'Eşimi kurtarmak için yalan söyledim, İmamoğlu ile birbirimizi tanımayız'

Okuma Süresi 9 dkYayınlanma Pazartesi, Mayıs 18 2026
Paylaş
X Post
İBB Başkanı İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu davada deprem etkisi yaratan anlar yaşandı. İddianamede İmamoğlu'nun "gizli kasası" ve "örgüt yöneticisi" olmakla suçlanan iş insanı Murat Kapki, önceki 'etkin pişmanlık' ifadelerini reddederek, "Eşim gözaltına alınınca onu kurtarmak için savcının yönlendirmesiyle ifade verdim. O gün 'Roma’yı sen mi yaktın' deseler 'Evet' derdim" dedi.
'Eşimi kurtarmak için yalan söyledim, İmamoğlu ile birbirimizi tanımayız'

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 414 sanıklı İBB davasının 39’uncu duruşmasında dikkat çeken gelişmeler yaşandı. İddianamede İmamoğlu’nun “gizli kasası” ve “örgüt yöneticisi” olmakla suçlanan iş insanı Murat Kapki, daha önce verdiği etkin pişmanlık ifadelerini reddetti.

Murat Kapki İBB davasında ifadesinin nasıl alındığını anlattı Murat Kapki İBB davasında ifadesinin nasıl alındığını anlattı

Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi yerleşkesinde görülen duruşmada ek savunma yapan Kapki, savcılık aşamasında verdiği ifadelerin hür iradesiyle alınmadığını söyledi. Kapki, ailesi ve özellikle eşinin gözaltına alınması nedeniyle büyük baskı altında kaldığını belirterek, daha önceki beyanlarını “savcının yönlendirmesiyle” verdiğini savundu.

Kapki, “Ben burada tamamen doğruları söylüyorum. Bundan önce vermiş olduğum ifadelerimin tamamı benim hür irademle vermiş olduğum ifadeler değildi. Bir insan eşini, çoluğunu, çocuğunu, yuvasını kurtarmak için bana o gün deseydiniz ki Roma’yı sen mi yakmışsın, evet ben yaktım derdim” ifadelerini kullandı.

“ALINAN İFADELER YOK HÜKMÜNDEDİR”

Duruşmada Kapki’nin avukatı Fikret Aras da etkin pişmanlık ifadelerine ilişkin açıklamalarda bulundu. Aras, müvekkilinin savcılıkta verdiği ifadelerin baskı ve yönlendirmeyle alındığını savunarak, bu beyanların dosyada yok hükmünde kabul edilmesini talep etti.

Aras, Kapki’nin cezaevinden adliyeye getirildiğinde doğrudan Cumhuriyet savcısının odasına alındığını, avukatların ise o sırada yapılan görüşmelerden haberdar olmadığını öne sürdü.

Kapki’nin o dönemde kardeşinin, çalışanlarının ve ailesinden birçok kişinin gözaltına alındığını, en önemlisi de eşinin gözaltına alınmasının müvekkili üzerinde ağır bir psikolojik baskı oluşturduğunu belirten Aras, “Müvekkilim hem eşini kurtarmak hem de cezaevinden çıkacağı vaadiyle bir kısım beyanlarda bulunuyor” dedi.

Aras, “Alınan bu ifadeler legal değildir. Yok hükmündedir. Bu nedenle bu ifadelerin soruşturma ve yargılama dosyasında yokmuş gibi değerlendirilmesini talep ediyoruz” ifadelerini kullandı.

KAPKİ: “SORUŞTURMAYI ÖNCEDEN HABER ALDIM”

Ek savunmasında soruşturma sürecine ilişkin de açıklamalarda bulunan Murat Kapki, 2024 yılının ekim ayında Çetin Ayas isimli bir kişinin kendisine gelerek şirketleriyle ilgili gizli bir soruşturma yürütüldüğünü söylediğini aktardı.

Kapki, bu kişinin daha sonra kendisinden 100 bin dolar istediğini belirterek, “Bana, dosyanın içinde nerede olduğumu, ne olacağını anlatabileceğini söyledi. Ben bunların hepsini savcıya anlattım. Ama hiçbir şey yapılmadı” dedi.

Kapki, Çetin Ayas’ın yanı sıra İsmail Kaan isimli kişiye ilişkin de savcılığa bilgi verdiğini, ancak bu kişilerle ilgili herhangi bir işlem yapılmadığını savundu.

“MALLARINI BANA GEÇİR, HİÇBİR ŞEY YAPAMAZLAR DEDİ”

Kapki, İsmail Kaan ile yaptığı görüşmeyi de duruşmada anlattı. İddiasına göre Kaan, kendisine mallarını kendi üzerine devretmesini önerdi. Kapki, “Bana, ‘Mallarını benim üzerime geçir, hiçbir şey yapamazlar. Bendeyken hiçbir şey olmaz mallarına’ dedi” ifadelerini kullandı.

Bu durumu da savcılığa anlattığını belirten Kapki, “Çetin’i söylüyorum yok, İsmail’i söylüyorum yok. Ama benim kardeşim burada tutuklu, eşim sanık, avukatım sanık, kayınpederim sanık, arkadaşlarım sanık. En önemli noktada olması gereken kişiler yok” dedi.

