15 Temmuz 10'uncu yılına girerken şok belge ortaya çıktı: Genelkurmay'da silahlar ateşlenmemiş

Okuma Süresi 7 dkYayınlanma Perşembe, Mayıs 7 2026
Paylaş
X Post
15 Temmuz Genelkurmay Çatı davasında yıllarca “kayıp” ve “balistik incelemesi yapılmadı” denilen silahların aslında kayıp olmadığı, balistik raporlarının ise 15 Temmuz'dan sadece 4 ay sonra hazırlandığı ortaya çıktı. Flaş belgeye göre Genelkurmay’da bulunan personelin silahlarının kullanmadıkları ortaya çıktı.
15 Temmuz 10'uncu yılına girerken şok belge ortaya çıktı: Genelkurmay'da silahlar ateşlenmemiş

15 Temmuz'da Genelkurmay binasında kullanıldığı ve kayıp olduğu, dolayısıyla ‘balistik incelemelerinin yapılmadığı’ ileri sürülen silahların aslında kayıp olmadığı, dahası balistik inclemesinin de 15 Temmuz’dan sadece 4 ay sonra yapıldığı ortaya çıktı.


Buna göre söz konusu silahlar hiç kullanılmamış; ancak ısrarla istenen balistik raporlar mahkemeye gönderilmediği için onlarca asker ağır cezalara çarptırılmıştı. Genelkurmay Çatı davasında savunma yapan eski Kurmay Albay Murat Korkmaz, “O gece Genelkurmay Karargâhı’na giden 52 personelimizde 41 silah vardı. Hiçbirisinden ateş edilmediği belirlendi. ‘Çelik zırhlı delici silahla vurulma var’ deniliyor. Ancak Genelkurmay’dan alınan silahlar arasında böyle bir silah yok. Yani öldürülenlerden birisinin faili Genelkurmay’da değil. 10 öldürme, 16 yaralamadan cezaya çarptırıldım. İşte ben bu ağır suçlamadan kurtulmak için 10 yıldır bağırıp çağırıyorum. Ateş açtığım kabulüyle ceza aldım. O zaman bu balistik raporları istenmiş veya Emniyet savcılığa göndermiş olsa böyle olmayacaktı. ‘Silahlar bulunmadı, balistik yok.’ dendi, ceza verildi.” dedi.


Gazeteci Müyesser Yıldız, Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Sincan Cezaevi Yerleşkesi’nde görülen Genelkurmay Çatı davasının bugünkü duruşmasından önemli bilgiler aktardı. Yazısına, “15 Temmuz darbe girişiminde kullanılan silahlar için; “Kayıp silahlar var, balistik raporları yok” benzeri çok şey söylendi. 10 yıl sonra ise Genelkurmay’da teslim edilen veya toplanan silahların balistik incelemesinin 15 Temmuz’dan 4 ay sonra yapıldığı, ancak bu raporların mahkemelere gönderilmediği ortaya çıktı.” dedi.


Yıldız, yazısının ilgili bölümü şöyle:


“Yine savunmasını daha önce yapmış olan isimlerden dönemin Özel Kuvvetler Komutanlığı’nda görevli eski kurmay albay Murat Korkmaz, 15 Temmuz gecesi Genelkurmay Karargâhı’na giden personelinin silahları ve bunlara ilişkin balistik raporları hakkında ek beyanda bulundu.


Sözlerinin başında, “Çık, gerekeni yap” dediğini söylediği Cumhurbaşkanlığı avukatı Süleyman Ayhan’a, “Devletin şefkatli elini hissettirdiği” için teşekkür eden Korkmaz, tam 10 yıldır balistik raporların ortaya çıkması için neden mücadele verdiğini şöyle anlattı: “Terör bölgesinde çalıştım, hainlere silah sıktım, ama başkasına sıkmam mümkün değil. Gözaltına alındığımda, 18 Temmuz 2016’da şahsıma tahsisli görev silahım olan M4 piyade tüfeğimin seri numarasını verdim. Ondan sonraki süreçte de hep bu tüfeğin nerede olduğunu, balistik incelemesinin yapılıp yapılmadığını sordum. Çünkü balistik incelemesi yapıldığında ateş etmediğim anlaşılacaktı. Ancak mahkemeler bunları sormadı; sorulduğunda ise silahın olmadığı, balistik incelemenin yapılmadığı bildirildi. Nihayetinde ÖKK’dan kaybolan bazı malzemeler nedeniyle hakkımızda 2023’te açılan bir başka davada asliye ceza mahkemesi, ÖKK’dan, ’15 Temmuz sonrası ÖKK’ya getirilerek teslim edilen ve savcılığın balistik inceleme yapılması için gönderdiği silah/teçhizat ve malzemelerin’ listesini isteyip, bu liste içinde bana ait M4 piyade tüfeğinin olup olmadığını ve bunun balistik incelemesinin yapılıp yapılmadığını sordu. ÖKK, teslim edilen silah/teçhizat ve malzemelerin listesini gönderip bunlar arasında bana ait olan tüfeğin de yer aldığını bildirirken, balistik incelemesi yapılması için gönderilenlerin listesinin tespit edilemediği cevabını verdi.”


‘RAPORLAR NEDEN GÖNDERİLMEDİ’

Israrlı talepleri üzerine yapılan yazışmalardan sonra, geçtiğimiz aylarda Ankara Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı’nca hazırlanan balistik raporlarının mahkemeye gönderildiğine ve raporun tarihinin 2 Kasım 2016 olduğuna dikkat çeken Murat Korkmaz şunları kaydetti: “Bu raporlar sayesinde kayıp olduğu iddiasıyla bana tazminat davası açılan bir silahı da buldum. Kayıtlarda var yani kayıp değil. Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı’nda zimmetsiz silah dağıttığım öne sürüldü. Ama hepsinin zimmetli dağıtıldığı ve toplandığı ortaya çıktı. O gece Genelkurmay Karargâhı’na giden 52 personelimizde 41 silah vardı. Hiçbirisinden ateş edilmediği belirlendi. Öte yandan 52 personelde 41 silah olması, ‘Elinde silah olmayanlar var’ demektir. Silahsız adamın ateş etmesi mümkün değilken bunlar da cezalandırıldı. Başka birliklerde olup ateş ettiği anlaşılanlar asli fail bile yapılmazken, biz neden müşterek fail oluyoruz? ‘Çelik zırhlı delici silahla vurulma var’ deniliyor. Ancak Genelkurmay’dan alınan silahlar arasında böyle bir silah yok. Yani öldürülenlerden birisinin faili Genelkurmay’da değil. Toplanan ve ateş açılan silahlardan parmak izi, swap alınmadıysa benim ve personelimin suçu ne? 10 öldürme, 16 yaralamadan cezaya çarptırıldım. İşte ben bu ağır suçlamadan kurtulmak için 10 yıldır bağırıp çağırıyorum. Ateş açtığım kabulüyle ceza aldım. Mahkemenin eski Başkanı Oğuz Dik hep, ‘Sabaha kadar ateş açtın mı?’ diye sordu. O zaman bu balistik raporları istenmiş veya Emniyet savcılığa göndermiş olsa böyle olmayacaktı. ‘Silahlar bulunmadı, balistik yok.’ dendi, ceza verildi. Yargıtay ilamı da böyle çıktı.”


Beyanının sonunda da Korkmaz, balistik raporları esas alınarak yeniden yargılanmasını ve beraatına karar verilmesini istedi.”