye'ye döndüğünü ifade etti.

Baldan, 15 Temmuz 2016 günü için önceden satın aldığı, ertesi gün dönüşü bulunan Konya tren biletini mahkemeye sunduğunu, cep telefonunun bilirkişi incelemesinde herhangi bir suç unsuruna rastlanmadığını ve gece boyunca silah kullanmadığını gösteren kamera kayıtlarının dava dosyasında yer aldığını aktardı.

Mesai bitiminde evine dönerken telefonuna izinlerin iptal edildiği ve sosyal faaliyet gerekçesiyle birliğe dönmesi yönünde mesaj geldiğini anlatan Baldan, birliğe ulaştıktan sonra telefonlarının toplandığını, kendilerine terörle mücadele operasyonuna çıkılacağının söylendiğini ve sabaha kadar birlikte bekletildiklerini kaydetti.

Darbe girişiminin ardından yaklaşık 10 gün boyunca normal hayatına devam ettiğini belirten Baldan, tanık olarak ifade vermeye çağrılacağını düşündüğü sırada gözaltına alındığını, ardından da müebbet hapis cezasına mahkûm edildiğini ifade etti.

Buğra Baldan'ın hikâyesi daha önce de TR724'ten Sevinç Özarslan tarafından hazırlanan özel haber ve röportajlarda ayrıntılı biçimde kamuoyuna taşınmış; yargılama sürecindeki deliller, tanık anlatımları ve dosyadaki çelişkiler kapsamlı şekilde ele alınmıştı.

Çalıkuşu, Baldan'ın yaklaşık 10 yıldır masumiyetini dile getirdiğini, dosyada aleyhine somut delil bulunmadığını öne sürerken lehine olan delillerin ise göz ardı edildiğini savundu. Yazısını, Baldan ve benzer durumda bulunan çok sayıda kişinin umutlarını AİHM kararlarına bağladığını belirterek tamamladı.

Çalıkuşu, yazısının sonunda ise şu ifadeleri kullandı:

 "Yeni bir atasözü kazanacağız herhalde: 'Strasbourg'da hâkimler vardır efendiler.'"