Tarihi geçmiş kanser ilaçları: Denetim nasıl işliyor?

Türkiye’de son kullanma tarihi geçmiş kanser ilaçlarının ambalajları değiştirilerek yeniden piyasaya sürüldüğü iddiasıyla başlatılan soruşturma, ilaç tedarik zincirindeki denetim mekanizmalarını ve hasta güvenliğini bir kez daha tartışmaya açtı. Sinem Nazlı Demir tarafından Deutsche Welle Türkçe (DW Türkçe) için kaleme alınan haberde, soruşturmanın ayrıntıları ve uzmanların konuya ilişkin değerlendirmeleri yer aldı.
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturma kapsamında 2 Kasım’da İstanbul merkezli 11 ilde operasyon düzenlendi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, aralarında kamu görevlilerinin de bulunduğu 24 şüphelinin tespit edildiğini, 22 kişinin gözaltına alındığını açıkladı. Dört şirket ve beş işyerinin belirlendiği dosyada yaklaşık 650 milyon liralık işlem hacmine ulaşıldığı bildirildi. Soruşturma bulgularına göre, hastanelerden temin edilen tarihi geçmiş ilaçların yeni ambalaj ve prospektüslerle "tarihi geçmemiş" gibi gösterilerek yurt içi ve dışında pazarlanmaya çalışıldığı değerlendiriliyor.
Denetim Mekanizmaları ve İlaç Takip Sistemi (İTS)
İlaçların üretimden hastaya ulaşana kadarki süreçte Sağlık Bakanlığına bağlı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (TİTCK) ile il sağlık müdürlükleri tarafından denetlendiği biliniyor. Dijital izlenebilirliğin temelini ise kutu bazlı takip sağlayan İlaç Takip Sistemi (İTS) oluşturuyor.
Türk Eczacıları Birliği (TEB) Merkez Heyeti Başkanı Mehmet İrfan Demirci, eczanelerde karekod üzerinden sıkı kontroller yapıldığını, sistemin tarihi dolmuş ilaçların satışına otomatik olarak izin vermediğini belirtti. "Eczaneler üzerinden tarihi geçmiş ilaçların hastaya sunulmasına imkan yok" diyen Demirci, operasyonun detaylarının henüz netleşmediğini ifade etti.
TEB Genel Sekreteri Uzman Eczacı Taner Ercanlı ise İTS’nin sağladığı güvencenin ilacın yasal zincirde kalmasına bağlı olduğunu vurgulayarak, mücadelenin operasyonlarla sınırlı kalmaması ve tedarik zincirinin her aşamasında etkin denetim sağlanması gerektiğini kaydetti. Avukat Fırat Çiçek ise fiziki ilaç hareketleri ile İTS elektronik kayıtlarının karşılaştırılarak aradaki uyumsuzlukların incelenmesi gerektiğine dikkat çekti.
Hukuki Boyut: TCK 186. Madde
Avukat Fırat Çiçek, iddiaların Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) "Bozulmuş veya değiştirilmiş gıda veya ilaçların ticareti" başlıklı 186. maddesi kapsamında değerlendirilebileceğini belirtti. Bu madde; insan sağlığını tehlikeye sokacak biçimde değiştirilmiş ilaçları satan veya bulunduranlara hapis ve adli para cezası öngörürken, suçun meslek erbabı tarafından işlenmesi cezaların artırılmasına neden oluyor. Çiçek, suçun oluşması için hastanın fiilen zarar görmesinin şart olmadığını, ancak ölüm veya yaralanma durumunda ek suç maddelerinin de gündeme gelebileceğini ifade etti.
Hastalar Açısından Sağlık Riskleri
Tıbbi onkoloji uzmanı ve Türk Tabipleri Birliği Başkanı Prof. Dr. Pınar Saip, son kullanma tarihi geçen her ilacın doğrudan toksik hale gelmediğini, ancak etkinliğinde azalma görülebileceğini belirtti. Özellikle biyolojik ilaçların uygunsuz saklama koşullarında yapısal değişikliğe uğrayabileceğini vurgulayan Saip, bunun tedavi başarısını düşürebileceğine dikkat çekti.
Yaşanan gelişmeler, kanser tedavisinde ilaç temin süreçlerinin yakından takip edilmesi ve hastaların güven duygusunun korunması gerektiği yönündeki çağrıları artırdı.

















