Kağnı hızıyla adalet: 15 yıl sonra OSTİM patlaması için AYM kararı geldi!

Okuma Süresi 7 dkYayınlanma Pazartesi, Mayıs 4 2026
Paylaş
X Post
Ankara Ostim’de meydana gelen ve 20 kişinin hayatını kaybettiği davaya ilişkin Anayasa Mahkemesi (AYM) patlamadan 15 yıl sonra yaşam hakkının ihlali kararı verdi.
Kağnı hızıyla adalet: 15 yıl sonra OSTİM patlaması için AYM kararı geldi!


Evrensel’de yer alan habere göre, Anayasa Mahkemesi, 2011’de Ankara OSTİM’de 20 işçinin hayatını kaybettiği patlamaya ilişkin başvuruda yaşam hakkının usul boyutunun ihlal edildiğine hükmetti. Dosyanın Ankara 7. İdare Mahkemesi’ne iadesine ve başvurucuya 30 bin TL manevi tazminat ödenmesine karar verildi.

Patlamada ağır yaralanan ve kalıcı sağlık sorunları yaşayan Nihat Günerkaya, mahkemenin verdiği tazminat kararına “Bir bacağın karşılığı 30 bin lira mıymış. İnsan hayatı çok ucuz” diyerek tepki gösterdi.

Ankara’da OSTİM Organize Sanayi Bölgesi’nde Özkanlar Hidrolik’te 9, İvedik OSB’de Metsan Yedek Parça Otomotiv’de 11 işçinin ölümüne neden olan iki patlamaya ilişkin davada 2015 yılında, şirketin sahibi ve iki yöneticisi hakkında bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma suçundan iki patlama için 18 yıl 9’ar ay, yani toplam da 37 buçuk yıl hapis cezası verilmişti. Diğer sanıklar hakkında beraat kararı verilmişti.

15 YIL SONRA GELEN AYM KARARI

Patlamada yaralanan işçilerden Nihat Günerkaya, ihmali bulunan kamu kurumlarının (Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı, Yenimahalle Belediye Başkanlığı) aleyhine açılan tazminat davasının reddedilmesi üzerine yaşam hakkının ihlal edildiğini belirterek Anayasa Mahkemesine (AYM) başvurmuştu. AYM, yaşam hakkının usul boyutunun ihlal edildiğine, maddi boyutunun incelenmesine gerek olmadığına karar verdi. Yaşam hakkının usul boyutunun ihlal edilmesinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için dosyanın Ankara 7. İdare Mahkemesine iadesine, işçiye 30 bin TL manevi tazminat ödenmesine karar verdi.

İNSAN HAYATI ÇOK UCUZ!

Yıllar önce yaşanan patlamada ağır yaralanan ve kalıcı sağlık sorunları yaşayan Nihat Günerkaya, mahkemenin verdiği 30 bin liralık tazminat kararına tepki gösterdi. Kararı “gülünç” olarak nitelendiren Günerkaya, “Sadece 30 bin lira… Yani bir bacağa karşılık 30 bin lira tazminat mı olurmuş? Saçmalık. Bir bacak karşılığı en azından daha anlamlı bir karar bekliyorduk. 30 bin lira çok gülünecek bir şey. İnsan hayatı çok ucuz” dedi.

“SAĞ BACAĞIM SAKAT, KULAĞIM DUYMUYOR”

Yaklaşık 15 yıl 3 aydır adalet mücadelesi veren Nihat Günerkaya yaklaşık üç yıl tedavi gördüğünü, buna rağmen bacağındaki sakatlığın sürdüğünü ve sağ kulağının patlama nedeniyle duymadığını ifade etti. Yıllar süren davalarda hakim değişiklikleri yaşandığını, sanıkların beraat ettirildiğini, ardından yeniden yargılamalar yapıldığını anlatan Günerkaya, ancak buna rağmen gerçek anlamda ceza alan kimsenin olmadığını belirtti: “Ceza alanların çoğu dışarıdaydı. Çoğu mahallemizde oturuyordu. Ceza alan kimse yok.”

