Zayıflama iğneleri mucize mi, yoksa tehlikeli bir trend mi?

Sosyal medyanın ve ünlülerin etkisiyle kontrolsüz şekilde yayılan bu ilaçlar hakkında akıllardaki tüm soru işaretlerini, konunun Türkiye’deki ilk faz çalışmalarını da yürüten dünyaca ünlü Endokrinoloji Uzmanı Prof. Dr. Tuncay Delibaşı yanıtladı. Gazeteci Metin Yıkar’ın YouTube kanalına konuk olan Delibaşı, zayıflama iğnelerinin kolay birer "estetik aracı" olmadığını, yanlış kullanımın ölümcül sonuçlar doğurabileceğini vurguladı.
İşte milyarlarca dolarlık bu yeni ilaç sektörünün perde arkası ve hayati uyarılar:
İlk Başta Diyabet İlacı Olarak Geliştirildi
Prof. Dr. Tuncay Delibaşı, bu ilaçların aslında tip 2 diyabet (şeker hastalığı) tedavisi için üretildiğini, ancak klinik çalışmalarda hastaların iştahının kesildiğinin ve ciddi oranda kilo verdiğinin fark edilmesi üzerine obezite tedavisinde de kullanılmaya başlandığını belirtti.
İlacın mekanizmasını anlatan Delibaşı, şu ifadeleri kullandı:
"Bu ilaçlar kan şekeri yükseldiğinde insülini artırıyor, şekeri yükselten hormonu azaltıyor ve mide boşalmasını yavaşlatıyor. En önemlisi de beyne etki ederek iştahı, hatta tatlı, sigara ve alkol gibi bağımlılık yaratan istekleri azaltıyor. Üstelik kan şekerini sadece yüksekse normale düşürdüğü için, şekeri normal olan insanlarda hipoglisemiye (ani şeker düşüşü) yol açmıyor."
Kimler İçin "Doğru Hasta", Kimler Kesinlikle Uzak Durmalı?
Her önüne gelenin bu iğneleri kullanamayacağının altını çizen Prof. Dr. Delibaşı, tıbbi olarak kimlerin bu tedaviye uygun olduğunu net bir şekilde çizdi:
Doğrudan Kullanması Gerekenler: Vücut Kitle İndeksi (VKİ) 30’un üzerinde olan obezite hastaları.
Risk Durumunda Kullanabilenler: VKİ’si 25-30 arasında (fazla kilolu) olup; yüksek tansiyon, prediyabet, uyku apnesi veya karaciğer yağlanması gibi ek kronik hastalığı olanlar.
Kesinlikle Yasak Olan Gruplar!
Delibaşı; gebelerin, emziren annelerin, geçmişinde medüller tiroid kanseri öyküsü olanların, ciddi pankreatit atağı geçirmiş kişilerin ve mide felci (gastroparezi) olanların bu ilaçları kesinlikle kullanmaması gerektiğini vurguladı.
En Büyük Tehlike: "Tartıda Zayıflarken Kaslarınızı Kaybediyorsunuz"
Röportajın en çarpıcı noktalarından biri, hızlı kilo vermenin bedeliyle ilgili oldu. Prof. Dr. Delibaşı, zayıflama iğnesi kullananların sadece yağ yakmadığı uyarısında bulundu:
"Çalışmalar gösteriyor ki, bu ilaçlarla hızlı verilen kilonun yaklaşık dörtte biri (1/4) kastan gidiyor. Biz sadece yağ kaybettiğimizi sanıyoruz ama kaslarımızı eritiyoruz. Bu da kişiyi merdiven çıkamaz, günlük enerjisini bulamaz hale getirebilir."
Bu tehlikenin önüne geçmek için iğnenin tek başına bir program olamayacağını belirten uzman, tedavi süresince yüksek proteinli beslenmenin ve haftada en az 2-3 gün direnç/kuvvet egzersizleri yapmanın zorunlu olduğunu ifade etti.
"İlacı Bırakınca Kilo Geri Gelir mi?" Sorusuna Net Yanıt
Piyasadaki zayıflama iğnelerinin oldukça maliyetli olduğunu ve ömür boyu kullanımın ekonomik olarak da zorlayıcılığını hatırlatan Delibaşı, ilacı bırakanları bekleyen tehlikeyi açıkladı:
"Evet, ilaç bırakılınca kilolar geri gelebilir. Çünkü ilaçla sağlanan o biyolojik tok tutma desteği ortadan kalkıyor. Eğer kişi bu süreçte kalıcı yeme ve yaşam tarzı alışkanlığı kazanmadıysa, verdiği kiloları hızla geri alır. Bu yüzden hastayla daha tedaviye başlarken 'ilacı bırakma stratejisini' planlıyoruz."
İnternetten Alınan İğneler "Zehir" Saçıyor!
Güzellik merkezlerinden veya internet üzerinden reçetesiz, kaçak ya da "compounded" (merdiven altı karışım) olarak satılan ürünlere sert tepki gösteren Prof. Dr. Delibaşı, "Bu ürünlerin steril olup olmadığı, dozunun doğruluğu belli değil. Onaylı ve doktor kontrolünde olmayan bir ilacı almak, adeta vücudunuza zehir enjekte etmek gibidir" diyerek vatandaşları uyardı.
Tüp Mide Ameliyatlarının Önüne Geçti
Obezite cerrahisi (tüp mide) ile zayıflama iğnelerini de kıyaslayan Delibaşı, önceliğin her zaman ameliyatsız yöntemler olması gerektiğini söyledi. Doğru kullanıldığında bu ilaçların mucizevi sonuçlar verdiğini ve hastaları ağır ameliyat süreçlerinden kurtardığını belirterek, cerrahi yöntemin ancak ilaç tedavisine cevap vermeyen ya da iğne kullanması tıbben yasak olan hastalarda son çare olması gerektiğini aktardı.
Bu haberler de ilginizi çekebilir
En Çok Okunanlar

HÜSEYİN ODABAŞI

PROF. DR. OSMAN ŞAHİN

SAFVET SENİH

ERTUĞRUL İNCEKUL

ABDULLAH AYMAZ

Neden? TCMB ABD tahvillerinin tamamını sattığını a...

Mutlak butlan kararının ekonomiye etkisi nasıl olu...

Özgür Özel Mutlak butlan'a karşı: “Size haysiyet v...

18 Kişinin banka hesaplarına el konuldu! İmamoğlu'...

Mutlak butlan'ın dünya basını nasıl gördü: "Muhal...







