Hayat Harekettir

Geçen hafta Ahmet Altan’ın Paris’in önemli mekânlarından La Bibliothèque de l’Institut’de okurlarıyla buluştuğu programa katıldım. Okumanın ve edebiyatın ne denli sihirli bir formül olduğunu bir ustanın ağzından tekrar duymak bana ayrı bir ferahlık verdi.
Dünya nüfusunun bugün yüzde 85’i okuma yazma biliyor,
bu rakam yüz yıl önce yüzde 20’lerdeymiş. Okumak ise bir sanat ve ince işçilik.
Abur cubur demeden yiyen insanlar gibi her gördüğünü okuyanlardan
bahsetmiyorum. Planlı, seçici ve şuurlu bir okumayı kastediyorum.
Ahmet Altan usta da edebiyatın kendisine
hapishanedeyken açtığı geniş alanı anlattı. Bir yazarın canı dâhil her şeyini
alabilirsiniz ama “hapishaneye de atsanız yazılarını elinden alamazsınız”, dedi
ve bir hatırasını anlattı: “Gardiyanı çok stresli gördüm ve sebebini sordum,
bana ‘Siz yazıp okuyorsunuz, bu yüzden depresyonda değilsiniz ama okuyup
yazmayanlar depresyondalar. Bu yüzden bizimde işimiz çok zorlaşıyor’ dedi.”
Hayat Harekettir
Hayatın hareket olduğunu ve hareketiniz yok edilirse
hayatınızın da tükeneceğini, ama zihinde başlayan bir hareket ve hayal ile
yeniden hayat bulacağınızı anlattı.
“Zamanı ölçecek bir şey olmadığında canavar gibi seni ezip geçiyor. Hapishane
öyleydi. Hücrede 12 günde 7 kilo verdim. Zamanı neden insanlar parçalara
bölüyorlar, orada anladım. Hayat harekettir. İçerisi hareketi yok eder.
Edebiyat bu hareketsizlik içinde bir hayat oluşturur ve kurtarıcıdır.”
Edebiyat Bir Teleskoptur
Edebiyatın edep boyutu vardır. Edebiyat insanı erdemli
olmaya, başkalarının da sorumluluğunu üstlenmeye davet eder. Zihin dünyamızda
oluşan gerçeklerle dünyanın gerçeklerini karşılaştırma ve hakikate yaklaşma
imkânı sunar.
Edebiyat kimileri için müzik, kimileri için sanatın
farklı bir alanı, kimileri için ibadet, kimileri için de farklı bir tutkudur,
idealdir. Hayata bizi bağlayan, hareket alanı açan her ne varsa, zihin ve ruh
dünyamızda bizler o gerçeklerle hayata tutunuyoruz veya yok oluyoruz. İşte
Altan da bu gerçekliğe dikkat çekti:
“Edebiyat insan ruhuna bakan bir teleskoptur.
Yeryüzünde kimse gerçekliğini göstermez. Edebiyat yazan, her duygu ve düşünceyi
yazabilir. İşte o zaman derinliği ile gerçekleri görürsünüz.
Romanda bir düzen, bir kanun olduğuna inanmıyorum ben;
çöl yürüyüşü gibidir. Çöl fırtınası, yakıcı güneş… Yüzlerce sayfayı geçmek bir
maceradır.
Zamanı genişleten bir iksirdir edebiyat. Bir acı
çektiğinizde ve çekeceğinizde yapacağınız en iyi şey zamanı genişletmektir.
Acılar sınırlarımıza sığmıyor. Edebiyat, tarih, müzik, sanat zamanı genişletir.
Bu acının sadece senin başına gelmediğini anlayacaksın. Bu, acıyı hafifletir.”
Yazmak Bir Devrim ve Direniştir
Yazıların otoriter rejimleri darmadağın eden bir tesir
gücü vardır. İbn-i Rüşd’ün “Fikirlerin kanatları vardır, kimse insanlara
ulaşmasını engelleyemez.” sözü bunu ifade eder. Dikta rejimlerinin
susturamadığı tek güç yazı ve düşüncelerdir. Yüzyıllar sonra bile elinize
aldığınızda bir cümle, hakperestçe yazılmış bir beyan, tüm görkemli
saltanatları yerle bir eder. Güç sahipleri sizin hayatınızı karartabilir ama
siz bir yazı ile çevrenizi aydınlatabilirsiniz.
Emile Zola’nın Dreyfus’a desteği bir çağın kapanmasına
zemin hazırlamıştır. Okurların fikriyatına seslenebilirseniz, hissetmesini
sağlarsanız en büyük devrimi gerçekleştirmiş olursunuz. Edebiyat, hiç
tanımadığınız insanlarla sizi buluşturur ve dünyanın bir kentinde edebiyat sizi
bir araya getirir.
Ahmet Altan, yazıya ihanet etmediğini ve babasına
verdiği sözü tuttuğunu da anlattı. Yazı insanı özgürleştirir. Her kelime kanat
takar, dünyanın dört bir yanına uçar. Günümüz ezber ve tekdüze dünyasında, her
şeyin popüler kültürle birbirine benzemeye başladığı bir dönemde yazmak ve
okumak bizleri zenginleştirir, ruh dünyamızı takviye eder.
Sebeplere günümüzde bir tapınma var; adeta sebepler
üstü ve onları var eden kudret unutulmuş gibi… İşte maddeciliğin bu kadar kesif
olduğu bir zamana yine aydınlık verecek olan edebiyat, vahiyle aydınlanmış
okumalar ve yeryüzü mirasçısının vasfı niteliğindeki sanatın farklı dilleri
yeniden kurtuluşumuz olacaktır.
https://open.spotify.com/episode/4kXoP04uTXRkSkNnRKLIR7?si=vpNQW-YbRyihtsniTUfjWA
Bu haberler de ilginizi çekebilir

ERTUĞRUL İNCEKUL

SAFVET SENİH

TÜRKMEN TERZİ

ABDULLAH AYMAZ

ARİF ASALIOĞLU

Cemil Önal cinayetinde yeni gelişme: Şüpheli Frans...

Şişli Belediye Başkanı Şahan'dan sert savunma geld...

Fransa: İsrail Güney Lübnan’ı işgal etmekten vazge...

Ekonomistlerden sermaye uyarısı: Türkiye'den kaçıy...

İBB itirafçısı Murat Kapki: 'Ailem için yaptım'







