Hangisi daha pahalı?

Okuma Süresi 8 dkYayınlanma Pazartesi, Mart 16 2026
Paylaş
X Post
Hangisi daha pahalı?


Savaşın hasıl ettiği olağanüstü hal sıradan işlerin dahi uygulanmasını geciktiriyor. Dini Lider Hamaney'in cenaze merasimi güvenlik endişelerinden dolayı ertelendi. Techiz ve tekfin işlemleri devam ederken, yerine geçecek veliahtın biliniyor olmasına rağmen ismin açıklanması tarihi bir ritüelin tekrarlanmasından ibaret. Öyle aklınıza âli bir meşveret meclisinin sıkıntılı seçim sancısı falan gelmesin. Babadan oğula devreden bir devir-teslim.

 

Haber ajanslarının “İran Yeni Liderini seçti!” anonsundan sonra, herkes bildiği ismin resmen açıklanacağı merakı ile haber detaylarına indiğinde bir ne görseniz beğenirsiniz? Manşete taşınan haberin asıl kısmı, ilaç reçetelerindeki zor okunan yerler gibi “Yetkililer güvenlik endişelerinden dolayı yeni liderin ismini açıklamak istemiyorlar!” şeklinde yer bulmuş.        

 

Neredeyse iki haftadır devam eden İran-ABD ve İsrail üçgenindeki savaş hız kesmedi. İran'ın daha ilk günden Dini Lider Baba Hamaney de dahil elliye yakın lider kadronun kaybetmesi ile girdiği ağır travma hala aşılamadı. Oysa ki geçtiğimiz Temmuz ayından bu yana İran üzerine daha büyük bir operasyonun olacağı konuşuluyordu.

İran'ın yeni dini liderini kendi halkı ve dünya ile tanıştırma konusunda işi biraz ağırdan almasının farklı sebebleri olduğu ortaya çıktı. Oğul Hamaney'in ilk günkü saldırıdan ağır yara almış olması ve tedavi sürecinin devam ediyor olması bunlardan sadece biri. Ama daha önemlisi idari kadrodaki ağır kayıplara, daha çiceği burnunda dini liderin de dahil oluvermesi daha ciddi psikolojik çöküntülere olabilirdi.

 

Ne yani? Koskoca Fars İmparatorluk bakiyesi kendi liderini korumaktan ve güvenliğini sağlamaktan aciz mi? İtiraf etmesi biraz zor ama, son bir kaç yılda şahit olduğumuz hadiseler, insanların sert ve tavizsiz hamasetlerini biraz yumuşattı. İran'ın lider belirleme konusundaki çekingenliği Hamas örneğinde yaşadığı ağır tecrübeden öğrenmesi ihtimal dahilinde. Dikkatinizi çekti mi bilmem ama, İsrail'in üç yıldır savaştığı ve sözümona kahraman üreten Hamas'ın lider kadrosunu felce uğrattı. Halihazırdaki liderlerini kimse tanımıyor. Hamas'ın yıllardır ertelediği seçimler için iki aday var ancak onlar da medyatik olmaktan kaçıyorlar. Lübnan'daki Hizbullah'ı ne siz sorun ne ben söyliyeyim.

 

Modern dünyada demokrasinin bel kemiği sayılan seçimin ana mihver ve yörüngesini  adayların tanınmışlık ve yüz aşinalıkları oluşturuyor. Ortadoğu'daki seçimlerin iç piyasaya yönelik, ev yapımı ve lokal kalması bu yüzden. Adayın meçhuliyeti, belirsizliği ya da Şia teolojinin temel taşlarından biri sayılan “Gaib İmam, İmam-ı Muntazar”, gizli imam ya da asıl imam terminolojisi ile çözülüyor olması çoktan kanıksanmış durumda. İslami Literatürün en sıkıcı konuları orasında sayılan mezhepler tarihinin detayları bu yazının çerçevesini aşıyor. İran Rejiminin benimsediği İsna-i Aşeriyye eğiliminin bu bahsettiğimiz lider terminolojini tercih ettiğini buraya eklemekte bir sakınca yok.

 

ABD ve İsrail saldırılarının ilk başladığı günden itibaren asıl hedefin sistem değişimi olduğu konuşuldu ancak, İran'ın siyasi yapısını bilen ve yarım asırdır kötü bir rejime mahkum olan ülke için böylesine bir beklenti ütopyanın değil imkansızlığın sınırlarında. Sizi bilmem ama ben sadece çok cılız ve dikkate almaya değmez “En kısa zamanda demokratik seçimler yapılsın!” şeklindeki bir teklife rastlamadım. Tabandan gelen güçlü değişim ısrar ve talebin ağır insani trajedilere sebebiyet verdiğine hemen her altı ayda bir şahit oluyoruz. Bazen demokrasi için ölmek de işe yaramıyor, nedense!

 

Birkaç hafta önce bu satırlarda İran'ı güç sembolü sayılan “Yedi Başlı Ejderha”nın, artık bir zaafiyet ve acziyeti temsil ettiğini paylaşmıştım. İranlı yetkili “Ejderha'nın bir başından kurtulsak diğeri ile uğraşmak zorunda kalıyoruz!” diye yakınıyordu.

 

İşte aynı sembol şimdi “İran iç siyasetinde Ejderha'nın başları birbirini yiyor!” zaafiyetine dönüşmüş. Halihazırda İran'da erken uyanan grup liderleri en yakınındaki füze tuşuna dokunuyor ve dost-düşman ayırmadan füzeler ateşleniyor. Zavallı Başbakan Pezeşkiyan daha ilk günlerde komşularından özür diledi ancak, aynı gün komşu ülkelere füze saldırıları devam etti. Çok kafanızı zorlamayın. İran'dan Türkiye'ye gönderilen üç füzenin hala sahibi yok, iyi mi? Kavgada yumruk sayılmaz. İyi de Pezeşkiyan niye özür diliyor o zaman?

 

Oğul Hamaney'in Hürmüz Boğazı'na dair yayınladığı yazılı emir de, Devrim Muhafızları tarafından sansürden geçirilip öyle basın ile paylaşılmış. Sayın Başbakan Pezeskiyan'ın hadiseden haberinin olup olmadığı belli değil. Davul onun boynunda asılı ancak tokmak yedi ayrı komuta kademesinin elinde dolaşıyor.

 

Demokratik teklifler dışındaki idari sistemlerin halka ne kadar pahalıya mal olduğuna bir kez daha şahit oluyoruz. Baba Hamaney'in son yaptığı icraatlarda resmi rakamlar ile altı bin insan hayatını kaybetmişti. Ülke iki haftadır savaş halinde ancak ölü sayısı daha bin iki yüzlerde. Rejimi korumak ile ülkeyi korumak arasındaki maliyet dökümü dört işlem ile çözülebilecek kadar basit değil mi?