İş cinayetinin ardından devletten de destek görmeyen Nihat Günerkaya, Sincan Kaymakamlığı’na yaptığı başvuru sonucunda yalnızca 500 lira yardım alabildiğini söyledi. Bu miktarın o dönem kendi maaşına bile denk gelmediğini dile getirdi.

“BAKANLIKTAN DAVACI OLDUM, BİR DE TAZMİNAT VERDİM”

Nihat Günerkaya, yaşadıklarını bununla da sınırlı kalmadı. Çalışma Bakanlığı’na dava açan işçiye tazminat ödettirildi. O dönem 1800 küsur lira ödeme yaptığını belirten işçi, bunun yaklaşık üç maaşına denk geldiğini söyledi. “Hem davacı oldum hem de tazminat ödedim. Neymiş? Çalışma Bakanlığı suçsuzmuş, suçlu olan orada yaralananlar, ölenler suçluymuş. Öyle karar verdiler” diyerek tepki gösterdi. Patlamanın ardından üç yıl sonra emekli olduğunu ifade eden Nihat Bey, bugün geçinebilmek için yeniden çalışmak zorunda kaldığını anlattı.

”DENETİMSİZLİK ZİNCİRİ CAN ALDI”

AYM’nin karına ilişkin açıklama yapan Birleşik Metal-İş Sendikası, “Anayasa Mahkemesi’nin bu faciaya ilişkin verdiği karar, yıllardır dile getirdiğimiz gerçekleri bir kez daha ortaya koymuştur. Mahkeme, yaşam hakkının ihlal edildiğine hükmetmiştir” dedi. Sendika, bu kararla birlikte kamu kurumlarının sorumluluğunun açık biçimde ortaya konduğunu belirtti.

Sendika açıklamasında, OSTİM’de yaşanan patlamanın denetimsizlik ve ihmallerin sonucu olduğu vurgulanarak, “Bu karar; iş cinayetlerinin ‘kader’ değil, denetimsizlik, ihmal ve sorumsuzluk sonucu yaşandığını göstermektedir” ifadelerine yer verildi.

Bilirkişi raporları ve yargı süreçlerine atıf yapılan açıklamada, başta Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı olmak üzere kamu kurumlarının iş sağlığı ve güvenliği denetimlerini yerine getirmediği, tehlikeli faaliyetlerin kontrol edilmediği ve mevzuatın uygulanmadığı belirtildi.

”DEVLETİN SORUMLULUĞU AÇIKÇA ORTAYA KONDU”

Açıklamada, “Anayasa Mahkemesi’nin kararı, devletin işçilerin yaşamını koruma yükümlülüğünü yerine getirmediğini ortaya koymaktadır” denilerek, tehlikeli sanayi faaliyetlerinin etkin biçimde denetlenmemesinin yaşam hakkı ihlali olduğu vurgulandı.

Yargı sürecine de dikkat çekilen açıklamada, “Delillerin toplanmaması, bilirkişi raporlarının yeterince değerlendirilmemesi ve davaların yıllarca sürmesi, adaletin gecikmesine ve etkisizleşmesine neden olmuştur” denildi.

”İŞÇİNİN YAŞAMI, KÂR HIRSINA VE İHMALE KURBAN EDİLEMEZ”

“İşçinin yaşamı, kâr hırsına ve ihmale kurban edilemez” diyen sendika, talepleri şu şekilde sıraladı;

    İşçi sağlığı ve iş güvenliği denetimleri bağımsız, düzenli ve etkin hale getirilmelidir.
    Kamu kurumlarının sorumluluğu açıkça belirlenmeli ve ihmali olan yetkililer hesap vermelidir.
    Sanayi bölgelerinde faaliyet gösteren tüm işyerleri sıkı denetime tabi tutulmalıdır.
    İş cinayetlerine karşı caydırıcı yaptırımlar uygulanmalıdır.
    Yargı süreçleri hızlı, şeffaf, işçi odaklı yürütülmelidir.