İngiltere'nin eski Başbakanı Boris Johnson'dan şaşırtan itiraf: Büyükannem İstanbul'daki Kapalıçarşı'da köle olarak satıldı

İngiltere'nin eski Başbakanı Boris Johnson, ailesinin geçmişine ilişkin dikkat çekici bir açıklamada bulundu. Johnson, Çerkes kökenli büyük büyükannesinin 19. yüzyılda İstanbul'daki Kapalıçarşı'da köle olarak satıldığını ve henüz 13 yaşındayken 43 yaşındaki bir iş insanıyla evlendirildiğini anlattı. Aile geçmişini İngiltere'deki kölelik tazminatı tartışmalarına örnek gösteren Johnson, "O halde benim tazminatım nerede?" diyerek hükümetin girişimlerini eleştirdi.
Johnson, ülkesinde köle ticaretinin tarihsel sorumluluğu ve mağdurların torunlarına tazminat ödenmesi konusunda büyüyen tartışmalara ailesinin geçmişinden verdiği bir örnekle katıldı.
Daily Mail'deki köşe yazısında ailesinin kölelik geçmişine değinen Johnson, dört kuşak önceki atası Hanife Feride'nin 19. yüzyılda İstanbul'da köle olarak satıldığını açıkladı.
Johnson, kız kardeşi Rachel ve kuzeni Sinan'ın yürüttüğü aile tarihi araştırmalarının ardından köle olarak satılmış bir kadının soyundan geldiğinin anlaşıldığını belirtti.
Kafkasya'dan İstanbul'a uzanan hikâye
Johnson'ın aktardığına göre Hanife Feride, 19. yüzyılın ortalarında Rus İmparatorluğu'nun Kafkasya'daki askeri harekâtları nedeniyle memleketinden ayrılmak zorunda kalan Çerkesler arasındaydı.
Henüz çocuk yaşta Kafkasya'dan çıkarılan Hanife Feride, Karadeniz üzerinden yaklaşık 10 gün süren bir gemi yolculuğunun ardından İstanbul'a getirildi. Ardından Kapalıçarşı'da köle olarak satışa sunuldu.
Johnson, o dönemde Rusya'nın Kafkasya'daki saldırıları ve zorunlu göçler nedeniyle İstanbul'daki köle pazarlarında çok sayıda Çerkes kız çocuğunun bulunduğunu anlattı.
Dönemin bir İngiliz gazetesinde yer alan bilgilere de atıfta bulunan Johnson, Çerkes kızlarının satış fiyatlarının 100 sterlinden 5 sterline kadar düştüğünü aktardı.
13 yaşındayken 43 yaşındaki bir adamla evlendirildi
Johnson'ın anlattığı aile hikâyesine göre Hanife Feride, İstanbul'da bir Türk kadın tarafından satın alındı. Kimliği açıklanmayan kadın, Hanife Feride'yi evine götürerek eğitim almasını sağladı. Ancak genç kız daha sonra kadının 43 yaşındaki dul oğluyla evlendirildi. İş insanı olduğu belirtilen erkekle evlendirildiğinde Hanife Feride henüz 13 yaşındaydı.
Johnson, ailesinin geçmişine ilişkin bu bilgileri öğrendikten sonra köleliğin mağdurları arasında kendi atalarının da bulunduğunu ifade etti.
Eski İngiltere Başbakanı, ailesinin geçmişini gündeme getirirken köle ticareti nedeniyle bugünkü kuşaklara maddi tazminat ödenmesi taleplerini eleştirdi.
Atasının maruz kaldığı haksızlığı inkâr etmediğini vurgulayan Johnson, geçmişteki suçların sorumluluğunun bugün yaşayan vergi mükelleflerine yüklenemeyeceğini savundu. Johnson, aynı mantıkla hareket edildiğinde kendisinin de köle olarak satılan atasından dolayı tazminat istemesi gerektiğini belirterek taleplerin sınırının nerede çizileceğini sordu.
