Memleket manzarası: 'Beslenemiyorsun, düşünemiyorsun, mutsuzsun'

Okuma Süresi 9 dkYayınlanma Perşembe, Haziran 25 2026
Paylaş
X Post
Gelecek umudunu yurt dışı hayaliyle gerçekleştirmek isteyenlerden bazıları geçen yıl da Türkiye'den göç etti. TÜİK verilerine göre yüzde 38,8'i 20-34 yaş aralığında 403 bin 216 kişi yurt dışına gitti. Bu seçenek özellikle gençlerin önünde dururken çoğu için 'hayal bile hayal oldu'.
Memleket manzarası: 'Beslenemiyorsun, düşünemiyorsun, mutsuzsun'

Konuyla ilgili konuşan bir vatandaş, "Her sabah kalp çarpıntısıyla uyanıyoruz. Nasıl hayal kuralım? Çok fazla gelecek kaygımız var. Hadi biz belli bir yaşa geldik, meslek sahibi olduk ama gençler ne olacak? 12 yaşımdan beri garsonluk yaptım, bulaşık yıkadım, üniversiteyi bitirdim, yüksek lisansı, doktorayı, hepsini yaptım yani. Geldiğim noktada bir evim yok. Kirayı zor ödüyoruz... Ne ev sahibini ne devleti ne karnımızı doyurabiliyoruz. Etin kilosu olmuş bin 300 lira. 20 bin lira emeklilik ücretinin olduğu yerde. Beslenemiyorsun, düşünemiyorsun, mutsuzsun..." sözleriyle özetledi.

TÜİK verilerine göre 2025 yılında yurt dışından Türkiye'ye 393 bin 829 kişi, Türkiye'den yurt dışına ise 403 bin 216 kişi göç etti. Göç eden nüfusun yüzde 55,3'ünü erkekler, yüzde 44,7'sini ise kadınlar oluşturdu.Türkiye'den göç eden nüfusun yaş gruplarına bakıldığında, en fazla göç edenlerin yüzde 14,3 ile 25-29 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 12,5 ile 20-24 ve yüzde 12 ile 30-34 yaş grubu izledi.

ANKA Mecidiyeköy’de vatandaşlara yurt dışına gitme hayali dahil, hayal kurup kurmadıklarını ve hayallerini gerçekleştirebileceklerine inanıp inanmadıklarını sordu. Bir vatandaş soruya, “Hayal bile hayal oldu, öyle söyleyeyim. Bugün geçinebilecek miyiz, batacak mıyız kalkacak mıyız, her sabah kalp çarpıntısıyla uyanıyoruz. Nasıl hayal kuralım? 12 yaşımdan beri, 22 yıldır çalışıyorum, inanın bir ev almayı hayal edemiyorum... Hadi biz belli bir yaşa geldik, bir meslek sahibi olduk ama gençler ne olacak? Gençlerin hayali olduğunu düşünmüyorum; hayali olan da zaten yurtdışına gidiyor” şeklinde yanıt verdi.

Bir emekli vatandaş ise “Aldığımız para hiç bir şey. Bir şekilde hayal kurmak zorundasın. En azından kendini teselli ediyorsun. Yoksa yapacak bir şey yok, burada oturup kendi kendine düşünüyorsun” derken hayallerinin gerçekleşeğine inanmasa da umut ettiğini, umudunu ise şansa bıraktığını belirtti.

Yetişkinler daha çok ekonomik kaygılarını dile getirirken gençler ise ekonomik kaygılarının yanında psikolojik olarak da kaygı yaşadıklarını anlattı. Üniversite öğrencisi bir genç yaşadığı gelecek kaygısını ifade ederken, eğitimini yurtdışında sürdürdüğünü aktaran 18 yaşındaki bir genç ise “Yurtdışında bir gelecek düşünüyorum. Türkiye’de hayallerimi gerçekleştirebileceğimi düşünmüyorum açıkçası. Her gün sokakta çok saçma nedenlerden birileri öldürülebiliyor. Herkes cezasız bir şekilde dışarıda dolaşabiliyor. Bu bence çok korkutucu bir şey” ifadelerini kullandı.

"BESLENEMİYORSUN, DÜŞÜNEMİYORSUN, MUTSUZSUN..."

