Gülistan Doku dosyasında 'devlet destekli karartma'

Okuma Süresi 3 dkYayınlanma Cuma, Nisan 17 2026
Paylaş
X Post
5 Ocak 2020 tarihinden bu yana kendisinden haber alınamayan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku dosyasında, altı yıl sonra "dehşete düşüren" bir delil karartma operasyonu yürütüldüğü iddia edildi.
Gülistan Doku dosyasında 'devlet destekli karartma'

Soruşturmanın seyri, basit bir kayıp vakasından, üst düzey kamu görevlilerinin dahil olduğu bir cinayet ve örtbas organizasyonuna evrildi.

"Talimat Validen, Uygulama Polisten"

En çarpıcı iddialardan biri, dosyada tutuklanan eski polis memuru Gökhan Ertok’un itirafları oldu. Ertok, Gülistan Doku’ya ait SIM kartın kendisine dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in yakın koruma polisi aracılığıyla ulaştırıldığını öne sürdü. İtirafçı polisin beyanına göre, Vali Sonel’in talimatıyla Doku’nun WhatsApp ve sosyal medya mesajları silinerek dijital deliller yok edildi.

Cinayet Şüphelisi Olarak Vali’nin Oğlu İşaret Edildi

TR724’ün derlediği bilgilere göre, Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku ve bazı gizli tanık beyanları, cinayetin baş şüphelisi olarak dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel’i işaret ediyor. İddialar arasında; bir uyuşturucu partisinde yaşanan tecavüz ve ardından gelen hamilelik durumu nedeniyle cinayetin işlendiği ve devlet imkanları kullanılarak cesedin gizlendiği gibi vahim ithamlar bulunuyor.

Öne Çıkan Diğer Başlıklar:

PTS Kayıtları: Olay günü Vali’nin oğlu ile firari şüpheli Umut Altaş’ın aynı araçta olduğu ve aracın kameralara yakalandığı tespit edildi.

Görüntü Karartma: Mobese kameralarının olay anında standart dışı hareketler yaptığı ve bazı kritik araçları takip etmediği raporlara girdi.

Yalanlanan Savunma: Vali Tuncay Sonel’in "Oğlum o zaman lise öğrencisiydi, kızı tanımıyoruz" savunmasının, Adalet Bakanlığı kaynaklarınca yalanlandığı; oğlunun olay tarihinde 20 yaşında olduğu belirtildi.

Arama Çalışmaları "Tiyatro" muydu?

Haberde, baraj gölünde aylarca süren arama çalışmalarının, asıl failleri gizlemek ve kamuoyu algısını başka yöne çekmek için yapılan bir "tiyatro" olduğu öne sürülüyor. Yeni savcılık soruşturmasının, altı yıldır süregelen bu "karartma zincirini" kırmaya odaklandığı vurgulanıyor.