Seçilmiş CHP sözcüsü Zeynel Emre: “AKP yargısı baba ocağımızı kapatma planı yapmaktadır”

CHP’nin seçilmiş Merkez Yönetim Kurulu toplantısı TBMM’de gerçekleştirildi. Toplantının ardından Özgür Özel liderliğindeki seçilmiş CHP yönetiminin Sözcüsü Zeynel Emre açıklama yaptı. Emre, kurultay süreci, mahkeme kararı, olağanüstü kurultay için toplanan imzalar, yeni MYK tartışması ve Meclis’te grup toplantısının kim tarafından yapılacağına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. CHP’nin 2026 Temmuz ayına kadar kurultay yapmak zorunda olduğunu belirten Emre, yargı kararının partiyi kurultaysız bırakacak şekilde yorumlanamayacağını söyledi. İstanbul’da tedbir kararı varken YSK’nin seçimlere izin verdiğini hatırlattı. Emre,“İstanbul’da bir tedbir kararı varken YSK izin vermiştir. Bizim seçim takvimimize baktığımız zaman hiçbir zaman delege iradesini ortadan kaldırmaz. Şu çok açıktır, Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) yargısı baba ocağımızı kapatma planı yapmaktadır. CHP’nin 2026 Temmuz ayının 26’sına kadar kurultay yapmak zorundadır. Burada tüm yetkililere tarihi bir sorumluluk düşmektedir. Gerek yurttaşlarımızın tepkisi, gerek partimizin bir bütün olarak neredeyse, bir bütün olarak meşru yönetimin yanında olduğunu açıklaması karşısında iktidar tarafının uzunca bir sessizliğe büründüğünü, en son da Sayın Erdoğan’ın ‘Biz bu işin hiçbir yerinde yokuz’ açıklaması aslında tam merkezinde olduğu bir işi inkar etmek zorunda olduğunu ortaya çıkaran gelişmeler sonrasında inkar etmek durumunda kaldığını ifade edelim.” dedi.
Kurultay için hedef 1000’i aşmak
Olağanüstü kurultay için delegelerden imza toplandığını belirten Emre, İstanbul il örgütü hakkında verilen butlan kararı nedeniyle toplam delege sayısının 1134 olduğunu söyledi. İlk gün 600’ün üzerinde imzaya ulaşıldığını, ikinci günün sonunda bu sayının 850’nin üzerine çıktığını açıkladı. Emre, imza sürecine ilişkin şu bilgileri verdi: “Değerli arkadaşlar bakın, biz bu durum karşısında partimizi kurultaya götürmek için, hemen kurultaya götürmek için kurultay delegelerimizden -ki bunlar içerisinde mahkemece butlan kararı verilerek İstanbul il örgütü görevden uzaklaştırılmıştı, bu nedenle İstanbul’u düşerek 1134 kurultay delegesi var- biz ilk gün 600’ün üzerinde bir kurultay delegesine ulaşmıştık. İkinci günün sonunda bu 850’nin üzerine çıktı. Hedefimiz 1000 sayısını aşan bir rakamda olağanüstü kurultay için imzaları toplamak. Tabii nasıl bir organizasyon olduğunu, nasıl bir birliktelik olduğunu aslında görmek isteyen gözler görüyor değerli arkadaşlar. Niye derseniz? Bakın biz imza toplamaya başladığımız daha ilk 8 saat içinde 600’ü geçtiğimiz bir şeyde hemen İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı açıklama yapıyor: Delegeler ve üçüncü dereceye kadar yakınları yok MASAK incelemesiymiş yok bilmem neymiş. Niye? Gözlerini korkutmak. Parti demokratik süreci işlemesin. Şimdi biz tabii bir hususu daha ifade edelim. ‘Efendim tedbir varmış da olağanüstü kurultay yapılamazmış.’ Dikkat ederseniz biz seçilmişler olarak, seçilmişlerin sözcüsü olarak burada sizlerle hitap ettiğimizde hep kanundan, anayasadan, AİHM kararlarından, Siyasi Partiler Kanunu ilgili maddelerinden örnekler ve pratik Yüksek Seçim Kurulu uygulamalarından bahsediyoruz. Bunun tersini savunanlar ise ‘Kaynağı neresi?’ dediğimizde size bir kaynak gösteremiyorlar.”
Mahkeme kararının genel başkan, Parti Meclisi ve Yüksek Disiplin Kurulu’na ilişkin olduğunu belirten Emre, Merkez Yönetim Kurulu’nun açıkça yazılmadığını söyledi. Yeni bir MYK görevlendirmesinin CHP tüzüğüne göre Parti Meclisi’nin onayıyla mümkün olduğunu ifade etti. Emre, bu başlıkta şu değerlendirmeyi yaptı: “Efendim mahkeme tedbir kararı varmış, seçim yapılamazmış.’ Pekala İstanbul’da tedbir kararı varken, bir geçici kurul var iken Yüksek Seçim Kurulu izin vermiştir, seçimler yapılmıştır. Bizim seçim hukukunun tarihine baktığımız zaman çok kereler örnekleri vardır. Hiçbir zaman hiçbir mahkeme kararı delege iradesini ortadan kaldırmaz, tüzüğü ortadan kaldırmaz. Tüzük açıktır. Şimdi tabii öyle bir durum var ki artık her alanda hukuksuzlukları görmeye başladık. Verilen mahkeme kararı görevde bulunan genel başkan, Merkez Yönetim Kurulu, Parti Meclisi ve Yüksek Disiplin Kurulu’nu uzaklaştırmış; başka bir kurulu yani 2023 4-5 Temmuz dönemindeki kurulları göreve getirmiştir geçici olarak. ‘Tedbiren’ demiştir. Ha, burada bir hususun daha altını çizelim: Her nasılsa mahkeme iade yazarken Genel Başkan yazmış, PM yazmış, Yüksek Disiplin Kurulu yazmış ama Merkez Yönetim Kurulu yazmamış. Niye? Çünkü o Merkez Yönetim Kurulu çoğunlukla bu butlan işinin karşısında diye. Buradan da bir siyasi mühendislik olduğunu görebiliriz. Değerli arkadaşlar, yeni bir MYK görevlendirilmesi ancak bizim tüzüğümüzün açık hükmüne göre Parti Meclisi’nin onayıyla olur. Bizim halihazırdaki Parti Meclisi’miz, Parti Meclisi’mizde alınan kararları, daha önceki dönemde kurultayda alınan kararları ve tüzüğün devamı konusunda mahkemece verilmiş bir karar yoktur. Dolayısıyla Cumhuriyet Halk Partisi, en son değişiklikle yürürlükte olan tüzüğünü uygulamak durumundadır. Burada da çok açıktır: Genel başkanın önerisiyle PM üyelerinin salt çoğunluğunun onayıyla göreve gelir. Bu yönüyle baktığımızda şu anki MYK’nın görev yapması kanunsuzdur.”
Birtakım dedikodularla bazı soruşturmalar açtılar
Mahkeme kararı sonrası 4-5 Kasım 2023 tarihine dönüldüğünü belirten Emre, CHP’nin en son geçerli kurultayının Temmuz 2020 olarak gösterilmesi nedeniyle 2026 Temmuz ayına kadar kurultay yapılmasının “varlık ve yokluk meselesi” olduğunu söyledi. Partiye yönelik kara propaganda yürütüldüğünü belirterek kurultay sürecine ilişkin bazı iddialara da yanıt verdi: “Mahkemece verilen iptal kararı sonrasında 4-5 Kasım 2023 tarihine dönüldüğü için bizim en