Geniş tanımlı işsizlik yüzde 31'İ aşarak zirvedeki yerini korudu

Okuma Süresi 6 dkYayınlanma Cumartesi, Mayıs 30 2026
Paylaş
X Post
Türkiye yüzde 31’i aşan geniş tanımlı işsizlikte Avrupa’nın zirvesinde. Ekonominin iş yaratma potansiyeli tükenirken, işsizler eve kapanıyor.
Geniş tanımlı işsizlik yüzde 31'İ aşarak zirvedeki yerini korudu

Türkiye ekonomisinde istihdam yaratma kapasitesinin durma noktasına gelmesi, milyonlarca vatandaşı işgücü piyasasının dışına itiyor. TÜİK'in açıkladığı resmi veriler ile bağımsız araştırma kurumlarının analizleri, Türkiye'deki gerçek işsizlik boyutunun ulaştığı çarpıcı seviyeyi bir kez daha gözler önüne serdi.

Nefes Gazetesi'nden Şehriban Kıraç'ın haberine göre; Türkiye genelinde geniş tanımlı işsiz sayısı 12 milyon 850 bin kişiyi aşarken, Türkiye yüzde 31.5'e ulaşan geniş tanımlı işsizlik oranıyla Avrupa ülkelerinin zirvesinde yer alıyor. Haberde öne çıkan detaylar, manşet işsizlik verileri ile sokaktaki gerçeklik arasındaki uçurumun giderek büyüdüğünü ortaya koyuyor.

Resmi Veri ile Gerçek Tablo Arasındaki Uçurum: Makas 23.4 Puana Fırladı

TÜİK tarafından açıklanan resmi verilere göre, 15 ve daha yukarı yaştaki kişilerde dar tanımlı işsiz sayısı Mart 2026 itibarıyla 2 milyon 873 bin kişi olarak kaydedildi. Buna karşın DİSK-AR verileri baz alınarak yapılan hesaplamalarda geniş tanımlı işsiz sayısının 12.8 milyon barajını aşması, dar tanımlı işsizlik ile geniş tanımlı işsizlik arasındaki makasın 23.4 puan gibi rekor bir seviyeye fırlamasına neden oldu.

Mart 2024'te yüzde 24.2 seviyesinde olan geniş tanımlı işsizlik oranı, iki yıl içinde hızla tırmanarak Mart 2026'da yüzde 31.5'e ulaştı. Bu tırmanışla birlikte işsizlik, Haziran 2025'teki kriz dönemi seviyelerine geri dönmüş oldu. Geniş tanımlı işsiz sayısında son iki yılda yaşanan artış 3.3 milyonu bulurken, sadece son bir yılda işsizler kervanına 1 milyon 185 bin kişi daha eklendi.

Kadınlarda İşsizlik Oranı Yüzde 40'ı Aştı

İşgücü piyasasındaki yapısal bozulma cinsiyet kırılımında da kendini açıkça gösteriyor. Geniş tanımlı işsizlik (âtıl işgücü) oranı erkeklerde yüzde 26.3 seviyesinde seyrederken, kadınlarda bu oran yüzde 40.3 gibi çok daha ağır ve kritik bir boyuta ulaşıyor. Mart 2026 verilerine göre Türkiye'de toplam 5 milyon 437 bin kişi, çalışmak istemesine rağmen istihdam piyasasında kendine yer bulamıyor.

BETAM: "Bu Tablo Ancak Ekonomik Krizlerde Görülür"

Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi (BETAM) tarafından yayımlanan 2026 yılı birinci çeyrek raporu da piyasadaki erimeyi doğruluyor. Raporda, resmi işsizlik oranlarındaki düşüşün yanıltıcı bir sakinlik sunduğu, asıl tehlikenin işgücüne katılım oranlarındaki sert gerileme olduğu vurgulandı.

2025 yılı boyunca ve 2026'nın ilk çeyreğini kapsayan son beş çeyrekte işgücünde yıllık ortalama 230 bin kişilik (yaklaşık yüzde 0.6) bir azalma yaşandığına dikkat çeken BETAM analistleri, raporda şu kritik tespiti paylaştı:

"2026 birinci çeyreğinde daha da belirginleşen; istihdam azalırken işsiz sayısının da azalması sonucu işgücünde azalma olgusunu, işgücü piyasasının daralması olarak betimleyebiliriz. Bu durum ancak ekonomik krizlerde görülen bir tablodur."

Potansiyel işgücü de dahil edilerek hesaplanan bütünleşik işsizlik oranının son bir yılda 0.9 puan arttığını belirten merkez, piyasadan çekilen kişilerin büyük kısmının aslında çalışmak istediğini ancak uygun koşullar bulamadığı için eve kapandığını bildirdi.

Prof. Dr. Aziz Çelik: "Ekonomi Artık İstihdam Yaratmıyor"

Çalışma yaşamı uzmanı Prof. Dr. Aziz Çelik de veriler üzerine yaptığı değerlendirmede Türkiye'deki yapısal tıkanıklığa işaret etti. Avrupa'nın hiçbir ülkesinde resmi işsizlik ile geniş tanımlı işsizlik arasında Türkiye'deki gibi devasa bir uçurumun bulunmadığının altını çizen Çelik, "İnsanların artık iş bulma ümidi kalmadı. Türkiye ekonomisi istihdam yaratamayan bir boyuta geldi. Geniş tanımlı işsiz sayısının daha fazla artmasını tahmin bile etmek istemiyorum" uyarısında bulundu.

Geçim Sıkıntısı "Eksik İstihdamı" Tetikliyor

Ekonomik darboğazın bir diğer yansıması ise zamana bağlı eksik istihdam verilerinde görüldü. Mevcut işinde haftalık 40 saatten daha az çalışan ve imkanı olması durumunda daha fazla çalışmak istediğini beyan edenlerin sayısı, son bir yılda 1 milyon 77 bin kişi artarak 4.6 milyona dayandı. Yaşanan derin geçim sıkıntısının, yarı zamanlı ya da eksik sürelerle çalışan milyonlarca insanı, hayata tutunabilmek için ek iş ve daha uzun çalışma saatleri aramaya zorladığı belirtiliyor.

En Çok Okunanlar

Nurullah Kaya

NURULLAH KAYA

Prof. Dr. Osman Şahin

PROF. DR. OSMAN ŞAHİN

Safvet Senih

SAFVET SENİH

Ertuğrul İncekul

ERTUĞRUL İNCEKUL

Hüseyin Yağmur

HÜSEYİN YAĞMUR

ÇOK OKUNAN HABERLER