39 yıl sonra ortaya çıktı

Bugün 71 muhtırasının 39. yıldönümü. O gün Meclis'te muhtıraya tek başına direnen Hasan Korkmazcan, dönemin başbakanı Demirel'in tavrını hâlâ sorguluyor.

39 yıl sonra ortaya çıktı

12 Mart 1971 muhtırasının üzerinden 39 yıl geçti. Bugün Türk Parlamenterler Birliği başkanı olan Hasan Korkmazcan, o gün Meclis'te tek başına ayağa kalkıp, "TBMM'de muhtıra okunamaz" diyen genç bir milletvekiliydi. Ancak bütün itirazlarına rağmen, muhtıra okundu. Muhtıranın muhatabı olan Başbakan Süleyman Demirel ise o gün Meclis'e gelmemiş ve hiçbir iktidar partili vekili de göndermemişti. Korkmazcan, yıllar sonra bu önemli ayrıntıyı anlatırken Meclis'te tek başına bırakılışına sitem ediyor: "Biz o gün demokrasi adına muhtıraya karşı çıkarken Demirel, Meclis'e bile gelmedi. O günün iktidarı Demirel ve arkadaşları demokrasiyi öncelikle savunmayı program haline getirme düşüncesinden uzaktılar." 39 yıl önce bugün, "Meclis muhtıraya muhatap değildir. Ordu tezkeresini okutmak Anayasa ve Meclis İçtüzük hükümlerine aykırıdır." diyerek Meclis başkan vekili Fikret Turhangil'in önüne atılan Korkmazcan, bugün 69 yaşında. Hasan Korkmazcan, 1969 seçimlerinde Adalet Partisi'nden Denizli milletvekili seçilmişti. Lideri Demirel'le anlaşmazlığa düşünce, 40 kadar vekille Demokratik Parti'yi kurdu. Bundan bir yıl sonra da muhtıra verildi. Bir hükümetin her şart altında demokrasiyi savunma yükümlülüğünün olduğunu belirten Korkmazcan, Demirel'in daha sonra yaptığı "Bir tane milletvekili karşı çıktı, parlamento benim arkamda mıydı belli değildi." şeklindeki savunmasını ise kabul etmiyor. "Meclis'e gelseydi, bütün muhalefet partileri demokrasi adına hükümetin arkasında olurdu." diyor. İŞTE 12 MART'IN MECLİS TUTANAĞI 12 Mart 1971 tarihli tutanaklar, o günkü oturumda aslında neler yaşandığını aydınlatıyor. Tutanağa göre, 'Parlamento ve hükümet' hitabıyla başlayıp, 'darbeye kararlıyız, bilginize' tehdidi ile biten muhtıra hiç müzakere edilmedi. Olayı bizzat yaşayan tanıklar, tebliğ edilen muhtıranın okunması için Meclis'in ablukaya alındığını anlatıyor. Etrafın tanklarla çevrildiğini, içeride subayların cirit attığını aktarıyor. 12 Mart 1971 tarihli genel kurul tutanakları, bu anlamda tarihe ışık tutuyor. İşte o tutanak: Başkan: Sunuşlar meyanında bugün saat 12.55'te Meclis Başkanlığı'na tevdi edilmiş bulunan Genelkurmay başkanı ve kuvvet kumandanları tarafından imzalanmış ve Meclis Başkanlığı'na hitaben yayınlanmış bulunan bir yazı vardır, okutuyorum. H.Korkmazcan: Sayın Başkan, Meclis böyle bir yazıya muhatap değil efendim. Başkan: Efendim, Parlamento'dan bahsedildiği cihetle, böyle bir yazıyı Başkanlık, Parlamento'ya vakı olan hitabı kendi üzerinde muhafaza edemez. Bunun muhatabı Meclis Reisliği değil Parlamento'nun kendisi bulunduğu cihetle arzda hiçbir sakınca mütalaa etmiyorum; bu bakımdan mazur görünüz. H. Korkmazcan: Divan'a gelen tezkereler için sunuş yapılır. Meclis muhatap değildir. Yüksel Menderes: Muhatabı Başbakan'dır. Başkan: Muhatabı Parlamento efendim. Müsaade buyurun okutayım, ondan sonra meseleyi izah edeyim. Çok rica ederim. Siz de TRT'nin ajansta beyanını dinlediniz. H. Korkmazcan: Bizim de malumatımız var. Başkan: Var, tamam efendim; okutup zapta geçirttireceğim. Eşref Derinçay: Parlamento kadar hükümet de ilgili. Hükümet gelsin. Başkan: Tabii, tabii efendim. Başkan: Meclis'e arz olunmuştur. Kadri Eroğan: Bunu Yüce Parlamento'ya arz ettiğinize göre, ya zatıaliniz ya muhterem hükümet nokta-i nazarını veyahut da Parlamento üyeleri kendi görüşlerini ifade etmelidir. Yoksa, şu andan itibaren manevi bir eza atında Parlamento yoktur. Zatıalinizden söz rica ediyorum. ZAMAN
<< Önceki Haber 39 yıl sonra ortaya çıktı Sonraki Haber >>

Haber Etiketleri:
ÖNE ÇIKAN HABERLER