İşte sürecin perde arkası: 860 milyarlık 130 fon neden tasfiye ediliyor?

Okuma Süresi 7 dkYayınlanma Cuma, Eylül 18 2026
Paylaş
X Post
Fon tasfiyesi yatırımcının parasının tamamen kaybolduğu anlamına gelmiyor. İddialara göre fon varlıkları nakde çevrildikten sonra kalan tutar yatırımcılara payları oranında dağıtılacak.
İşte sürecin perde arkası: 860 milyarlık 130 fon neden tasfiye ediliyor?

Türkiye’de portföy fonlarıyla ilgili peş peşe gelen tasfiye, gözaltı ve işlem yasağı kararları kafa karıştırdı. Yaşananların merkezinde, bazı Borsa İstanbul hisselerinde piyasanın doğal işleyişini bozabilecek işlemler yapılıp yapılmadığı sorusu bulunuyor.

Süreç iki ayrı koldan ilerliyor. Sermaye Piyasası Kurulu yatırımcıları ve piyasa düzenini korumaya yönelik idari kararlar alırken savcılık, bazı işlemlerin suç oluşturup oluşturmadığını araştırıyor.

SPK, Tera Portföy, Pusula Portföy, Hedef Portföy, Atlas Portföy, A1 Portföy, Pardus Portföy ve Bulls Portföy tarafından kurulan fonlarla ilgili kapsamlı tedbirler aldı.

PORTFÖY SORUŞTURMASINDA ASIL MESELE NE?

Soruşturmanın merkezindeki temel konu, bazı hisselerde yapılan alım ve satımların fiyat, arz veya talep konusunda piyasada yanlış ya da yanıltıcı bir görüntü oluşturup oluşturmadığı.

Sermaye Piyasası Kanunu’nun 107/1’inci maddesi, sermaye piyasası araçlarının fiyatları ve işlem hacimleri hakkında yanlış veya yanıltıcı izlenim oluşturmak amacıyla gerçekleştirilen işlemleri piyasa dolandırıcılığı kapsamında düzenliyor.

Bu nedenle inceleme yalnızca fonların zarar edip etmediğine bakmıyor. Yetkililer, belirli hesapların koordineli hareket edip etmediğini, bazı hisselerdeki fiyat hareketlerinin doğal piyasa koşullarında oluşup oluşmadığını ve yatırım fonlarının bu işlemlerde nasıl kullanıldığını araştırıyor.

FONLAR BU SİSTEMDE NASIL KULLANILABİLİR?

Bir yatırım fonu binlerce yatırımcıdan topladığı parayla hisse senedi, tahvil ve diğer sermaye piyasası araçlarına yatırım yapıyor. Fon büyüdükçe yönettiği para miktarı da yükseliyor.

Özellikle işlem hacmi düşük bir hissede büyük miktarlı ve sürekli alımlar yapılması halinde fiyat hızla yükselebiliyor. Dışarıdan bakan yatırımcılar da hissede güçlü talep bulunduğunu düşünerek alım yapabiliyor.

Eğer birbirleriyle bağlantılı yatırımcılar veya hesaplar koordineli biçimde alım satım yaparak bu görüntüyü oluşturuyorsa, ortaya çıkan hareket piyasanın doğal arz ve talebinden farklılaşabiliyor.

SPK ile savcılığın araştırdığı temel sorulardan biri de bazı işlemlerde böyle bir yapı bulunup bulunmadığı. Bu ihtimal henüz kesinleşmiş bir yargı kararı anlamına gelmiyor.

SPK NEDEN FONLARI İŞLEME KAPATTI?

SPK, Borsa İstanbul’da yaşanan gelişmelerin ardından 7 portföy yönetim şirketinin TEFAS’ta işlem gören fonlarını alım ve satıma kapattı. Kurul, 130 fon için de tasfiye sürecinin başlatılmasına karar verdi.

Kararın temel amacı, fonlarda yaşanabilecek kontrolsüz para çıkışlarının ve portföylerdeki varlıkların kısa sürede yoğun biçimde satılmasının önüne geçmek.

Çünkü çok sayıda yatırımcının aynı anda fondan çıkmak istemesi halinde fon yöneticisinin yatırımcılara ödeme yapabilmek için portföyündeki hisseleri satması gerekiyor.