son geçerli kurultayımız Temmuz 2020 gösterildiği için Cumhuriyet Halk Partisi’nin 2026 Temmuz ayının 25’ine kadar kurultay yapması bir varlık ve yokluk meselesidir. Bu konu bu kadar açıktır. Partimizin tamamen mahvına sebebiyet verecek bir işten herkes kaçınmalıdır. Burada tüm yetkililere tarihi bir sorumluluk düşmektedir. Bu risk alınabilecek bir risk değildir. Kanunun hiçbir tarafında bağlayıcı 6 yıllık bu süreyi ‘şu ya da bu şekilde şu süreler keser’ diye bir ibare yoktur. Ülkemizdeki çok saygın, seçim hukukundan anlayan, kamu hukuku alanında çalışan profesörlerimiz, uzmanlarımız da bizimle benzer değerlendirmede bulunmaktadır. Dolayısıyla buradan bir kez daha bu işin ciddiyetinin altını çizelim. Değerli arkadaşlar partimize yönelik çok kirli bir kara propaganda var. Defaatle anlatıldı bunlar. Yok 1200 tane cep telefonu dağıtıldı, yok KİPTAŞ’tan daireler dağıtıldı kurultayda; bahsettikleri telefonun o tarihte sürümü olmadığı ortaya çıktı. İddianamelere bunlar yazılamadı. KİPTAŞ’tan daire dağıtıldığına ilişkin iddianın koca bir yalan olduğu ortaya çıktı. Birtakım dedikodularla bazı soruşturmalar açtılar. Bakın o soruşturmalar tarafından açılan davalar ve soruşturmaların hiçbirinde bir kesin hüküm yoktur.”
Kemal Kılıçdaroğlu grup toplantısı yapacak mı?
Kemal Kılıçdaroğlu’nun grup toplantısı yapacağına ilişkin iddialara da yanıt veren Emre, CHP’nin kurultaya gitmesi için üç yol olduğunu söyledi. Bunları genel başkan kararı, Parti Meclisi kararı ve seçilmiş kurultay delegelerinin yarıdan bir fazlasının kararı olarak sıraladı. CHP grubunun kendi içinde seçim yaptığını belirterek grup başkanı ve grup başkanvekillerinin belli olduğunu ifade etti. Meclis Başkanlığı’nın da daha önce verdiği karardan dönmesini beklemediklerini söyledi: “Partimizin kurultaya gitmesi için 3 tane yol var. Bir Genel Başkan kararı, iki Parti Meclisi kararı, üçüncüsü de seçilmiş kurultay delegelerinin kararı yarıdan bir fazlası. Parti Meclisi’nde çoğunlukla bu karar alınabiliyor. Seçilmiş olanlar bizleriz. Benim söylediğim her şey mahkeme kararlarına dayanıyor. Bu doğrultuda mutlak butlan kararı veren mahkeme CHP tüzüğünü tedbiren ortadan kaldırmış değil. CHP kendi içinde yönetmeliğe uygun bir seçim yapmıştır. Grup başkanı bellidir, grup başkanvekilleri bellidir. Dolayısıyla bu konuda bizim müdahalemiz söz konusu olamaz. Dolayısıyla grubun kararı doğrultusunda bunlar gerçekleştirilebilir. Meclis Başkanlığı’nın daha birkaç gün önce verdiği karardan döneceğini düşünmek istemeyiz.”
Bu haberler de ilginizi çekebilir
En Çok Okunanlar

SAFVET SENİH

ERTUĞRUL İNCEKUL

CUMA KARAMAN

ABDULLAH AYMAZ

ARİF ASALIOĞLU

Washington’da "Türkiye" alarmı: On yıllık hak ihla...

Rüşvetle Tahliye İddiası Yargıyı Salladı: Adana'da...

Avrupa Medeniyeti ve Toplum Okumaları 2

AİHM’den Türkiye'ye 15 Temmuz'a yönelik önemli sor...

AİHM'den 15 Temmuz dosyalarını sil baştan yapacak ...







