Türkiye'deki fon skandalı Hizmet Hareketi'ne yönelik yeni bir nefret söylemi dalgasını tetikledi

⏱ Okuma Süresi 3 dk•Yayınlanma Perşembe, Ekim 22 2026
Paylaş
X Post
Türkiye’de yüz binlerce yatırımcıyı etkileyen geniş kapsamlı finansal fon skandalı, iktidar kanadı ve iktidara yakın medya tarafından yeni bir siyasi hesaplaşma ve nefret söylemi dalgasına dönüştürüldü.
Türkiye'deki fon skandalı Hizmet Hareketi'ne yönelik yeni bir nefret söylemi dalgasını tetikledi

İsveç merkezli insan hakları örgütü Stockholm Center for Freedom (SCF) tarafından yayımlanan habere göre; Hükümet yetkilileri ve iktidar yanlısı yorumcular, yaşanan ekonomik krizden Hizmet Hareketi'ni sorumlu tutarak hareketi "ekonomiyi sabote etmek" ve "hükümete komplo kurmakla" suçluyor.

450 Binden Fazla Yatırımcı Etkilendi

Eylül ayı ortasında yatırım fonlarının çekim taleplerini karşılayamaması ve borsada manipülasyon iddialarının ardından düzenleyici kurumlar, yedi şirket tarafından yönetilen 131 fonun tasfiyesine karar vermişti. 450 binin üzerinde yatırımcıyı mağdur eden skandal, kamuoyunda tepkiye ve iktidara olan güvende erimeye yol açtı. Anketler, skandalın ardından hükümete olan güvenin ve iktidar partisine verilen desteğin düştüğünü ortaya koydu.

Eleştirilere "F... Taktiği" Yanıtı

SCF'nin aktardığı bilgilere göre, skandalın siyasi faturasını üstlenmek istemeyen iktidar figürleri ve medya, muhalefet partilerini ve gazetecileri hedef aldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve iktidar yanlısı medya organları; skandalı gündeme getiren muhalefetin ve basının "F... taktikleri" kullandığını ve harekete bağlı unsurlarla iş birliği yaptığını iddia etti. İktidara yakın yayın organlarında skandal, Erdoğan’ın 2028 cumhurbaşkanlığı adaylığını engellemeye yönelik bir "beşinci kol faaliyeti" veya dış istihbarat destekli bir komplo olarak nitelendirildi.

Yurt Dışındaki İsimlere Yönelik Şiddet Söylemi ve Yeni İhraç Çağrıları

Haberde, iktidar yanlısı yazarların ve yorumcuların kullandığı sert ve hedef gösteren dile dikkat çekildi. Kimi yorumcular Hizmet Hareketi gönüllüleri için "parazit", "hain" ve "akılsız" gibi ifadeler kullanırken, sosyal medyadaki bazı pro-hükümet figürlerin yurt dışında yaşayan hareket mensuplarına yönelik suikast ve operasyon imalarında bulunması dikkat çekti.

Eski milletvekilleri ve iktidar yanlısı köşe yazarları, yaşanan fon krizini "finansal bir 15 Temmuz" olarak tanımlayarak siyasette, bürokraside ve ekonomide Hizmet Hareketi ile bağlantılı olduğu iddia edilen kişilere karşı yeni ve kapsamlı temizlik (tasfiye) operasyonları yapılması çağrısında bulundu.

Nefret Söylemi Sistematik Hale Geldi

Stockholm Center for Freedom, 2013 yolsuzluk soruşturmaları ve 15 Temmuz'un ardından Türkiye'deki nefret söyleminin ve insan hakları ihlallerinin sistematik bir hal aldığını, hükümetin her kriz anında benzer söylemleri tekrar dolaşıma sokarak siyasi sorumluluktan kaçındığını vurguladı.