Yapay Zekâ 82 eseri taradı: Hocaefendi’nin düşünce dünyasının sırları ortaya çıktı

Okuma Süresi 7 dkYayınlanma Cumartesi, Şubat 28 2026
Paylaş
X Post
“Okuma Zamanı” programında ele alınan çalışmada, 82 eser yapay zekâ destekli metin analiziyle incelendi. Araştırma, Fethullah Gülen’in kullandığı kelime çeşitliliğini ve düşünce dünyasının merkezindeki kavramsal ağı ortaya koydu.
Yapay Zekâ 82 eseri taradı: Hocaefendi’nin düşünce dünyasının sırları ortaya çıktı

“Okuma Zamanı” programında yayımlanan özel içerikte, Fethullah Gülen’e ait 82 eser yapay zekâ destekli metin analizi yöntemiyle incelendi. Çalışmada toplam 247 bin 449 farklı kelime kullanıldığı, 78 bin 111 temel kavramın (lema) metinlerde yer aldığı tespit edildi.

Araştırmada yalnızca kelime sayımı yapılmadı; metinlerde öne çıkan kavramların birbirleriyle kurduğu ilişkiler de analiz edildi. Böylece Gülen’in düşünce dünyasının merkezinde yer alan temalar, kavramsal yoğunluk ve tekrar sıklıkları üzerinden haritalandırıldı.

Kavramsal ağ ve düşünce merkezi

Yapay zekâ destekli analizde, eserlerde en sık kullanılan kelimelerin yanı sıra, bu kelimelerin hangi bağlamlarda ve hangi diğer kavramlarla birlikte geçtiği incelendi. Ortaya çıkan tablo, metinlerde belirli temaların sistematik biçimde işlendiğini gösterdi.

Uzmanlara göre bu tür dijital metin analizleri, klasik okuma yöntemlerinin ötesine geçerek yazarın zihinsel evrenine dair daha bütüncül bir perspektif sunuyor. Özellikle uzun yıllara yayılan ve farklı türlerde kaleme alınan eserlerde, kavramsal sürekliliği ve değişimi tespit etmek açısından yapay zekâ önemli bir araç olarak değerlendiriliyor.

“Bu nasıl mümkün olabilir?” sorusu

Programda, 247 bini aşkın farklı kelimenin tespit edilmesinin dikkat çekici olduğu vurgulandı. Bu ölçekte bir kelime çeşitliliğinin, geniş bir literatür birikimine ve yoğun bir yazım pratiğine işaret ettiği ifade edildi.

Çalışmayı hazırlayan ekip, analiz sürecinde doğal dil işleme (NLP) tekniklerinden yararlanıldığını, kelimelerin köklerine indirgenerek (lema bazlı) sınıflandırıldığını belirtti. Böylece farklı çekimlerde kullanılan sözcükler tek bir temel kavram altında toplandı ve kavramsal yoğunluk daha net biçimde ölçüldü.

Dijital çağda metin incelemesi

“Okuma Zamanı”nda ele alınan araştırma, yapay zekânın edebiyat, düşünce ve sosyal bilimler alanında nasıl kullanılabileceğine dair bir örnek olarak sunuldu. Programda, benzer yöntemlerin farklı yazar ve düşünürler üzerinde de uygulanabileceği, böylece karşılaştırmalı analizlerin yapılabileceği ifade edildi.

Ramazan’da kelimelerin anlamı

Programın açılışında Ramazan ayının yalnızca ibadet değil, aynı zamanda “kelimelerin arınması” ve anlamın derinleşmesi için bir fırsat sunduğu vurgulandı. “Kelime düşüncenin çekirdeği midir?” sorusu etrafında şekillenen tartışmada, dilin insan zihnini ve inşa ettiği dünyayı belirleyen temel unsur olduğu ifade edildi.

Hz. Âdem’in “kelimelerle tövbe etmesi” kıssasına atıf yapılarak, vahiy ve kelime arasındaki ilişki üzerinde duruldu. Kelimenin yalnızca iletişim aracı değil, aynı zamanda varoluşsal bir anlam taşıdığı dile getirildi.

Yapay zekâ ile 82 eserlik analiz

Programın ilerleyen bölümünde, 82 eseri kapsayan yapay zekâ destekli analiz çalışmasının metodolojisi anlatıldı. Doğal dil işleme (NLP) teknikleri kullanılarak yapılan incelemede toplam 247 bin 449 farklı kelime ve 78 bin 111 temel kavram (lema) tespit edildi.

Uzmanlar, “247 bin kelime – 78 bin lema” verisinin sıradan bir kelime sayımından ibaret olmadığını, yazarın kavramsal zenginliğini ve düşünce dünyasının genişliğini gösterdiğini ifade etti. Lema analizi sayesinde farklı çekimlerde kullanılan kelimelerin kök anlamları üzerinden sınıflandırıldığı ve kavramsal yoğunluğun daha net ortaya çıktığı belirtildi.

En sık kullanılan kelime: “Allah”

Analiz sonuçlarına göre metinlerde en sık kullanılan kelimenin “Allah” olduğu açıklandı. Bu durumun, metinlerin teolojik merkezli yapısını gösterdiği ifade edildi.

Kavramsal haritalama çalışmasında iki ana merkez öne çıktı: teoloji ve ontoloji. Programda, metinlerde Allah tasavvuru, varlık anlayışı, insanın konumu ve kulluk bilinci gibi temaların yoğun bir şekilde işlendiği vurgulandı.

Özgün kavram üretimi

Programda ayrıca “Ramazanlaşma” ve “namazlaşma” gibi özgün kavram üretimlerine dikkat çekildi. Bu tür kavramların, ibadetleri sadece ritüel olmaktan çıkarıp hayatın bütününe yayılan bir dönüşüm süreci olarak ele alan bir yaklaşımı yansıttığı ifade edildi.

Dil konusu işlenirken “tercüme Türkçesi” ve dilde yozlaşma meselesine de değinildi. Anlam dünyasının zayıflamasının düşünce üretimini de zayıflattığı, güçlü bir medeniyet inşasının güçlü bir dil bilinci gerektirdiği vurgulandı.

“Derin Müslümanlık” vurgusu

Programda, Derin Müslümanlık kitabı ve Ramazan programları da gündeme geldi. Metinlerin yüzeysel bir dindarlık yerine “derinlikli Müslümanlık” anlayışını öne çıkardığı ifade edildi.

Yayın, Ramazan’ın kelimeleri, kavramları ve düşünce dünyasını yeniden inşa etme fırsatı sunduğu çağrısıyla sona erdi. Programda, yapay zekâ destekli analizlerin klasik okuma yöntemlerine alternatif değil, onları tamamlayan yeni bir imkân sunduğu vurgulandı.

Çalışma, klasik metin çözümlemeleri ile yapay zekâ teknolojilerinin bir araya gelmesiyle ortaya çıkan yeni araştırma imkânlarını da gündeme taşıdı.