Türk vergi mükellefleri neden ödeme yapsın?
Johnson, yazısında Türkiye'ye de değinerek Hanife Feride'nin Osmanlı döneminde İstanbul'da köle olarak satıldığını hatırlattı.
Eski Başbakan, bugünkü Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının Osmanlı döneminde gerçekleşen olaylardan dolayı neden mali sorumluluk üstlenmesi gerektiğini sorguladı.
Kafkasya'daki Rus askeri faaliyetlerinin milyonlarca Çerkesin topraklarından ayrılmasına neden olduğunu belirten Johnson, tazminat talebinin Rusya'ya da yöneltilebileceğini ifade etti.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'den böyle bir ödeme talep edilmesi halinde olumlu karşılık alınacağını düşünmediğini de sözlerine ekledi.
İngiltere'de kölelik tazminatı tartışması büyüyor
Johnson'ın açıklamaları, İngiltere Başbakanı Andy Burnham'ın ülkesinin transatlantik köle ticaretindeki rolü nedeniyle resmî özür dilemeye açık olduğunu duyurmasının ardından geldi.
Burnham, 3 Kasım'da köle ticaretinden etkilenen ülkelerle yapılandırılmış bir diyalog sürecine girileceğini açıklamıştı. Görüşmelerin yaklaşık bir yıl sürmesi öngörülüyor.
İngiliz hükümeti ayrıca Karayip ülkelerinin altyapı yatırımlarını desteklemek amacıyla üç yıllık dönemde toplam 40 milyon sterlin kaynak ayıracağını duyurdu. Ancak Karayip ülkelerinden bazı temsilciler ve tazminat kampanyası yürüten gruplar, açıklanan kaynağı yetersiz buldu.
Öte yandan Burnham, geçmişteki köle ticareti nedeniyle doğrudan mali tazminat ödenmesini desteklemediğini belirtti.
Yüz milyarlarca sterlinlik yük doğabilir
Boris Johnson ise hükümetin başlattığı görüşme sürecinin ilerleyen dönemde İngiliz vergi mükelleflerine büyük bir mali yük getirebileceğini ileri sürdü. Olası tazminat taleplerinin yüz milyarlarca sterline ulaşabileceğini savunan Johnson, İngiltere Kilisesi'nin kölelikle tarihsel bağlantıları nedeniyle oluşturduğu 100 milyon sterlinlik fonu da eleştirdi.
İngiltere'nin kamu borcuna ve borç faizlerine yapılan harcamalara dikkat çeken Johnson, ülkenin geçmişteki olaylar için yeni mali yükümlülükler üstlenmemesi gerektiğini savundu.
Eski Başbakan ayrıca İngiltere'nin tarih boyunca Birleşmiş Milletler'in 193 üyesinden 171'ini işgal ettiğine ilişkin bir iddiayı da gündeme getirerek, geçmişteki bütün eylemler için tazminat talep edilmesinin sürekli yeni anlaşmazlıklara yol açacağını öne sürdü.
Kral Charles da tartışmanın merkezinde
Kölelik nedeniyle özür ve tazminat talepleri, Antigua ve Barbuda'da düzenlenen İngiliz Milletler Topluluğu zirvesinde de gündeme geldi.
Kral III. Charles, transatlantik köle ticaretini tarihin utanç verici dönemlerinden biri olarak nitelendirerek yaşanan acılardan derin üzüntü duyduğunu ifade etti. Ancak Buckingham Sarayı, Kral'ın İngiliz Milletler Topluluğu başkanı olarak rolünün ülkeler arasında diyaloğu teşvik etmek olduğunu, hükümet politikalarını belirlemekle görevli olmadığını vurguladı.
Boris Johnson ise Başbakan Burnham'ın başlattığı müzakere sürecinden geri dönmesi gerektiğini savunarak geçmişte işlenen suçlardan dolayı bugün yaşayan insanların mali sorumluluk altına sokulmasına karşı çıktığını yineledi.
