Vatandaşlar şöyle konuştu:

“Hayal kurmak artık çok imkansız. Hayal bile hayal oldu, öyle söyleyeyim. Bugün geçinebilecek miyiz, batacak mıyız kalkacak mıyız, her sabah kalp çarpıntısıyla uyanıyoruz. Nasıl hayal kuralım? Çok fazla gelecek kaygımız var. Hadi biz belli bir yaşa geldik, bir meslek sahibi olduk ama gençler ne olacak? Gençlerin hayali olduğunu düşünmüyorum; hayali olan da zaten yurtdışına gidiyor... 12 yaşımdan beri çalışıyorum. Kendimi bildim bileli çalışıyorum. Garsonluk yaptım, bulaşık yıkadım, üniversiteyi bitirdim, yüksek lisansı, doktorayı, kariyer olarak hepsini yaptım yani. Geldiğim noktada bir evim yok. 22 yıldır çalışıyorum, inanın bir ev almayı hayal edemiyorum. Ev alma şansımız yok, ki kirayı zor ödüyoruz. Bir de ev sahibini memnun edemiyoruz, davalığız. Ne ev sahibini doyurabiliyoruz, ne devleti doyurabiliyoruz, ne karnımızı doyurabiliyoruz. Etin kilosu olmuş bin 300 lira. Bin 300 lira olur mu ya 20 bin lira emeklilik ücretinin olduğu yerde. Beslenemiyorsun, düşünemiyorsun, mutsuzsun... Hepimiz bence ülke olarak hastayız. Hiç mutlu insan görmüyorum. O kadar çok kavga görüyorum ki; stresten artık insanlar ne yapaağını şaşırmış. Böyle bir yerde nasıl rahat olabiliriz. Bir de şimdi çocuğum oldu. Onun için de kaygılanıyorum.”

"SOKAK CİNAYETLERİ, CEZASIZLIK KORKUTUCU"

Yurtdışında eğitimini sürdüren 18 yaşındaki bir genç: “Yurtdışında bir gelecek düşünüyorum. Türkiye’de hayallerimi gerçekleştirebileceğimi düşünmüyorum açıkçası. Bir kaç gün önce geldim yaz tatili için. Geldiğimden beri açıkçası sokağa çıkmaya korkuyorum. Her gün sokakta çok saçma nedenlerden birileri öldürülebiliyor. Herkes cezasız bir şekilde dışarıda dolaşabiliyor. Bu bence çok korkutucu bir şey.”

“Kuramıyoruz. Gerçekten yaşam zor şu anda ekonomik anlamda da mental anlamda da... Hiç böyle hayal etmemiştim. Çok da rahat, daha genç gibi yaşayabileceğimiz bir üniversite hayatı hayal etmiştim ama hiç öyle olmadı. Çok fazla kaygı var. Üniversite bitecek iş bulabilecek miyiz gibi bir sürü kaygı var.”

“Kurabiliyoruz. Türkiye bütün ülkelerden daha iyi. Yani hayat da iyi, Türkiye de güzel”

"BİR ŞEKİLDE HAYAL KURUYORSUN, KENDİNİ TESELLİ EDİYORSUN... HAYAL OLMAZSA YAŞAYAMAZSIN"

“Yaşamak için bazen kuruyoruz, özellikle maddi yönden. (Gerçekleşeceğine) inanmıyorum ama umut ediyorum. Hayal olmasa zaten yaşayamazsın, bir şekilde hayal kurmak zorundasın. En azından kendini teselli ediyorsun. Yoksa yapacak bir şey yok, burada oturup kendi kendine düşünüyorsun. Bir de emekliyiz. Aldığın para kiraya yetmiyor. Normal şartlarda en kötü 40 bin lira almam lazım geçinmek için. Primi ödedik ama ortada bir şey yok. Aldığımız para hiç bir şey. Artık umudu şans oyunlarına bıraktık yani.”

“Para lazım artık hayal kurmak için. Eskisi gibi değil. Eskiden hayal kuruyordun, kısa bir zaman sonra o hayali gerçekleştiriyordun. Ama şu anda hayal için bile para lazım.”

"EMEKLİ 20 BİN LİRA İLE NASIL HAYAL KURSUN?"

“Bir emeklinin 20 bin lira aldığı dönemde nasıl bir hayal kurabilirsiniz? Buradan memleketinize gitseniz geri dönemezsiniz. En kötü, asgari ücret kadar olmalıydı bir emeklinin maaşı ki tekrar çalışmak (zorunda) olmasın. Bugün hemen hemen her emekli çalışıyor, ben de dahil. Onun için de gençlere iş olanakları açılamıyor. Bugün üniversite mezunu (markette) çalışıyor. Bir çocuğu okutmak için, üniversiteye gönderebilmek için bir ebeveyn nereden baksan bir daire parası harcıyor. Sonuç; asgari üretle devam. Hayal kurmak da bunun için mümkün değil.”

“60 yaşındayım. Böyle geldik böyle gidiyoruz işte. Bizim hayalimiz yok.”