Özel'den Erdoğan'a hodri meydan: Varsa cesaretin...

“TUTUKLADIKLARINI ZORLAYARAK İFTİRACI YAPMAYA ÇALIŞTILAR”
Erdoğan’ın grup toplantısındaki sözleriyle ilgili soruya cevap veren Özel, İBB davası ve Aziz İhsan Aktaş davasındaki gelişmeleri hatırlatarak şunları söyledi:
“Bir kere bu üslubu milletin takdirine bırakıyorum. ‘Tehdit’, ‘hakaret’ bilmem ne… Cümlenin kendini tekrar etsin, benim söylediğim hangi cümlede hakaret varmış? ‘Beytülmal’e el uzattınız’ diyor. Buna kim karar verecek? Bağımsız mahkemeler karar verecek. Bunu bugünkü Adalet Bakanı, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı iken iddia etti. İddia etmek için lazım olan bir kişiyi bulamadı, üç tane ağaca isim verdi; ‘Çınar’ dedi, ‘Ladin’ dedi, ‘Meşe’ dedi, gizli tanıklara söyletti.”
Gizli tanık ve ‘itirafçı’ ifadelerine ilişkin de Özel, şunları kaydetti:
“Gizli tanıklar söylediğinden vazgeçti. Sonra, tutukladıklarını zorlayarak onları ‘itirafçı’ sözü altında iftiracı yapmaya çalıştı. Dün itibarıyla 14 tanesi, ‘Savcıların baskısıyla, yönlendirmesiyle’ diyerek ifadelerinden vazgeçtiler. Daha dün iki tane gizli tanık Aziz İhsan Aktaş davasında ‘Yok yok görmedim, sadece duydum. Öyle duydum, söyledim yazmışlar, altına imza attım’ diyerek gizli tanık olmasına rağmen ifadelerinin tanıklığa değil, kulaktan duyduklarına ve bunların savcılar tarafından yazılıp kendilerine imzalatılmasına vurgu yaptılar.”
“VARSA CESARETİNİZ CANLI YAYINA ÇIKIN”
Erdoğan’ın sözlerini ‘ön infaz’ olarak nitelendiren Özel, canlı yayın çağrısını yineledi:
“Sayın Cumhurbaşkanı utanmadan, sıkılmadan, iddia edilen, ispatlardan yoksun bir iddianameye dayanarak; mahkeme kararı olmadan, olsa ne yazar istinafta onaylanmadan, onaylansa ne yazar Yargıtay’da kesinleşmeden, hükmü kendi zihninde kesinleştirmiş zaten. ‘Beytülmal’e el uzattınız’ diyor bize, ‘Hesap vermeye alışacaksınız’ diyor. Bir kez hesap verme bir cezanın kesinleşmesiyle, infazla olur. Ama siz Mussolini gibi ön infaz yöntemi yapıyorsanız; ‘Bizim savcılar ola ki ispatlayamaz, hakimler ola ki lafımdan çıkar, bunlar cezasız kalır, o yüzden yargılamayı beklemeye gerek yok, şimdiden infaz edeyim’ diyorsanız, tam da bugünkü ifadeniz suçüstü halidir! Tam da bugünkü ifadeniz itiraftır! Bu kadar kendinden eminsen neden kaçıyorsun canlı yayından? Yazın konuşmadık mı? Şimdi siyaset mi yapıyoruz, siyaset yapıyoruz. Siyaset gerçeği mi arar, yoksa yalana mı tapar? Bu milletin gözüne baka baka ben dedim ki, ‘O iddianameyi bekliyorum, arkadaşlarım yargılansın diye değil, bu iftiracıları yargılamak üzere.’ O günlerde Sayın Bahçeli, ‘Canlı yayın talebi doğrudur, her şey milletin gözünün önünde olsun’ dedi mi, demedi mi? Bunu size sordular, ‘Bahçeli isabet buyurmuş, Sayın Bahçeli diyorsa olur’ dedin mi, demedin mi? E iddianame çıktı, benim dediğim gibi çıktı. O yüzden canlı yayından kaçmıyor musunuz? Varsa cesaretiniz, hadi bakalım çıkalım, canlı yayın yapalım.”
“AHLAKİ ÜSTÜNLÜK SİZDE ARANMAZ”
Özel, Erdoğan’ın “Ahlaki üstünlük” vurgusuna da cevap verdi:
“Kusura bakmasın ama iddianame çıkarken ‘Canlı yayın yapalım’ deyince, muhalefet ‘Hodri meydan’ deyince, ‘Hadi bakalım, rezillikleriniz canlı yayınlansın’ deyip iddianameyi görünce, ana muhalefet ‘Talebimde ısrarlıyım’ deyip de siz bucak bucak kaçıyorsanız, ahlaki üstünlük kusura bakmayın ama sizde aranmaz. Ahlaki üstünlüğün olması için bir kere ahlaken sözünün arkasında durman beklenir. Sen hukuku katlettirdiğin birini önce bakan yardımcısı, sonra cumhuriyet başsavcısı, sonra da bakan yapıyorsan; bir ödül ceza mekanizması kurduysan, işine gelen kararları terfi ettirip, işine gelmeyen karar veren hakimleri sürgün ettiriyorsan, o zaman sende ahlaki üstünlüğün olmadığını millet görür.”
“GÖKÇEK YARGILANMADAN KİMSE YARGILANAMAZ”
Eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek üzerinden de Erdoğan’a seslenen Özel şunları kaydetti:
“Milletin ahlakına dil uzatmak için önce Türkiye’nin en ahlaksız siyasetinin yapıldığı, örneğin Ankara’nın yıllarca Melih Gökçek tarafından yönetildiği ve senin partiyi birlikte kurduğun 33 arkadaşının 30’u, ilk 3 arkadaşının 2’si diyorsa ki; ‘Melih Gökçek yargılanmadan kimse yargılanamaz, Melih Gökçek’e bu sorular sorulmadan kimseye sorulamaz’, bir de bunun üstüne ahlaktan bahsetmeyeceksin. ‘Ankara’yı parsel parsel sattın’ diyen ve yanında ak saçlı olarak tuttuğun, partinin üç kurucusundan biri olan birisi ‘Ağzımı açtırtmasın’ dediği Melih Gökçek’i istifa ettirip savcıya vermiyorsan, sonra da ‘sus payı’ diye onun oğluna milletvekilliği makamı veriyorsan… Bir gün çalışmamış, bir kuruş kazanmamış, tek becerisi hakaret ve iftira etmek olan birisini Melih Gökçek korkusuna milletvekili yapıyorsan, ondan sonra tutup da bu başkentte, Ankara’da konuşmayacaksın.”
Bu haberler de ilginizi çekebilir
En Çok Okunanlar

SAFVET SENİH

ERTUĞRUL İNCEKUL

CUMA KARAMAN

ABDULLAH AYMAZ












