TÜİK’e göre işsizlik düştü, sokağa göre her 3 kişiden biri işsiz

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Mart 2026 dönemine ait işgücü istatistiklerini yayımladı. Kağıt üzerinde “başarı” gibi sunulan verilere göre; işsizlik oranı 0,3 puan azalarak yüzde 8,1 seviyesine geriledi.
Ancak verilerin derinliklerine inildiğinde, istihdam piyasasındaki çürüme gizlenemez hale geldi. Zamana bağlı eksik istihdam ve potansiyel işgücünü kapsayan “geniş tanımlı işsizlik” (atıl işgücü), tek bir ayda 1,6 puan fırlayarak yüzde 31,5 gibi sarsıcı bir seviyeye ulaştı.
İŞSİZ SAYISI DEĞİL, UMUTLAR AZALIYOR
TÜİK’in işsiz sayısının 96 bin kişi azaldığına dair verisi, sahadaki gerçeklerle çelişiyor. Uzmanlar, işsizlik oranındaki bu düşüşün, yeni istihdam alanları açılmasından ziyade, iş bulma ümidini kaybedenlerin veya geçici işlerle günü kurtarmaya çalışanların “işsiz” kategorisinden “atıl işgücü” kategorisine kaymasından kaynaklandığını vurguluyor.
Özellikle kadınlarda yüzde 10,7, gençlerde ise yüzde 15,3 olan resmi işsizlik oranları bile krizin boyutlarını gizlemeye yetmiyor.
TEPAV GERÇEĞİ: SON 6 AYDA 1 MİLYON KİŞİ İŞİNDEN OLDU
TÜİK’in “istihdam arttı” iddiasına en sert yanıt, geçtiğimiz günlerde Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) tarafından verilen verilerle geldi.
SGK kayıtlarına dayanan TEPAV bültenine göre, Türkiye ekonomisi son altı ayda tam 1 milyon 57 bin sigortalı çalışanını kaybetti.
TEPAV’ın verileri, TÜİK’in anket bazlı verilerinin aksine, doğrudan resmi prim kayıtlarına dayanıyor ve şu acı tabloyu ortaya koyuyor: Tekstil ve giyim sektöründe on binlerce kişi işsiz kaldı.
Kendi hesabına çalışan esnaf sayısı yıllık bazda 115 bin kişi azaldı. Türkiye’nin lokomotifi İstanbul, istihdamın en çok gerilediği şehir oldu.
İSTATİSTİKLER Mİ YANILTIYOR, PİYASA MI ÇÖKÜYOR?
TÜİK’in haftalık ortalama çalışma süresinin 41,7 saate gerilediğini açıklaması, işletmelerin tam kapasite çalışamadığını ve gizli işsizliğin arttığını teyit eder nitelikte.
Sanayinin kalbi olan tekstil ve imalatta yaşanan devasa istihdam kayıpları sürerken, resmi işsizlik rakamlarının “tek hanede” kalması kamuoyunda inandırıcılık sorununu derinleştiriyor.
Geniş tanımlı işsizliğin yüzde 31,5’e çıkması, her üç kişiden birinin aslında işgücü piyasasının dışında veya yetersiz çalışma koşullarında olduğunu gösteriyor.
Vatandaşın mutfaktaki enflasyon ve cüzdanındaki boşlukla hissettiği “işsizlik” gerçeği, TÜİK’in matematiksel formüllerinin çok ötesinde bir toplumsal krize dönüşmüş durumda.
Bu haberler de ilginizi çekebilir
En Çok Okunanlar

SAFVET SENİH

ERTUĞRUL İNCEKUL

CUMA KARAMAN

ABDULLAH AYMAZ

ARİF ASALIOĞLU

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, KHK’lıları dinledi

OPEC'te neler oluyor? BAE ayrılacağını duyurdu

Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler'in tutukl...

Maden işçilerinin direnerek haklarını aldıkları fi...

Özgür Özel seçimler için en geç ekim 2027'yi işar...