Kapki, İsmail Kaan hakkında suç duyurusunda bulunmak istediğini ve mahkemede dinlenmesini talep etti.

“2018’DEKİ METRO İHALESİ NEDEN İDDİANAMEDE YOK?”

Kapki, savunmasında iddianamede yer alan ihalelere de değindi. Kendisinin üç ihale üzerinden yargılandığını ancak benzer nitelikteki 2018 tarihli metro reklam alanları ihalesinin iddianamede yer almadığını söyledi.

Kapki, metro reklam alanları ihalesinin de benzer şekilde yapıldığını belirterek, “Eğer o ihalede herhangi bir problem yoksa benim ihalelerimde de hiçbir şey yok” dedi.

İhaleye fesat karıştırmadığını savunan Kapki, kendisinin doğrudan İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile Kültür A.Ş. arasındaki ihaleye müdahil olmadığını, yalnızca alt ihale aldığını ifade etti.

Kapki, reklam alanları için ciddi yatırım yaptığını da belirterek, köprülerde yapılan çelik konstrüksiyonların maliyetinin 5-6 milyon dolar olduğunu söyledi. Bu yatırımın ihale süresi sonunda belediyeye kalacağını belirten Kapki, “Üç senelik bir ihale için 5-6 milyon dolarlık yatırım yapıyorum, bütün kiralarını tertemiz ödüyorum” dedi.

MASAK RAPORUNA İTİRAZ: “MAYIS’TAKİ ORTAKLIĞI KASIMDA GÖSTERMİŞLER”

Kapki, savunmasında MASAK raporundaki bazı tespitlere de itiraz etti. Hüseyin Köksal’ın şirkete mayıs ayında ortak olduğunu, ancak MASAK raporunda bu ortaklığın kasım ayında gösterildiğini savundu.

Bu durumun kendisini üçüncü kişiye rüşvet vermiş gibi göstermek amacıyla yapıldığını öne süren Kapki, “Mayıs’ta ortak olan bir adamı kasımda göstermek bir suçtur. Ve bunu MASAK yapıyor. Savcı bey de bunu hiçbir şekilde incelemiyor” dedi.

Kapki, savcılıkta defalarca bu hususu anlattığını ancak dinlenmediğini söyledi.

İMAMOĞLU’NDAN KAPKİ’YE SORU: “SİZİNLE HİÇ TANIŞTIK MI?”

Duruşmanın dikkat çeken bölümlerinden biri de Ekrem İmamoğlu’nun Murat Kapki’ye yönelttiği sorular oldu. İmamoğlu, iddianamede Kapki’nin kendisinin “kasası” olarak gösterildiğini hatırlatarak, aralarında herhangi bir kişisel ilişki olup olmadığını sordu.

İmamoğlu, “Sizinle biz bu operasyonlardan önce hiç tanıştık mı?” diye sordu. Kapki, bu soruya, “İki defa… Yani tanışmadık. Birinde Kültür A.Ş.’nin verdiği iftar yemeğinde bin kişilik bir yemekte herkesle tokalaşıyordunuz, benimle de tokalaştınız. Şahsımla ben Murat, siz Ekrem diye bir tanışmamız olmadı” yanıtını verdi.

İmamoğlu’nun, “Birbirimize bir çay kahve ısmarladık mı, yemek yedik mi?” sorusuna ise Kapki, “Hayır” dedi.

İmamoğlu daha sonra, “Sizinle herhangi bir ticaretimiz oldu mu?” diye sordu. Kapki bu soruya da “Hayır” yanıtını verdi.

İMAMOĞLU: “BURADA BİR ÖRGÜT YOKTUR”

Kapki’nin yanıtlarının ardından konuşan İmamoğlu, iddianamede “örgüt” iddiasıyla yargılama yapıldığını ancak bu iddianın çöktüğünü savundu.

İmamoğlu, “Şu anda örgüt ve örgüt üyeleri, örgüt yöneticileri şeklinde burada insanlar yargılanıyor. Burada bir örgüt yoktu. Burada örgüt yoktur” dedi.

İmamoğlu, daha önce dinlenen bazı sanıkların da kendisiyle hiçbir kişisel bağlantılarının bulunmadığını ifade ettiklerini hatırlatarak, iddianamede “kasa” ve “örgüt yöneticisi” olarak tanımlanan kişilerin kendisiyle bağının kurulamadığını savundu.

“KASA” İDDİASI DURUŞMAYA DAMGA VURDU

Duruşmada hem Kapki’nin önceki ifadelerini reddetmesi hem de İmamoğlu ile aralarındaki ilişkiye dair verdiği yanıtlar, davanın en kritik başlıklarından biri olan “gizli kasa” iddiasını yeniden tartışmaya açtı.

Kapki, daha önce verdiği ifadelerin baskı altında alındığını belirtirken, İmamoğlu ile kişisel, ticari ya da düzenli bir ilişkisinin bulunmadığını söyledi. İmamoğlu ise bu yanıtların, iddianamedeki örgüt ve kasa iddialarının dayanaksız olduğunu gösterdiğini savundu.

Kapki’nin avukatı, etkin pişmanlık ifadelerinin dosyada yok hükmünde sayılmasını talep ederken, Kapki de savunmasının sonunda bazı isimlerin mahkemede dinlenmesini ve malvarlığı devirleriyle ilgili iddiaların araştırılmasını istedi.