İlansız pazarlık usulü ihaleler iki katına çıktı

Okuma Süresi 4 dkYayınlanma Pazartesi, Nisan 13 2026
Paylaş
X Post
Herkesin katılımına açık kamu ihalelerinde 2025 sonunda, yüzde 37,06’sı ilansız pazarlık usulü olmak üzere, pazarlık usulüyle alımlar yüzde 16,63’ten yüzde 37,23’e yükseldi. 2023 ve 2024’te bu yöntem ağırlıklı olarak deprem sonrası inşa ve hizmet faaliyetleri için kullanıldı.
İlansız pazarlık usulü ihaleler iki katına çıktı

Kamu kaynaklarının kullanımında şeffaflık ve rekabet ilkeleri ciddi bir erozyonla karşı karşıya. Gazeteci Mehmet Kaya’nın Ekonomim gazetesinde yer alan habere göre, kamu ihalelerinde "ilansız pazarlık" yöntemi adeta kural haline gelmeye başladı. Araştırmalar, kapalı kapılar ardında yapılan ihalelerin son yıllarda iki katına çıktığını gösteriyor.

Sayıştay Dergisi’nde yayımlanan ve Abdullah Karaer tarafından kaleme alınan bilimsel çalışma, Türkiye’nin kamu alımları sistemindeki çarpıcı dönüşümü verilerle ortaya koydu. Habere göre, herkesin katılımına açık olması gereken kamu ihaleleri hızla kan kaybediyor.

Açık İhale Gidiyor, 'Adrese Teslim' Şüphesi Geliyor

Veriler, kamu ihalelerindeki şeffaflık kaybını net bir şekilde özetliyor: 2003 yılında tutar bazında toplam ihalelerin %81,89’u açık usulle yapılırken, bu oran 2025 sonunda %61,98’e kadar geriledi. Buna karşılık, büyük çoğunluğu ilansız yapılan pazarlık usulü ihaleler %16,63’ten %37,23’e fırladı.

Her ne kadar 2023 ve 2024 yıllarındaki artışta deprem sonrası acil ihtiyaçlar gerekçe gösterilse de, pazarlık yönteminin bir "yönetim alışkanlığına" dönüşmesi, kamuda denetlenebilirlik tartışmalarını beraberinde getiriyor.

Avrupa Şeffaflıkta, Türkiye 'İstisnada' Yarışıyor

Haberde dikkat çekilen Türkiye-AB kıyaslaması, aradaki uçurumu gözler önüne seriyor. AB ülkelerinde ihalelerin %85,1’i açık ve şeffaf yöntemlerle yürütülürken, Türkiye’de rekabetçi olmayan yöntemlerin payı AB’nin tam beş katı seviyesinde (%28,9). Özellikle yüksek teknoloji gerektiren işlerde AB ülkeleri şeffaf pazarlığı tercih ederken, Türkiye’nin bu alandaki oranı %0,2 gibi yok denecek bir seviyede kaldı.

Rekabet Azaldıkça Kamu Zararı Büyüyor

İhalelerdeki rekabetin azalması doğrudan vatandaşın cebine yansıyor. Açık ihalelerde sözleşme bedelleri, yaklaşık maliyetin ortalama %80’i düzeyinde gerçekleşerek tasarruf sağlarken; pazarlık usulü ihalelerde bu oran %88’e çıkıyor. Yani rekabetin olmadığı ihaleler, kamuya çok daha pahalıya patlıyor.

Yolsuzluk Riski Kapıda

Haberde, önceden öngörülemeyen acil durumlar için saklanması gereken "ilansız pazarlık" yönteminin yaygınlaşmasının, yolsuzluk ve usulsüzlük riskini artırdığı vurgulanıyor. Araştırmada sunulan çözüm önerileri ise oldukça net:

- Pazarlık ihaleleri sadece Kamu İhale Kurulu izniyle yapılmalı.

- Doğrudan temin ve istisna düzenlemeleri daraltılmalı.

- İhale mevzuatındaki "delikler" kapatılarak şeffaf, eşit ve rekabetçi bir sisteme ivedilikle dönülmeli.

Kamuoyu, "acil durum" kılıfı altında yaygınlaşan bu yöntemin, kamu kaynaklarının verimli kullanılmasını engelleyip engellemediğini sorguluyor.