Bişkek’ten Yeni Delhi’ye: Batı Dışı Düzenin Yeni Haritası

Okuma Süresi 10 dkYayınlanma Pazartesi, Eylül 21 2026
Paylaş
X Post
Bişkek’ten Yeni Delhi’ye: Batı Dışı Düzenin Yeni Haritası

12-13 Eylülde Hindistan Yeni Delhi’de BRICS liderleri zirvesi gerçekleşti. Önemli bir zirveydi ve Batı karşıtlığı yönünde sert açıklamalar geldi. Ağustos sonunda,  Kırgızistan'ın Başkenti Bişkek’te düzenlenen Şanghay İşbirliği Örgütü’nün devamı niteliğindeydi. Üç lokomotif ülke Rusya-Çin-Hindistan her iki yerde de üyeler ve üst perdeden birlik-dayanışma mesajları verdiler. BRICS liderleri, tek taraflı tarife ve yaptırımlara karşı ortak bir bildiri kabul etti. Bildiride yerel para birimleriyle ödeme mekanizmalarının geliştirilmesi, yaptırımların kaldırılması, nükleer risklere karşı tedbir ve kültürel mirasın korunması gibi başlıklar öne çıktı.


Bişkek ve Yeni Delhi zirveleri birlikte okunduğunda, en önemli gelişme tek tek kararların ötesinde, Batı merkezli olmayan uluslararası işbirliği ağlarının birbirinden bağımsız olarak genişlemesi diyebiliriz. ŞİÖ Avrasya'da güvenlik ve bağlantısallık eksenini geliştirirken, BRICS finans, ticaret, teknoloji ve küresel yönetişim alanında kendi kapasitesini genişletmeye çalışıyor. Üstelik iki yapı arasında Hindistan, Çin, Rusya ve İran gibi ortak üyeler bulunuyor. Bu durum onları tamamen ayrı jeopolitik bloklar olmaktan çıkarıyor. İki yapının ortak paydası daha çok kutuplu ve Batı kurumlarına daha az bağımlı bir uluslararası sistem arayışı.


BRICS topluluğu, dünyanın en büyük gelişmekte olan pazarlarından oluşan 11 ülkeden meydana geliyor: Brezilya, Çin, Mısır, Etiyopya, Hindistan, Endonezya, İran, Rusya, Suudi Arabistan, Güney Afrika Cumhuriyeti ve Birleşik Arap Emirlikleri. 2025 yılında Belarus, Bolivya, Kazakistan, Küba, Malezya, Nijerya, Tayland, Uganda, Özbekistan ve Vietnam, BRICS’e ortak ülke statüsünde katıldı. Zirvede, üye ülkeler arasındaki iş birliğini güçlendirmek; küresel ekonomi; teknolojik ve çevresel sorunlar masaya yatırıldı. Ev sahibi Hindistan ayrıca, özellikle Küresel Güney ülkelerinin öncelikleri, yenilikler, dijital iş birliği, iklim değişikliğiyle mücadele ve sürdürülebilir kalkınma konularını öne çıkardı. 


Zirve programının en dikkat çekici bölümü, sadece üye ülkelerin en üst düzey temsilcilerinin katılımıyla gerçekleşecek olan kapalı oturum oldu. Kremlin Dış Politika Danışmanı Yuri Uşakov, bu toplantıda küresel yönetişim reformları, bölgesel krizler ve çok taraflı iş birliğinin güçlendirilmesi gibi kritik konuların ele alındığını belirtti. Ayrıca BRICS'in geride bıraktığı 20 yıllık süreç değerlendirilerek gelecekteki stratejik hedefler tartışıldı. Zirvenin sonuçlarını simgelemek adına liderler, Yeni Delhi'de bir banyan ağacı dikme törenine katıldılar. Bu ağacın, BRICS ülkeleri arasındaki kopmaz bağları ve birliği temsil etmesi hedefleniyor. Törenin ardından liderler, örgütün 20 yıllık kazanımlarını sergileyen özel bir sergiyi gezdiler ve ev sahibi Hindistan'ın teknolojik vizyonunu yansıtan 'Yenilikçi Hindistan' standını incelediler.


ŞİÖ ve BRICS: Çok Kutuplu Düzenin İki Kurumsal Ayağı

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, BRICS zirvesinde dünyada yeni bir dönemin başladığını ilan edercesine, tek kutuplu dünya düzeninin sona erdiğini belirterek, Batı’nın yükselen rakiplerini yaptırımlar, ekonomik baskı ve kaba güçle dizginlemeye çalıştığını söyledi. Putin, Asya, Afrika ve Latin Amerika ülkelerinin BM Güvenlik Konseyi’nde daha geniş temsil edilmesi gerektiğini söyledi. Bu çağrı, küresel yönetişimde gelişmekte olan ülkelerin ağırlığının artırılması yönündeki BRICS taleplerinin bir parçası olarak öne çıktı.


Putin, entelektüel ve teknolojik potansiyelin büyük ölçüde BRICS ülkelerinde toplandığını belirterek, bunun birliğin kilit avantajı olduğunu söyledi. Bu potansiyelin, çok kutuplu dünya düzeninin inşasında itici güç olacağını vurguladı. WTO, IMF ve Dünya Bankası gibi kurumlarda BRICS ülkeleri arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesinin büyük önem taşıdığını belirtti. Bu kurumların, önde gelen ekonomiler arasında diyalog kanalları işlevi gördüğünü hatırlattı. Putin’e göre platform ekonomisi, finansal teknolojiler ve dijital ticaret gibi çığır açan yeni sektörler, kendi özel kurumlarını ve düzenleyici kurallarını gerektiriyor. Bu alanlarda BRICS’in bağımsız yapılar oluşturması gerektiğini ifade etti.


