TBMM Başkanı Kurtulmuş: Yeni Anayasa İçin Siyasi İklim Olgunlaştı

Okuma Süresi 5 dkYayınlanma Çarşamba, Ağustos 12 2026
Paylaş
X Post
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, 12 Ağustos 2026 tarihinde Anadolu Ajansı (AA) Editör Masası programına katıldı. Kurtulmuş, burada yaptığı açıklamalarda yeni anayasa süreci için “siyasi iklimin olgunlaştığını” ifade etti. Ayrıca, mecliste kabul edilen çerçeve yasaya ve yeni anayasa yapımına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
TBMM Başkanı Kurtulmuş: Yeni Anayasa İçin Siyasi İklim Olgunlaştı


Kurtulmuş, TBMM Genel Kurulu'nda 467 oyla yasalaşan çerçeve düzenlemeye ilişkin bilgi verdi. Yasanın Türkiye'nin milli egemenliğini, birliğini, bütünlüğünü, ulus devlet ve üniter yapısını bozacak bir hüküm içermediğini vurguladı. Ayrıca, örgütün üst düzey yönetiminin bu yasanın kapsamı dışında bırakıldığını belirtti.

467 kabul oyuyla yasalaşan çerçeve düzenlemenin yeni anayasa yapımı için ne ifade ettiği sorulan Kurtulmuş, “Ben artık siyasi iklimin olgunlaştığını, Türkiye'nin yeni bir anayasa yapmaya muktedir olduğunu, sivil bir anayasa yapmaya muktedir olduğunu düşünüyorum” dedi. Kurtulmuş, bu sorumluluğu yerine getireceklerini ve mevcut tablonun kendilerini “cesaretlendirdiğini” dile getirdi.

Kurtulmuş, yasanın 467 milletvekilinin oyuyla kabul edilmesini “çok önemli” olarak nitelendirdi. Bu desteğin, “milletin büyük çoğunluğunun terörsüz Türkiye'ye verdiği desteğin siyasete yansıması” olduğunu ifade etti. Kurtulmuş, 467 oyun beklentilerinin üzerinde olduğunu ve bunun nadir görülen bir rakam olduğunu söyledi.

Yasal düzenleme sürecinde müzakereli demokrasinin kurallarının işletildiğini belirten Kurtulmuş, herkesin açık ve şeffaf yürütülen süreçlerde kendi tekliflerini sunabildiğini aktardı. Bu düzenlemenin, terörün tamamen ortadan kaldırılması için yapıldığını sözlerine ekledi.

TBMM Başkanı Kurtulmuş, çerçeve yasanın sürecin sonu olmadığını, aksine yeni bir aşamanın başlangıcı olduğunu kaydetti. Komisyon raporunun kapıyı araladığını, Genel Kurul'da kabul edilen yasanın ise “kapıyı tamamen açtığını” belirtti.

Kurtulmuş, sürecin başarıyla tamamlanması halinde “Türkiye modelinin bütün dünyaya örnek olacağını, fakültelerde ders olarak okutulacağını” savundu. Ayrıca, bu çalışmanın başarıyla sonuçlanması, Milli Güvenlik Kurulu (MGK) kararı ve silahların teslimi ile “bu parantezin kapanması” durumunda Türkiye'yi bölgede ne gibi fırsatların beklediğini merak ettiğini dile getirdi.

Sürecin, “Kürt'ün onurunu ve Türk'ün gururunu koruyarak, etnik fay hatlarını tetiklemeden, barış ve kardeşliği sağlayacak bir çalışma olarak” yürütülmesi gerektiğini vurgulayan Kurtulmuş, yasanın buna dikkat ettiğini belirtti. Devletin herhangi bir savaşın tarafı olmadığını ifade eden Kurtulmuş, meselenin bir terör örgütü ve silahlı kalkışma olduğunu kaydetti.

Kurtulmuş, önemli bir proje olması nedeniyle bölgesel aktörlerin de sürecin tamamlanmasını isteyebileceğini söyledi. Çalışmanın başarıyla tamamlanması durumunda bölgedeki risklerin ortadan kalkacağını ve Türkiye'yi yeni fırsatların beklediğini dile getirdi. Bölgenin uzun süredir vekalet örgütleri aracılığıyla bazı ülkeler tarafından dağıtıldığını ifade etti.

Kurtulmuş, 467 milletvekilinin desteğinin yeni bir durum oluşturduğu ve yeni anayasa için konsensüs zemini yaratıp yaratmayacağı sorusu üzerine, “Yeni bir anayasa yapmak Türkiye'nin boynuna borçtur. Bu bir siyasi sorumluluktur” yanıtını verdi.

Mevcut parlamentonun anayasa yapmaya en müsait aritmetiğe sahip olduğunu belirten Kurtulmuş, “Çok sayıda partinin olması ve farklı fikirlerin bulunması, yeni bir anayasa yapılması sürecine destek sağlayacaktır” değerlendirmesinde bulundu. Hiçbir partinin tek başına anayasal çoğunluğa sahip olmamasının, herkesin müzakereye açık olduğu anlamına geldiğini ifade etti.

Kurtulmuş, müzakereler sonucunda “makul olan ana eksenin, büyük çoğunluğun kabul ettiği hususlarda bir anayasa çalışması yapılacağını” aktardı. Türkiye'de “yeni, çağdaş toplumun gereklerini karşılayacak, milli, özgürlükçü, eşitlikçi bir anayasa yapılma mecburiyeti” bulunduğunu kaydetti. Bu talebin kişisel veya partisel değil, “Türkiye'nin ihtiyacı” olduğunu dile getirdi.

1982 Anayasası'nın kabulünden kısa süre sonra bile yeni anayasa tartışmalarının başladığını hatırlatan Kurtulmuş, “Hala 82 Anayasası'nın ruhu orada durmaktadır” yorumunu yaptı. Son olarak, “siyasi iklimin olgunlaştığını, Türkiye'nin yeni bir anayasa yapmaya muktedir olduğunu, sivil bir anayasa yapmaya muktedir olduğunu düşünüyorum” sözlerini yineleyerek, bu sorumluluğu yerine getireceklerini ve mevcut tablonun kendilerini “cesaretlendirdiğini” belirtti.