Özellikle alıcısı sınırlı hisselerde büyük satışların başlaması, hisse fiyatlarını daha da aşağı çekebiliyor. Fiyat düştükçe fonun değeri azalırken yeni satış talepleri de süreci ağırlaştırabiliyor.

130 FONUN TASFİYESİ NE DEMEK?

Tasfiye kararı, fondaki bütün paranın kaybolduğu anlamına gelmiyor.

Fon tasfiyesinde portföyde bulunan varlıklar elden çıkarılıyor. Fonun borç ve alacakları hesaplandıktan sonra kalan para yatırımcılara sahip oldukları fon payları oranında dağıtılıyor.

Ancak yatırımcının eline geçecek nihai tutar, fonun portföyündeki varlıkların hangi fiyatlardan satılabildiğine bağlı olacak.

Bu nedenle yatırımcılar açısından en önemli konular tasfiyenin ne kadar süreceği, hisselerin hangi fiyatlardan satılacağı ve ödemelerin hangi tarihte yapılacağı olacak.

826 MİLYAR LİRALIK FON BÜYÜKLÜĞÜ

CNBC-e’nin aktardığı verilere göre tasfiye kapsamındaki 130 fonun toplam büyüklüğü yaklaşık 826 milyar liraya ulaşıyor. Fonlarda 514 binden fazla yatırımcı bulunuyor.

Bu büyüklük nedeniyle alınan karar yalnızca birkaç şirketi değil, yüz binlerce bireysel yatırımcıyı doğrudan ilgilendiriyor.

SAVCILIK NEDEN DEVREYE GİRDİ?

SPK’nın işlemi idari ve düzenleyici boyutu oluştururken savcılık tarafında ceza soruşturması yürütülüyor.

SPK’nın bazı hisse işlemleriyle ilgili suç duyurularının ardından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturmalar başlattı.

Soruşturma kapsamında Pusula Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Muhammet Yarız tutuklandı. Namık Kemal Gökalp, İbrahim Bekci ve Altunç Kumova gözaltına alındı.

Emre Tezmen ve Serdar Turhan’ın da aralarında bulunduğu toplam 48 kişi hakkında yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol tedbiri uygulandı.

Tutuklama, gözaltı veya adli kontrol kararları şüphelilerin suçunun kesinleştiği anlamına gelmiyor. Soruşturma kapsamında işlem ve para hareketlerinin incelenmesi sürüyor.

HANGİ HİSSELER İNCELENİYOR?

Şu ana kadar kamuoyuna yansıyan soruşturmalarda Katılımevim, Gündoğdu Gıda ve Destek Faktoring paylarında belirli tarihler arasında yapılan işlemler bulunuyor.

SPK, bu işlemlerin bir bölümüne ilişkin piyasa dolandırıcılığı hükümleri kapsamında suç duyurusunda bulundu ve bazı kişiler hakkında işlem yasağı kararları aldı.

Savcılık ise hesaplar arasındaki bağlantıları, işlemlerin kimler tarafından gerçekleştirildiğini ve fiyatlarda yanıltıcı bir görüntü oluşturulup oluşturulmadığını araştırıyor.

BU OLAYI EN BASİT NASIL ANLAMAK GEREKİYOR?

Sistemin anlaşılması için süreci üç parçaya ayırmak gerekiyor.

Birinci aşamada yatırım fonları yüz binlerce kişiden para topluyor ve bu paralarla Borsa İstanbul’daki hisselere yatırım yapıyor.

İkinci aşamada SPK, bazı hisselerdeki işlemlerin piyasanın doğal işleyişinden farklı olabileceği şüphesiyle inceleme başlatıyor.

Üçüncü aşamada ise hem yatırımcıların korunması amacıyla fonlara işlem ve tasfiye tedbirleri uygulanıyor hem de suç şüphesi bulunan işlemler savcılığa gönderiliyor.

Dolayısıyla bugün yaşanan portföy soruşturmasının temel sorusu şu: Fonların yönettiği milyarlarca liralık para, bazı hisselerde yapay fiyat veya talep görüntüsü oluşturmak amacıyla kullanıldı mı?

SPK ve savcılık soruşturmaları bu sorunun cevabını arıyor. Soruşturmalar tamamlanmadan belirli kişi veya şirketlerin piyasa dolandırıcılığı yaptığı sonucuna varmak ise mümkün değil.