Putin’in konuşmasında en dikkat çekici husus Avrupa ülkelerine yaptığı uyarı oldu: Ukrayna’ya Avrupa askerlerinin konuşlandırılmasının Rusya ile savaş anlamına geleceğini söyledi. Bu açıklama, Avrupa ülkelerinin çatışma sonrası güvenlik garantileri kapsamında Ukrayna’ya “stabilizasyon gücü” yerleştirme planlarına yönelik Moskova’nın en net uyarısı oldu. Aslında benzer bir uyarıyı Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, haziran ayında yapmış ve “Avrupa ülkelerinin çatışma sonrasında Ukrayna’ya asker konuşlandırma önerilerinin “yeni bir Berlin Duvarı” oluşturacağı” öngörüsünde bulunmuştu. Lavrov, Moskova’nın Kiev’in kontrolündeki topraklarda “güvenlik garantisi” adı altında sözde stabilizasyon güçlerinin konuşlandırılmasından memnun olmadığını vurgulamıştı. 


Avrasya’dan Küresel Sisteme Yeni Güç Arayışı

BRICS'in 2026 gündeminde yapay zekâ önemli yer tuttu. Çin, BRICS kapsamında bir AI Open Source Zone önerisini öne çıkardı. Bu, BRICS'in yalnızca “dolar karşıtı” veya “Batı karşıtı” bir platform olarak değil, teknoloji ve dijital yönetişim alanında da norm üretmeye çalışan bir yapı olduğunu gösteriyor. BRICS deklarasyonu BM sisteminin daha temsilî hale getirilmesi, gelişmekte olan ülkelerin uluslararası kurumlarda daha fazla ağırlık kazanması ve çok taraflı sistemin reforme edilmesi üzerinde duruyor. Buradaki stratejik hedef ŞİÖ'den daha küresel. ŞİÖ ağırlıklı olarak Avrasya düzenini; BRICS ise küresel yönetişim mimarisini etkileyebilecek bir platform olma iddiasını güçlendiriyor.


BRICS'in 2026 gündeminde yapay zekâ önemli yer tuttu. Çin, BRICS kapsamında bir AI Open Source Zone önerisini öne çıkardı. Bu, BRICS'in yalnızca “dolar karşıtı” veya “Batı karşıtı” bir platform olarak değil, teknoloji ve dijital yönetişim alanında da norm üretmeye çalışan bir yapı olduğunu gösteriyor. BRICS deklarasyonu BM sisteminin daha temsilî hale getirilmesi, gelişmekte olan ülkelerin uluslararası kurumlarda daha fazla ağırlık kazanması ve çok taraflı sistemin reforme edilmesi üzerinde duruyor. Buradaki stratejik hedef ŞİÖ'den daha küresel. ŞİÖ ağırlıklı olarak Avrasya düzenini; BRICS ise küresel yönetişim mimarisini etkileyebilecek bir platform olma iddiasını güçlendiriyor.


Sonuç olarak, 2026 Bişkek ve Yeni Delhi zirveleri, aynı jeopolitik eğilimin iki farklı yüzünü gösteriyor. Tarihleri yakın olduğu için değil, aynı jeopolitik dönüşümün iki farklı kurumsal ifadesi oldukları için birlikte ele almaya değer. Bişkek, ŞİÖ'nün güvenlik merkezli Avrasya örgütünden daha kapsamlı bir siyasi-ekonomik koordinasyon mekanizmasına dönüşme arayışını; Yeni Delhi ise BRICS'in ekonomik işbirliği grubundan küresel yönetişim, finans ve teknoloji alanlarında daha iddialı bir platforma evrilme çabasını ortaya koyuyor. Ancak her iki zirvenin de gerçek sınavı deklarasyonların kapsamı değil, kararların uygulanması ve birbirleriyle rekabet eden ulusal çıkarların ortak mekanizmalara dönüştürülebilmesi olacak. Bu açıdan özellikle önümüzdeki dönemde üç gösterge kritik görünüyor: ŞİÖ kalkınma bankasının gerçekten işler hale gelip gelmeyeceği; BRICS'in alternatif ödeme/finans mekanizmalarını ne ölçüde kurumsallaştıracağı ve Çin-Hindistan rekabetininbu iki platformdaki işbirliğini ne ölçüde sınırlayacağı. 


ŞİÖ'nün BRICS'ten en önemli farkı güvenlik yaklaşımları yönünün olması. Terörizm, ayrılıkçılık, aşırıcılık, uyuşturucu kaçakçılığı, Afganistan'ın istikrarı ve yeni güvenlik tehditleri zirvenin önemli başlıklarıydı. Ayrıca Bişkek'te yeni bir organize suçla mücadele merkezinin oluşturulması ve güvenlik mekanizmalarının geliştirilmesi gündeme geldi. Dolayısıyla ŞİÖ'yü sadece “Batı karşıtı ekonomik blok” şeklinde okumak eksik kalır. Örgütün kurumsal DNA'sında güvenlik işbirliği hâlâ merkezi konumda. BRICS Yeni Delhi Zirvesi ise farklı bir eksende ilerledi. Liderler üç temel sütunu, siyasi/güvenlik, ekonomik/finansal ve kültürel/insanlar arası işbirliğini vurguladı. Yeni Delhi Deklarasyonu, BRICS içi ticarette ulusal para kullanımını, merkez bankası dijital paralarının birlikte çalışabilirliğini ve finansal işbirliğinin derinleştirilmesini öne çıkardı.