AP'den tarihi hamle: Adalet Bakanı Gürlek’e yaptırım metinde kaldı. "Yalçınkaya" vurgusu yeraldı

Okuma Süresi 6 dkYayınlanma Çarşamba, Haziran 17 2026
Paylaş
X Post
Avrupa Parlamentosu’nun (AP), sert eleştiriler içeren Türkiye raporu, bugün yapılan oylamada 107’ye karşı 381 oyla kabul edildi. Fransa’nın Strasbourg kentindeki parlamentoda yapılan oylamada çekimser kalmayı tercih eden parlamenterlerin sayısı ise 171 oldu.
AP'den tarihi hamle: Adalet Bakanı Gürlek’e yaptırım metinde kaldı. "Yalçınkaya" vurgusu yeraldı

Taslak belgede yer alan Adalet Bakanı Akın Gürlek’e yaptırım çağrısı raporun son halinde de hiçbir değişiklik yapılmadan yer aldı. Raporda, “demokratik gerileme göz önüne alınarak” insan hakları ve temel özgürlüklerin ciddi ve kasıtlı ihlallerinden sorumlu Türk yetkililere karşı, AB Küresel İnsan Hakları Yaptırım Rejimi’nin işletilmesi talebi yer alıyor.

Belgede, “Bu yetkililer arasında, kayyum rolünü üstlenenler ve onları atayanlar veya devletin baskıcı mekanizmasında kilit rol oynayanlar, örneğin eski İstanbul Başsavcısı Akın Gürlek gibi isimler yer almaktadır” ifadeleri kullanıldı. AP’nin çağrısı ilgili kişilerin AB’deki varlıkların dondurulmasına odaklanıyor.

Mutlak butlan kınandı: Ülkeyi tamamen otoriter bir sisteme götürüyor

Taslak raporda yer almayan CHP’ye ilişkin mutlak butlan kararı konusu da buna ilişkin değişiklik önergesinin kabulüyle metne girdi:

“AP, bu durumu muhalefete yönelik daha geniş çaplı bir baskı eğiliminin en son örneği olarak değerlendiriyor. Bu eğilim, gelecekteki seçimlerde potansiyel rakipleri ortadan kaldırmak amacıyla yargı sisteminin bir araç olarak kullanılması ve dolayısıyla Türkiye’yi tamamen otoriter bir sisteme daha da sıkı bir şekilde bağlamayı içeriyor.”

Raporda ayrıca “AP, CHP’nin seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel ile parti yönetiminin siyasi kurgularla görevden alınmasını şiddetle kınamaktadır” denildi.

Yargıda aşınma sürüyor

AP, geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi Türkiye’de yargıya da sert eleştirilerde bulundu. Raporda “Türkiye’de hukukun üstünlüğünün ciddi şekilde aşınmaya devam etmesi ve yargı bağımsızlığının bulunmaması konusunda derin endişeler” dile getirildi.  “AP, yargı sistemindeki tarafsızlık ve bağımsızlık eksikliğini ve çifte standartların yaygın olarak uygulanmasını esefle karşılamaktadır” denildi. Rapora, “hükümet destekçilerine muhalefet üyeleriyle aynı şekilde davranılmadığı” notu düşüldü.

AİHM kararları uygulanmalı

Yüksel Yalçınkaya, Osman Kavala ve Selahattin Demirtaş hakkındakiler de dahil olmak üzere Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanmasını isteyen AP, İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun dava sürecini eleştirdi ve tutukluluk halini bir kez daha kınadı.

Raporda “Türkiye’yi, AİHM’in 2023 tarihli Yüksel Yalçınkaya v. Türkiye kararı ve ilgili davalar da dahil olmak üzere, AİHS’nin 46. maddesi ve Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 90. maddesinden doğan koşulsuz yükümlülükleri uyarınca AİHM’in tüm kararlarını tam olarak uygulamaya bir kez daha davet eder” denildi.

Mavi Vatan’a tepki

Metinde “AP, Türkiye’nin, ‘Mavi Vatan’ doktrinini teşvik etmek de dahil olmak üzere, Yunanistan ve Kıbrıs Cumhuriyeti gibi AB üye devletlerinin egemenliğini ve egemenlik haklarını ihlal etmeye devam etmesini kınamaktadır” ifadeleri kullanıldı.

Kıta sahanlığı ve Münhasır Ekonomik Bölgeleri sınırlandırma, bu bölgelerdeki doğal kaynakları arama ve işletme hakkı konularında Türkiye’nin üye ülkelerin egemenlik haklarına saygı göstermesi ve bunlara aykırı olacak yasa çıkarmaması talep edildi.

Raporda; Ülkü Ocakları, aşırıcı ve ırkçı niteliği nedeniyle “tehlikeli bir örgüt” olarak nitelenirken Avrupa genelinde yasaklanmasını değerlendirme çağrısı yaptı.

“İktidar koalisyonundaki Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) ile yakın bağı olan ırkçı aşırılık yanlısı Ülkü Ocakları (Bozkurtlar olarak da bilinir) hareketinin sadece Türkiye’de değil, AB Üye Devletlerinde de yayılmasından endişe duymaya devam eder; AB ve Üye Devletlerini, bu derneklerin AB ülkelerinde yasaklanması olasılığını incelemeye çağırır” ifadeleri kullanıldı.

Türkiye otoriterleşiyor ancak stratejik önemini korumakta

Türkiye ile AB arasında 2005’te başlayan üyelik müzakereleri 2018’den bu yana fiilen donmuş durumda.

Bu tür bir ilerleme sağlanmadığı takdirde katılım sürecinin yeniden başlatılamayacağının vurgulandığı belgede şu ifadelere yer verildi: “AP, bu süregelen eylemsizliği, Türk hükümetinin reform ya da üyelik sürecini yeniden canlandırma konusunda gerçek bir siyasi iradeye sahip olmadığının açık bir göstergesi olarak değerlendiriyor.”

Belgede, özellikle değişen jeopolitik manzara ışığında, bölgesel güvenlik konularında AB-Türkiye işbirliğinin güçlendirilmesinin önemi vurgulandı. AP, aynı zamanda bir NATO müttefiki olan Türkiye’nin stratejik ve jeopolitik öneminin altını çizdi.